Puan vermedi·392 syf.··
2026 39. kitabı
#MaryLynnBracht #BeyazKasımpatı #ArkadyaYayınları Bütün savaşlar, dünya kadınları ve kızları için bir suçtur..!! Tarih kitapları, şarkılar, romanlar, oyunlar, filmler ve anıtlar yaşananları unutmaya ve Barış içinde ileriye gitmemize yardım etmek için son derece gereklidir.. Acı, iyi bir öğretmendi _______________________________ Merhaba sevgili dostlarım 🪽 Kore tarihinin en acı ve zorlu dönemlerinden birini, "teselli kadınları" olarak bilinen Koreli kadınların trajedisini, çarpıcı bir kardeşlik bağı ve zamansal geçişler üzerinden anlatan, yürek burkan “BEYAZ KASIMPATI” adlı eserle geldim.. Bu kitap, sadece bir roman değil; kardeşliğin, yıkımın ve hafızanın izini süren, zamanın donduramadığı bir sessiz çığlığıda aynı zamanda... Roman, iki ayrı zaman diliminde, koparılamaz bir bağla birbirine tutunmuş iki kız kardeşin trajedisini anlatıyor: Hana ve Emi. Geçmişin Karanlığında, Hanna ; (1943 - Japon İşgali) Küçücük kardeşi Emi'yi koruma içgüdüsüyle yanarken ,denizlerin derinliklerinde nefesini tutan , güçlü bir dalgıçtır .. Fakat bir gün, Emi'nin yerine kendisini feda eder. O, Japon askerleri tarafından kaçırılarak, insanlık onurunun en ağır sınavlardan geçtiği, "teselli kadınları" olarak bilinen yüz binlerce kadının sessizleştirilmiş acısını yaşamaya mecbur kalır. Hana’nın yolculuğu, bir onur kaybı, bir yeniden diriliş yolculuğudur.. ‍ Tıpkı bir Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğuşun hikâyesidir.. Fiziksel olarak zedenelmiş olsada içindeki intikam ateşi ve kardeşine duyduğu sonsuz sevgi onu hayata bağlayan, tek ve gerçek yegâne duygudur..
Beyaz KasımpatıMary Lynn Bracht · Arkadya Yayınları · 2018543 okunma
Jenga Kulesi
5/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 09:56
Duygularımız söz konusu olduğunda dürüst olamayacak kadar yorgun ve tahammülsüzüz galiba artık. Yıprandık mı Yırtıldı mı sayfalarımız Kullanılıp bir köşeye atılmış gibi miyiz Olsun. Biz hâlâ : Canımızın yanmayacağı bir yol bulmak istiyoruz. İşe yarar olup bizi paslandıran şeylerden işe yaramaz olup bizi güzelleştiren şeylere doğru uzanan bir yol... Yolun olmadığı bir yol olmalı belki de... 'İnsanlar kısa süre yaşar ama uzun süre boş şeylerle uğraşır,' demiş M. Aurelius. Bomboş şeylerle uğraştığımız doğrudur kral:)) Hayat, biz inşa etmeye çalıştıkça yıkılan bir jenga kulesi gibi üstümüze devriliyor. Devriliyor da... Sisifos gibi olmayı mı öğrenmeli: 'Sabır şikayetsiz çabadır', okuduktan sonra günlerce düşündüm bu sözü... Sadece ağırlığa dayanan değil meyve de veren bir ağaç gibi yaşayabilmenin sabrını öğrenebilirim belki de, Çocukların anlayabileceği şekilde, dünya hakkında bir şeyler anlatabilirse birisi bana... Fakat ne zaman biriyle konuşsam, sohbet sessizlikle bitiyor. Hayat, kişinin sadece yaşayıp geçirdiği bir şeyden ibaret olduğunda, hayatta kalmanın gereklilikleri bütün zamanımızı ve gücümüzü aldığında, ölüden farkımız yok.
1000Kitap
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 82. kitabı
Aman dostlar, toplaşın! Bugün size "normal" olmaktan yaka silkmiş, akıllılığın sınırlarını çoktan terk etmiş o muazzam kitaptan, Mine Söğüt’ün Deli Kadın Hikayeleri’nden bahsedeceğim. Eğer hayatınızda her şey çok tıkırındaysa, "biraz huzur bulayım" diyorsanız; hemen o elinizdeki kitabı yere bırakın ve sakince uzaklaşın. Çünkü bu kitap size huzur değil, şahane bir huzursuzluk vaat ediyor! Kitabı elime aldığımda ilk fark ettiğim şey, içindeki o tekinsiz ama bir o kadar da tanıdık çığlıktı. Bahadır Baruter’in o meşhur, insanın içine işleyen (ve bazen rüyasına girecek kadar ürküten) çizimleriyle birleşince, kendimi bir anda akıl hastanesi kantininde felsefe yaparken buldum. Can Yayınları sağ olsun, bize öyle bir dünya sunmuş ki; okurken "Acaba ben mi deliyim, yoksa bu dünya mı beni bu hale getirdi?" diye sormadan edemiyorsunuz. Spoiler vereyim: Muhtemelen ikincisi! Kitapta tam 21 tane kadın var. Ama öyle bildiğiniz, gün gün "ne yemek yapsam" diyen kadınlar değil bunlar. Toplumun o daracık kalıplarına sığmamış, sığmaya çalıştıkça da çatlamış kadınlar. Mine Söğüt ablamız; tacizi, baskıyı, şiddeti ve "elalem ne der" hapishanesini öyle bir anlatmış ki, delilik burada bir hastalık değil, resmen bir süper güç haline gelmiş. Hatta kitaptaki bir karakterin dediği gibi: "Ben deli değilim, sadece sizin gerçeklerinize inanmıyorum." Alın size kapak gibi aforizma! Eğer pembe dizilerden sıkıldıysanız, bu kitap size hayatın kapkara ama çok dürüst bir yüzünü gösterecek. Okurken bazen bir karakterin yerinde olsanız sizin de o baltayı elinize alacağınızı fark edip kendinizden korkuyorsunuz. Korkun, güzeldir! Bu kitap bir "kadın kitabı" değil, bir "insanlık cinneti" günlüğü. Eğer siz de benim gibi "Normal dediğin nedir
Deli Kadın HikayeleriMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 201911,7bin okunma
Acı Tatlı Ekşi
8/10
·336 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 13:59
Iyi bir kitabın neresini inceleyeyim? Tabiki birkaç şey söyleyeceğim. Öncelikle Ceren Melek ile tanıştığım için çok mutluyum. Artık takipçisi olacağım bir yazar olucak kendisi. Kitap kahramanımız Öykü bir yazar. Hem de cogunlukla cinayet türünde yazdigi aşırı gerçekçi sahneleriyle bilinen kitaplarıyla meşhur. İlham gelmesi için imza günü için gittiği kasabaya yerleşmeye karar veriyor. Aslında inceleme böyle mi yazılıyor, pek tecrübem yok da bu konuda. Yani özet mi gecmeliyim yoksa hislerimi ve düşüncelerimi mi kısaca yazmalıyım? Sanırım ikincisini seçeceğim. Konusundan kısaca bahsettigime göre fazla detaya inmeden yazmaya devam edeceğim. Katilin kim olduğunu kitabin başından tahmin ettik aslında, özellikle beni hiç şaşırtmadı sonuc. Beni şaşırtan detaylar oldu hep. Belli ki incelikle dokunarak oluşturulmuş bir kurgu. ---spoiler---- (evet detaya indim) Öykünün yer yer kendine dedektif rolü bicerek aldığı aksiyonlar ve katil ama katil oldugunu bilmedigi sevgilisinin dolduruşlarina cok kolay kapilarak sucsuz olan amirin coktan suclu olduguna kanaat getirmesi beni çileden çıkarsa da yine de sevdiğim bir karakter oldu. Fazla uzun cümlelerin adamıyım sanırım :)) Özellikle kitap sonunda belli oldu ki biz aslında yazarımız öykünün başına gelen olayları okuduk bu kitapta. Bu da kurguya daha bir gerçekçilik kattı, boyut atlattı hepimize resmen. Akıcı dili ve üslubuyla kafanızı dağıtacak ve sizi sıkıcı dünyadan üç günlüğüne de olsa uzaklastirabilecek bir roman. Sevdim :)
Tatsız Bir ÖyküCeren Melek · İndigo Kitap · 2025488 okunma
Puan vermedi
#İskenderPala #KatreiMatem #KapıYayınları #Alegoria Lale ile acı gerçekler mutlu düşlere, paslı demirler parlak gümüşlere, yavuz bakışlar tatlı gülüşlere döner birden; lale ile uğruna can verilecek bir sevgili yaşar içimde. Lale, bağıma taç ve ben ona muhtaç. Kapa gözlerini ve dinle saki, bir İstanbul lalesinin çığlıklarını duyuyor musun?!.. İstanbul'a çıkmayan bir lale yolu, laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır, yitiktir. Rüzgarları toplayan hüzünler aşklar yoksa Istanbul bahçelerinde ve bir kabir başında ışıklar yas tutar gibi laleler ağlar seher vakitlerinde. * * * * * * * * * Merhaba arkadaşlarım 🪽 “Alegoria” kitap kulübü olarak ,ortak okuma kapsamında yaptığımız, İskender Pala'nın kaleminden “Katre-i Matem” romanı ile sizlerle birlikteyim.. Lale şehri İstanbul.. Ülkeler arası entrikalara yol açmış bir çiçek.. zengin çağrışımlı bir Osmanlı tarihi.. Hep merak edilen saray ve aristokrasi.. İsyana kadar varan taşkınlıklarıyla fakir halk.. Sınır tanımayan bir eğlence ve zevk dünyası..
Edebiyat & Roman
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,5bin okunma
"Sen altı harfli bir tatlı mısın Meltem?"
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bu kitapla damağınızda farklı lezzetler hissedeceksiniz, acı, tatlı, tuzlu, ekşi, payımıza ne düşerse.. Nasip diyebilmenin dahi ayrı bir lezzeti olduğunu, olanda da olmayanda da bir hayrın olduğunu tadıyla lezzetiyle fark edeceksiniz.
Alıntı
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma