İmkânsızlıklar İçinde Azim
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 15:48
Gerçek bir yaşam öyküsü... William Kamkwamba'nın tüm yoksulluk, kuraklık ve açlık ile mücadele eden bir ailede kısıtlı imkanlara rağmen, bilgi ve bilime olan merakı sayesinde başardıklarını okuyoruz. okul kütüphanesinde tanıştığı fizik kitaplarından edindiği bilgilerle bir rüzgar tribünü inşa etme çabasını izliyoruz. yazar olayları abartamadan o kadar gerçekçi anlatıyor ki kitabı okurken sanki o kuraklığı ben de yaşamış gibi hissettim. Yalın ve akıcı dilinden dolayı her yaştan kişilerin okuyabileceğini düşünüyorum.
1000Kitap
Rüzgarı Dizginleyen ÇocukWilliam Kamkwamba · Beyaz Balina Yayınları · 20244,955 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:57
Roman, Strazburg’da yaşanmış gerçek bir tarihi olaya, "Dans Salgını"na dayanıyor ve dönemin Avrupa’sındaki açlığı, sefaleti, çaresizliği konu alıyor. İnsanların açlıktan çocuklarını kaybettiği o günlerde, bir kadının sokağa çıkıp durmaksızın dans etmeye başlamasıyla tüm şehrin kaderi değişiyor.Kitapta beni en çok etkileyen şey, "dans etme" eyleminin bir kabusa, vahşete ve toplumsal bir cinnete dönüştüğünü görmek oldu. Bu insanlar keyiften değil; devletin ağır baskısından, yoksulluktan ve çaresizlikten deliliğin sınırına gelerek dans ediyorlar. Kelimelerle dökemedikleri o büyük isyanı ve acıyı; bedenleriyle, ayakları parçalanıp kalpleri durana kadar haykırıyorlar.Aynı zamanda halkı bu kitlesel histeriye sürükleyen tek şey kıtlık ve sefalet değil. Kitapta arka planda sürekli devam eden ve halkı ciddi şekilde endişelendiren bir Türk saldırısı korkusu var. Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa içlerine doğru ilerleyişi, Strazburg halkı üzerinde büyük bir baskı yaratıyor. Yaklaşan bu tehdit; zaten açlık ve baskı altında ezilen halkın yaşadığı travmayı tetikleyerek onları nihayetinde bu delilik noktasına getiriyor. Sonrasında tıp dünyasının ve din adamlarının bu salgını durdurmak için buldukları saçma çözümler ise otoritenin halktan ne kadar kopuk ve cahil olduğunu trajikomik bir şekilde gözler önüne seriyor.Kara mizahın, absürtlüğün ve tarihi konuların iç içe geçtiği bu kitap; hacim olarak kısa olmasına rağmen benim için biraz yorucu oldu.
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·448 syf.··
2026 260. kitabı
Suzanne Collins, *Ateşi Yakalamak* adlı Açlık Oyunları serisinin bu ikinci romanında, Katniss Everdeen'in başlattığı isyan kıvılcımının Panem genelinde devasa bir yangına dönüşmesini ve Capitol'ün bu direnişi ezmek için düzenlediği çeyrek asır oyunlarını konu alır. Kitap, hayatta kalma mücadelesinin ötesine geçerek bir halkın uyanışını, fedakarlığı ve faşizan bir yönetime karşı duruşu soluk soluğa bir macera ve siyasi alegoriyle işler.
Ateşi YakalamakSuzanne Collins · Dex Kitap · 202024,2bin okunma
“Açlık”
Puan vermedi·160 syf.··
2026 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 11:29
Bazı kitaplar vardır, okurken keyif alırsınız. Bazıları vardır, bittiğinde sizi düşünmeye zorlar. Knut Hamsun’un Açlık’ı benim için ikinci gruptaydı. Kitap boyunca ismini bilmediğimiz bir yazar adayının açlıkla mücadelesini okuyoruz. Fakat bu mücadele sadece yemek bulmaya çalışan bir insanın hikâyesi değil. Gurur, yalnızlık, çaresizlik ve insan psikolojisinin sınırları üzerine oldukça sarsıcı bir anlatı. Romanın en etkileyici yanı, açlığın insan zihninde yarattığı değişimleri bu kadar gerçekçi verebilmesi. Kahramanın düşünceleri, kararları ve duyguları sayfalar ilerledikçe değişiyor. Bazen ona hak veriyor, bazen neden böyle davrandığını anlayamıyor ama her durumda onunla birlikte yoruluyorsunuz. Açıkçası kitabı okurken bazı bölümlerde bunaldım. Sanırım yazarın amacı da buydu. Açlığı sadece okumuyor, bir ölçüde hissediyorsunuz. Bu yönüyle okuması kolay ama etkisi ağır bir kitap. Nobel ödüllü bir yazarın kaleminden çıkan bu eser, aradan geçen bunca yıla rağmen hâlâ güncelliğini koruyor. Çünkü aslında anlattığı şey açlıktan çok insanın hayatta tutunma çabası. Benim için unutulmaz bir okuma deneyimi oldu.
