yaşam tatmaya müsaittir doymaya değil hazza ulaşır ulaşmaz etkilerinin kaybolması ve onlardan mahrumiyet endişelerinin başlaması göstermektedir ki dünyadaki asıl mesele tatmaktır insanın yapısı doymaya değil açlık ve ağzının sürekli yenilenmesiyle şükre ulaşmayı ayarlıdır bu sebeplidir ki maddi bir malzemenin gereğini yerine getirmek tam bir tatmine neden olmaz sadece yere arzuların daha güçlü bir şekilde doğmasına neden olur
Sayfa 302·Kitabı okuyor
«Sol yanımda bir acı başladı. Bağırmaya başladım. Anne-Babam bir anda toz haline gelip yok olduğu için mi bağırıyordum, yoksa sol yanım çiğ et haline geldiği için mi, bilmiyorum. Ansızın açlık duydum. Yüce İsa'nın çiçeğini yedim.»
Sayfa 85
Edebiyat
Reklam
Aldığım o bir sürü ret cevapları, o yarımağız vaatler, düpedüz hayır'lar, beslenmiş de boşa gitmiş ümitler, her seferinde sonuçsuz kalmış yeni yeni teşebbüsler, bende cesaret diye bir şey bırakmamıştı.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Elime geçmeyecek bir şeye açlık duyuyorum, her şey sığ ve tatsız, yorgun ve daha kullanılmadan yıpranmış.
Mülk sahipliğini ortadan kaldırmak memleketin zenginliğini eşitçe doğrulukla dağıtabilmenin ve insanlığa mutluluğa kavuşturmanın biricik yoludur. Mülkiyet hakkı toplumsal yapının temeli oldukça, en kalabalık ve en işe yarar sınıf yoksulluk, açlık, umutsuzluk içinde yaşayacaktır.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Alıntı
Ben öyleyim işte.
Öyleleri vardır ki, ufak tefek şeyler onları yaşatır da sert bir söz onları öldürür.
Sayfa 125·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam