Nurmuhammed Nazar'a halkın kalbinin yokluktan çoktan harap düştüğünü, zihninin gerilediğini, bu yüzden de mutluluğu hissedecek bir organı kalmadığını söyledi; bu halk rahat bırakılsa, ebediyen unutulsa ya da çölün bir yerlerine, bozkıra yahut dağlara götürülüp orada kaybedilse, sonradan da yok sayılsa daha iyi olurdu.