Yaşlı Adam ve Deniz
Puan vermedi·88 syf.··
2026 43. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:33
Yaşlı Adam ve Deniz,Hemıngway’ın ölümsüz eserlerinden birisidir. Yaşlı bir Kübalı balıkçı olan Santiago’nun açık denizde dev bir kılıç balığıyla olan can yakıcı mücadelesini ele almaktadır. Bu eser, hayatta karşılaştığımız tüm olumsuzluklara ve kayıplara rağmen mücadele etmenin,sadece “savaşmış olmanın” bile insanı ne kadar yüceltebileceğini gösteren önemli bir başyapıttır. Bu kitabı okumamı tavsiye eden İklima hanıma da çok teşekkür ederim. (: İyi okumalar (:
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
Yanlışlıkla korsan olmuş fincan meraklısı bir kız...
8/10
·448 syf.··
2026 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:44
Kitap arkası özeti okura hiçbir anlam ifade etmiyor gibi göründüğü için çok küçük konusuna değinmek istiyorum müsaadenizle (⁠人⁠ ⁠•͈⁠ᴗ⁠•͈⁠) Tress sıradan bir ailenin sıradan bir kızı ve dükün oğluna aşık. İşe bakın ki dükün oğlu da Tress'e aşık ve evlenme zamanı geldiğinde Tress'e ondan başka kimseyi istemediğini söyleyip taliplerini reddedeceğini belirtiyor. Bunu öğrenen dük ise oğlunu adadan uzaklaştırıp bir gemi yolculuğuna çıkarıyor ve dükün oğlu nam-ı diğer Charlie, hikayenin azılı düşmanı olan Efsuncu tarafından bir talihsizlik sonucu esir alınıyor. Haftalarca kendisinden haber alamayan Tress de gözünü karartıp Charlie'yi kurtarmak üzere denize açılıyor. Denize çıktığı ilk günde ise yanlışlıkla bir avuç avanak korsanın eline düşüyor ve sonrasında olanlar tam bir gırgır şamata anlayacağınız. Kısacası korsanlarla dolu bir hikayeye hoşgeldiniz! Tress dediğim sıradan bir kız fakat gün geçtikçe kendini daha çok aşıyor ve de sınırlarını keşfetmiş oluyor. Zekasıyla ve pratikliğiyle Tress bize, klasik çaresiz ve beyaz atlı prensini bekleyen, genelde de mucizelerle kurtulan kızların peri masalından ziyade nasıl gerçek bir hikaye oluşturulabileceğini kanıtlıyor aslında. Tabii yine de hikayede fantastik öğeler bulunmuyor değil (⁠◕⁠ᴗ⁠◕⁠✿⁠) Farkettiyseniz bu hikayede bir terslik var. Her zaman prensesi kurtaran bir prens olurdu ama bu sefer işler tam tersine dönmüş durumda. Yazar alışılmışın dışına çıkmayı planlamış bu hikayeyle ve çok da başarılı olmuş diyebilirim. Kitap standart boyutlardan bir tık daha büyük ve puntoları küçük ama kısa bölümleri sayesinde beni sevindirmeyi başardı açıkçası. Kitabın birkaç sayfasında illüstrasyonlar da mevcut ki böylelikle karakterleri ve ortamı daha iyi kavrayabilmemi sağladı. İlk defa bir hikayenin yavaş işleyişine rağmen sıkılmadım
1000Kitap
Zümrüt Denizli TressBrandon Sanderson · İthaki Yayınları · 2024178 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·134 syf.·
2026 13. kitabı
Yeşilçam filmi izliyormuşçasına yazılmış bir kitaptı. Hikayeler hep açık bırakılmış, dil çok basit, okurken bir derinlik de hissedemedim. Kanlı toprakları çok beğenmiştim, genel olarak öykü sevmeyenlere hitap etmeyeceğini düşünüyorum.
Çamaşırcının Kızı KüçücükOrhan Kemal · Epsilon Yayinevi · 20051,184 okunma
9/10
·176 syf.··
2026 66. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:13
Bu seriye bayılıyorum ya. İkinci kitabına sınav haftamdan dolayı inceleme girememiştim. Fakat güzel haberlerle geldim! Sınav haftam bitti ve ben de incelem girmeye geri döndüm. 3. Kitabı ilk iki kitaba göre açık ara daha çok sevdim. Meraklandırıyor ve gayet akıcı bir dille yazılmış bir seri. Bu kitapta en çok Hadley ve Lana'nın iletişimini sevdim. Logan'ın da Lana'nın hak ettiği erkek arkadaş olduğunu düşünüyorum. Gerçekten müthiş bi karakter.
