Lezzetin 6 Katı
“Lezzet’ denen şey altı kattan ibarettir. En başta ‘dört esas tat’ vardır: Tatlı, tuzlu, acı ve ekşi. Bunlar bir başlarına ya da birleşerek lezzetin ana makamını, nüvesini, çekirdiğini oluştururlar. Sonra ‘temaslar’ gelir. Her lezzet ağza kendine has bir şekilde temas eder. Kimi dolgundur, kimi zayıf kalır. Kimi dişleri kamaştırır, kimi ağzı sulandırır, kimi ısıtır, kimi serinletir. Üçüncü sırada ‘satıh’ gelir. Satıh temaslara seslerin de dahil olmuş halidir. Lezzet vardır, çıtırdır, lezzet vardır, kıtırdır. Bazısı yumuşacıktır, bazısı pütür pütür. Tat dile temas ettikten, ağız sathı keşfettikten sonra sıra ‘ıtırlara’ gelir. Itırlar çok önemlidir, zira lezzetler ancak kokuyla birlikte tamama ererler. Öyle ki kokusu olmayan lezzet diye bir şey mümkün değildir. Lezzetin beşinci katı ‘zevahir’ yani görünüşün evidir. Lezzetin göze vurmuş, gözleri de doyurmaya başlamış halidir. Göz görmezse dil, damak ve burun da yabancılaşır. Son olarak altıncı katta yani en derinde ‘hisler’ vardır.”
Sayfa 101·Kitabı okudu
Alıntı
Bildiğim lisanları düşündüm kaldım… lezzet adları azmış gerçekten
“Bildiğin lisanları düşün; Her şeyin bir ismi vardır: havanın, yağan yağmurun, karın, renklerin ve seslerin.. Oysa lezzetlerin çok az ismi vardır: tatlı, tuzlu, acı, ekşi, mayhoş, yanık, buruk… Daha kaç tane sayabilirsin ki? Bu yüzden insanlar lezzetleri birbirlerine, hep bir şeylere benzeterek ve yarım yamalak anlatırlar. Ne zor şeydi insanın hislerini bir başka dile tercüme etmesi. Hiçbiri tam anlatamıyordu; ya eksik kalıyor, ya da fazla geliyordu.”
Sayfa 110·Kitabı okudu
Alıntı
Puan vermedi·392 syf.··
2026 39. kitabı
#MaryLynnBracht #BeyazKasımpatı #ArkadyaYayınları
Beyaz KasımpatıMary Lynn Bracht · Arkadya Yayınları · 2018544 okunma
Denize karşı okunan kitabım bu tatilde
“Tezgahın üzerinde bir tutam tuz, küçük bir kase bal, yarım bir limon ve küçük bir kırmızı biber vardı. Usta hepsinin tadına bakmasını istemişti, aşçıbaşı da bakmıştı. Tuz tuzlu, limon ekşi, bal tatlı, biber de acıydı. "Bunlara tat denir." demişti Usta. Sonra küçük bir havuç almış, çabucak soymuş, üzerine limon sıkmış, biraz da tuz gezdirmişti. "Ye." demişti uzatarak. Aşçıbaşı havucu kemirirken, ince iki dilim de peynir kesmişti. Birinin üstüne bal dökmüş, diğerinin üstüne de boylamasına ikiye böldüğü kırmızı biberi koymuştu. "Ye." demişti bir kez daha. Aşçıbaşı biberli peynirden ısırdığı lokmayı yuttuktan sonra "İşte" diye devam etmişti Adem usta, "Bunlara da lezzet denir. Hepi topu dört tat* vardır ama lezzetler sonsuzdur." (
Pir-i Lezzet
Pir-i Lezzet
s.99’dan alıntı) *4 Tat: Acı-tatlı-tuzlu-ekşi Benim tadım orta şekerli☕️🧊🍬 📍Urla, İzmir🇹🇷 🐚🪸⚓️🌊🚤🛟
Benim Kitap Önerilerim
Bildiğin lisanları düşün Her şeyin bir ismi vardır ;havanın, rüzgarların ,yağan yağmurun, karın, renklerin ve seslerin Oysa lezzetlerin çok az ismi vardır.Tatlı, tuzlu, acı ,ekşi ,yanık, buruk..Daha kaç tane sayabilirsin ki?Bu yüzden insanlar lezzetleri birbirine hep bir şeylere benzeterek yarım yamalak anlatırlar "Soğanlı gibi ..."derler mesela Oysa soğan lezzetin ismi değildir,sadece bitkinin ismidir.'Lezzet dilde başlar ama dilsizdir derler ya doğrudur Ancak Pir-i Lezzet bu lafa güler geçer çünkü o lezzetin de bir dili olduğunu bilir Tüm tatların birer ismi olduğunu öğrenmiştir Bu yüzden herkesten daha iyi yemek yapar çünkü o lezzetleri anlayabilmektedir ve zaman içinde onlarla anlaşmayı da öğrenir Tatları ehlileştirir Onları yükseltir ve alçaltır Onlarla oynar Yeni lezzetler yarattıkça yeni isimler öğrenir ve yeni isimler keşfeder.
Sayfa 281·Kitabı okudu
Hastalık mastalık, laf! Karnı bozuk Kabil, öz kardeşi Habil’i öldürdü, dünyada altmış şeyin lezzeti bozuldu. Kocaman Pabuçlu Allah bundan hazzetmedi. Vakti zamanında denizlerin suyu tatlı idi. Kabil, Habil’i öldürünce acı tuz oldu. Bütün meyveler ballı idi, ekşi oldu.
Sayfa 20 - Literatür yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat