Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçerdi.
"Ne uzun yaşadım hiç yaşamaksızın!
Ne çok düşündüm hiç düşünmeksizin!
Durgun şiddetlerle, kıpırdamadan aşılmış serüvenlerle dolu dünyalar çöküyor üstüme.
Hiç sahip olmadıklarıma ve asla olmayacaklarıma doydum artık."
Huzurlu odamda, kederler içinde yazıyorum, şimdiye kadar olduğum, bundan sonra da olacağım gibi yapayalnızım.
Birden sıkıntı bastı. Sessizliğin nefesi kesilmişti bir anda.
...bende kalan hatıran öylesine temiz, öylesine okunaklı.
“Ben ki hayatın ne olduğunu bile bilmezken,ben mi onu yaşıyorum yoksa o mu beni...”
“Sevmekten âciziz, sevilmek için gereken sözlerse daha söylenmeden yorar bizi.”
- Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.
Özlediğim hiçbir şey yok.Hayatım acıyor .Bulunduğum yer acıyor , kendimi bulabileceğimi düşündüğüm yer çoktandır acıyor.
Çöküş, bilinçaltının tamamen yitirilmesi demektir, çünkü bilinçaltı yaşamın temelidir.
insan baskı altında yaşamamışsa, özgürlüğün değerini ölçemez.
Şu küçücük dünyada herkes incitilmiş, isimsiz, herkes yanlış yerde.
Hissetmek ne renktir acaba?
fernando pessoa // huzursuzluğun kitabı