8/10
··
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:13
Olaydan çok bakış açısının işlendiği bir roman. Aslında hikâyenin nereye varacağı daha en başından tahmin edilebiliyor bence. Özellikle katı ve kuralcı öğretmen Zehra'nın geçmişiyle ilgili düğüm, kültürel kodlar ve dramatik yapı devreye girdikçe sürpriz olmaktan çıkıyor. Buna rağmen kitabın asıl gücü, okuru "haklı kim?" sorusundan çok, insanları ne kadar eksik tanıyabildiğimiz üzerine düşündürmesinde yatıyor. Reşat Nuri bunu sade ve akıcı bir dille anlatmış. Tabi olaylar üzerinden topluma mesajlar vermeyi ihmal etmeyen bir tarza sahip eser. Bugün olay örgüsü çok şaşırtıcı gelmeyebilir ama ele aldığı tema hâlâ güncelliğini koruduğunu görüyoruz toplumda.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
Puan vermedi
Bize anlatılan inandırılmak istenen doğrulara bizde doğru demişizdir. Ta ki gerçekleri bir tesadüf ile öğrenene kadar. Neden tesadüf peki? Çünkü doğru bildiğimizi zaten her yönden kabul etmişizdir. Araştırmaya sorgulamaya ne hacet var. Zehra öğretmen doğru inandığı şeylere kendini kaptırmıştır ki acıma duygusunu yitirmiş, babasının ona ve ailesine acımadığına inanmıştır. Babasını,acınması gereken en önemli insanı, hep yanlış tanıdı yanlış bildi. Herkesin Zehra öğretmeni tanımasını tavsiye ederim. Zehra öğretmen bazen bir öğretmenin olması gerekeninden daha fazla acımasızdır. Zehra öğretmeni tanıyarak daha fazla kendi inandıklarımıza, bize söylenen şeyleri daha fazla sorgulayacağımıza inanıyorum. Akıcı ve derin, anlamlı ve insanı sorgulatan bir kitaptı. Zehra öğretmenin hayat hikayesi ve babası ile telafi edilemeyecek pişmanlıkları çok derinden etkiledi.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·120 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 08:09
SelamÖncelikle Acımak'ı bu kadar geç okuduğum için kendime çok kızdım. Okumalarıma daha cok #resatnuriguntekin ekleme kararı aldım. Zehra akıllı işinde iyi bir muallime ancak bir yetisi eksik kimseye acimiyor, üzülmenin acımanin zayıflık oldugunu düşünüyor. Ailesinden yalnızca babası hayatta onunla da görüşmüyor, yok sayıyor. Yasadıklarından dolayi babasını suçluyor en ufak bir baba sevgisi hissetmiyor. Birgün bi yakını babası hasta gelip görsün diye haber yolluyor .Gitmekle gitmemek arasında kararsızken son anda gidiyor ama çok geçti. O gitmeden bir saat önce gitse babasi ile vedalasabilecekti ama artik mümkün değildi babasi vefat etmisti. Zehra tüm duygusuzlugu ile bir kenarda bekliyordu. Komşuların merhumu tanımayanların bile yas tuttugu evde Zehra icin sıradan bir merhum da farkı yoktu. Ev sahibi olan yakınları babalarından bir sandik kaldigini soylediğinde once dagıtın diyen Zehra sonra merakına yenilip acıyor. Yirtik çoraplar kumaşlar bir de bir defter bulutor. Defteri okurken aslinda hic birşey bilmedigini anlıyor defter bittiginde hickirarak babasının cansiz bedeniyle vedalaşıyor. Ve Zehra artık acıma duygusuna sahip biridir. Okuyun seversiniz, ben çok sevdim.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 202451,7bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:13
Romanın merkezinde yer alan Zehra, disiplinli, sert ve merhametten uzak bir öğretmendir. Hayatını şekillendiren en önemli duygu ise babasına karşı beslediği kırgınlık ve nefrettir. Ancak olaylar ilerledikçe, Zehra’nın bildiğini sandığı gerçeklerin aslında eksik olduğunu gördüm. İşte romanın en güçlü yanı da burada ortaya çıkıyor: Bir insanı anlamadan yargılamanın ne kadar büyük bir hata olabileceğini etkileyici bir şekilde gösteriyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, merhamet kavramının ele alınış biçimi oldu. Günümüzde de çoğu zaman insanların yalnızca görünen taraflarına bakıyor, yaşadıkları mücadeleleri bilmeden hüküm veriyoruz. Zehra’nın yaşadığı değişim, aslında hepimize yöneltilmiş sessiz bir soru gibi: “Bir insanı gerçekten tanıyor muyuz, yoksa yalnızca gördüğümüz kısmını mı biliyoruz?” Reşat Nuri Güntekin’in sade ama