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
9/10
·260 syf.··
2026 70. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:22
Władysław Szpilman’ın İkinci Dünya Savaşı sırasında Varşova gettosunda yaşadığı gerçeküstü vahşeti ve hayatta kalma mücadelesini anlattığı Piyanist (Śmierć miasta), edebiyat tarihinde insan haysiyetinin ve sanatın, mutlak kötülük karşısındaki o en çıplak, en kırılgan direniş belgesidir. İlk kez 1946 yılında Polonya’da yayımlanan ancak dönemin siyasi konjonktürü gereği sansüre uğrayıp unutturulan bu anı metni, bir müzisyenin trajedisini ajitasyondan tamamen arındırılmış, adeta cerrahi bir soğukkanlılıkla ve ansiklopedik bir dürüstlükle kayda geçirir. Szpilman, bir halkın adım adım yok edilişini izlerken, kendi hayatta kalışını bir kahramanlık destanı olarak değil; rastlantıların, saklanılan dumanlı harabelerin ve mühürlenmiş bir zaman diliminde beliren tekinsiz yardımların bir sonucu olarak sunar. Eserin en sarsıcı damarı, Szpilman’ın Varşova’nın külleri arasında açlık ve hastalıkla pençeleşirken, Alman subayı Wilm Hosenfeld ile karşılaştığı o tekinsiz kırılma anıdır. Sanatın, iki düşman kutup arasındaki tüm ideolojik barikatları yıkarak saf bir insani zeminde buluşma sağladığı bu an, poetik bir mucize gibidir. Roman Polanski’nin 2002 yapımı sinema şaheserine de kaynaklık eden bu metin, sinemadaki o görkemli ve lirik anlatının aksine, edebiyatta çok daha çiğ, kemikli ve insan doğasının hem en aşağılık hem de en yüce taraflarını mühürleyen vakur bir belgedir. youtu.be/n9oQEa-d5rU?si=...
PiyanistWladyslaw Szpilman · Koridor Yayıncılık · 20211,328 okunma
Herkes ölecek ama nasıl?
7/10
·38 syf.··
2026 34. kitabı
Émile Zola bu kitabında aslında ölümü değil geride kalanları anlatmış. Her öyküde ölen karakter farklı bir sosyal statüye sahip. Bir kontun ihtişamlı yatağından, son anında bile çalışmak zorunda olan bir işçinin sefaletine kadar... Ölümün, farklı sınıflardan olan insanlar için ne kadar farklı anlamlar ifade ettiğini gözler önüne seriyor. Ölüm herkes için trajik olmayabilir. Önemli olan geride kalanlara ne olduğudur... Ölüm hiçbir zaman sadece ölüm değildir. Ardında para, güç, statü bazen de acı, açlık, çaresizlik saklayan bir kapıdır. Bu dünyada adil olan tek şey ölümdür deriz, eninde sonunda herkes ölecek. İyi - kötü, güzel - çirkin, zengin - fakir... Sağlık ve eğitim sorunlarında kurtarıcı olan para ölüm karşısında koca bir hiçtir. Peki nasıl ölmek daha iyidir? Yatağınızda huzur içinde, ardınızda sizi seven yaslı bir aile veya büyük bir miras bırakarak mı yoksa ölüm kapıyı çalarken son anlarında bile çalışmak zorunda kalarak, ailenin geleceğini ve geçim kaygısını düşünerek mi? Ölüm herkese gelir ama şartlar ve imkânlar her zaman farklıdır. Yani özetle bu dünyada hiçbir şey adil değildir. Ölüm bile... Nasıl Ölünür Emile Zola
1000Kitap
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202424,4bin okunma
Reklam
Reklam