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202627 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 97. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:44
Şiirde kelimeler ve dizeler genellikle temel anlamlarında kullanılmıştır. Aslında şiirde bulunan nesnelerin gerçek varlıklarla birlikte çağrıştırdıkları anlamlar da vardır. Şiirde kapalı bir anlatım söz konusu değildir. Bununla birlikte şiirdeki anlam çok açık da değildir. Şair, açık bir anlatımla derinlik arasında bir paralellik kurmuş görünüyor. Şiirin konusu: aşktır. Şiirin teması; büyük bir tutkuyla bağlanılan, şairde derin izler bırakan sevgiliye duyulan özlemdir. Şiirde bir aşk hikâyesi ve bıraktığı derin izler anlatılmaktadır. Şair, bir kadına tutkuyla bağlanmış ama araya ayrılık girmiştir. Bu ayrılık sürecinde şair, sevgilisini unutamamış, tam tersine ona olan tutkusu ve bağlılığı gitgide artmıştır. Mevsim sonbahar, vakit akşamdır. Şair, İstanbul’un sokaklarında aklında sevgilinin hayali, kalbinde aşkı dolaşmaktadır. Akşam karanlığında bulutlar parçalanmakta, şimşekler çakmakta, hafiften yağmur yağmaktadır. Şair, aşkının rüzgârıyla savrulurken gördüğü her şey ona sevgiliyi hatırlatmaktadır. Ne yapsa, neyi tutsa, nereye gitse onsuz olamayacağını, onu aklından çıkaramayacağını bilir. Hayalinde sevgilinin çocukluğunu, şimdi neler yaptığını, gelecekte neler yapacağını düşünür. Şiirde dış dünyaya ait bazı nesneler, doğal olaylar ve somut varlıklar büyük oranda şairin o anki ruh haline, duygularına bağımlı olarak değerlendiriliyor. Sonbahara hazırlanan ağaçlar, karanlıkta parçalanan bulutlar, birden yanan sokak lambaları gibi nesneler ve doğal varlıklar hep şairin ayrılık acısını ve hüznünü yansıtır niteliktedir. Ayrılığın getirdiği özlem duygusu ve sevgiliye kavuşma ümidi şiir boyunca kendini hissettiriyor. Ancak bu duygular melankolik bir seviyede değil gerçekçi bir sınırda tutuluyor. Aynı zamanda şairde, kuvvetli bir yalnızlık duygusu da görülüyor. Şair,
Şiir
Ben Sana MecburumAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,3bin okunma
8/10
·248 syf.··
2026 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:22
İrvin Yalom ve Marilyn Yalom'un birlikte yazdığı Marily'in ölümcül bir hastalık sebebiyle hayatının son zamanlarını ve ölümünden sonra 13 yaşından beri onu seven İrvin'in ( kitap yazıldığında yazar 88 yaşındaymış) yaşadığı yaş sürecini anlatan bir kitap. Ben yazarları ayrı ayrı değerlendirmek istiyorum. Marilyn Yalom un dili inanılmaz iyidi, bu yazarı bu kadar zaman nasıl tanıyamadım nasıl okumadım diye hayıflandım resmen. Araştırma yaptığımda yazarın normalde farklı kitapları da olmasına rağmen Türkçe'ye iki üç tane kitabının çevrildiğini gördüm:( (şaşırdık mı!) İrvin Yalom'u uzun yıllardır okumamıştım onun bakış açısını aktarma tarzını ince ince aklınızda yer eden kalıpsal cümlelerini özlemişim. Özellik Marily'in öldükten sonra kendi kitaplarından destek alması, terapiye başlaması ve yazdığı o baş edilemez depresyon, boşluk hissi bence özellikle psikiyatri alanında çalışsak bile yaş sürecinde baş etmede zorlanılacağının açık kanıtlarından olmuş.
Ölüm Kalım MeselesiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2022647 okunma