etkili anlatımı romanın en büyük artılarından biri. Gereksiz ayrıntılara boğulmadan, karakterlerin iç dünyasını güçlü bir şekilde yansıtabiliyor. Özellikle Zehra’nın yaşadığı iç hesaplaşmalar oldukça gerçekçi ve etkileyiciydi. Romanın son bölümlerinde ortaya çıkan gerçekler ise insanın yüreğinde buruk bir hüzün bırakıyor. Çünkü bazen geç kalınmış bir anlayışın ve söylenememiş sözlerin telafisi olmuyor. Acımak, bana insanların hikâyelerini bilmeden verdiğimiz hükümlerin ne kadar kırılgan olduğunu hatırlattı. Bazen bir insanı affetmekten önce onu anlamak gerekiyor. Ve bazen en büyük pişmanlık, nefret etmeyi sürdürdüğümüz kişinin aslında sevgiyi en çok hak eden kişi olduğunu çok geç fark ediyoruz. Benim için Acımak, yalnızca bir baba-kız hikâyesi değildi. Aynı zamanda empati kurmanın, insanları anlamaya çalışmanın ve kesin yargılardan kaçınmanın önemini anlatan güçlü bir vicdan romanıydı. Kitabı bitirdiğimde Zehra’nın değişiminden çok,
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 202451,7bin okunma
Acımak Kitabı İncelemesi
8/10
·159 syf.··
2026 1. kitabı
Vasat bir duygusallığa sahip birisi olarak söyleyebilirim ki benim üzerimde derin hisler bırakan bir kitap oldu. Ana karakterimiz zamanında ailesinden ve sevdiklerinden belli olaylar yüzünden ayrılmak zorunda kalmış ve bu yaşananların babası yüzünden olduğuna kendisini kaptırmış bir öğretmen: Zehra Hanımdır. Beni en etkileyen kısımlarından birisidir ki, Zehra hanım büyük bir nefret duyduğu babasının gençliğinde yazdığı günlüğü okuduğunda, babasının aynı kendisi gibi namuslu, düzgün, çalışkan ve iyi bir adam olduğunu görür. Günlüğü okumaya devam ettikçe babasının yaşadığı zorlukları ve onu korumak için yaptıklarını öğrenir. Zehra Hanım her şeyi okuduktan sonra artık "acımak" duygusunu öğrenmiştir. Bana kalırsa insanı en etkileyen kısımları, masum bir insanın kötü kalplerin dünyasında temiz kalamamasıdır.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
İnsan Değişir, Damga Kalır - (En Uzun İncelemem Oldu Ama Değdi)
Puan vermedi·189 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:14
Hayat bazen insanı yaptığı hatalarla değil, insanların ona yakıştırdığı sıfatlarla cezalandırıyor. Bir kez damga yediniz mi, sonrasında attığınız her adım o damganın gölgesinde değerlendiriliyor. Reşat Nuri Güntekin'in Damga romanını okurken aklımdan en çok geçen düşünce buydu. Reşat Nuri Güntekin, Acımak ve Bir Kadın Düşmanı’ndan sonra beni bir kez daha şaşırtmayı başardı. Romanın başında klasik bir yasak aşk hikâyesi okuyacağımı düşündüm. Hatta hikâyenin merkezinde bunun olacağını sanıyordum. Fakat ilerledikçe anladım ki yasak aşk burada asıl konu değil; yalnızca yazarın anlatmak istediği daha büyük bir hikâyeye açılan kapı. İffet’in önünde iki seçenek vardı: Ya gerçeği açıklayacak ya da hırsız damgasını kabul edecekti. O ikinci yolu seçti. Elbette yaptığı seçim tartışılabilir. Yasak aşkın sonuçlarına katlanılması gerektiğini düşünenlerdenim. Bu yüzden yaşananları romantikleştirip büyük bir fedakârlık hikâyesine dönüştürmek istemiyorum. Zaten böyle bir durum başınıza gelseydi, eşiniz başka birini seçseydi “ne güzel bir aşk yaşıyorlar” deyip kenara çekilir miydiniz? Bence bu durum romantik olmaktan çok daha karmaşık ve acı verici. Birçok okurun takıldığı nokta İffet’in neden gerçeği söylemediği olabilir. Fakat ben okurken başka bir şey düşündüm: Söyleseydi ne değişecekti? Çünkü bana göre Reşat Nuri’nin derdi İffet’in masumiyetini kanıtlamak değil. Asıl mesele, yaptığı bir seçimin sonuçlarıyla yaşamak zorunda kalan bir insanı anlatmak. Üstelik burada sorun sadece gerçeği söylememesi de değil; gerçeği söylese bile bu ilişki zaten baştan imkânsız bir noktaya sıkışıyor. Çünkü “parasını çaldığı adamın karısıyla birlikte olma” gerçeği, hikâyenin romantik bir aşka dönüşmesine izin vermeyen çok sert bir düğüm oluşturuyor. Reşat Nuri’nin kurduğu asıl güç de burada:
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,184 okunma