Puan vermedi·210 syf.··
2026 20. kitabı
Yaşamak mı hayatta kalmak mı? Yaşlı Fugui den Fugui nin hayatını okuyoruz. “Bu tavuklar büyüyünce kaz olacak, o kazlar büyüyüp kuzu olacak. Kuzular büyüyünce öküz olacak ve biz yine zengin olacağız.” Varlıklı ailesinin tüm malını kumarda yiyen Fugui bu sözle kandırıyordu hep kendini. Hayatta hiç çalışmamış olan Fugui, tarlalarda çalışmayı; çeşit çeşit yemeklere alışık olan Fugui aylarca aç kalmayı öğrenecekti. Çin in kaotik siyasal sistemi içinde halk açlıkla, fakirlikle mücadele ediyordu. İnsan yaşamı değersizdi. Yokluk, fakirlik Fugui ye ailesini sevmeyi, kıymetini bilmeyi, onlar için çalışmayı öğretti. Bazı insanlara bazı şeylerin kıymetini anlaması için en kıymet verdiği şeyin elinden alınması mı gerekiyor diye sordurdu kitap bana. Kitapta sadece Fugui nin yaşantısına tanık oluyoruz ama o dönem insanlarının neler yaşadığını, nelerle mücadele ettiğini de görmüş oluyoruz. Fugui, yaşlı Fugui olana kadar tüm sevdiklerini tek tek kaybediyor, tüm malvarlığını kaybediyor, yemeğeni, evini kaybediyor. Tüm kayıplarıyla Yaşlı Fugui oluyor. Peki bu “YAŞAMAK” mıdır yoksa “HAYATTA KALMAK” mı?
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,3bin okunma
John Steinbeck - Gazap Üzümleri
8/10
·540 syf.··
2026 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 16:45
Gazap Üzümleri, John Steinbeck tarafından 1939 yılında yazılmış, dünya edebiyatının en önemli toplumsal gerçekçi romanlarından biridir. Eser, Büyük Buhran dönemindeki yoksulluk ile göçmen işçilerin yaşadığı zorlukları etkileyici biçimde anlatmıştır. Konusu Roman, Oklahoma'da yaşayan Joad ailesinin kuraklık, ekonomik kriz ve bankaların topraklarına el koyması nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalmasını anlatır. Aile, daha iyi bir yaşam umuduyla Kaliforniya'ya göç eder; ancak burada da düşük ücretler, sömürü ve açlıkla mücadele eder. Hikâye, bir ailenin yolculuğu üzerinden milyonlarca emekçinin yaşadığı toplumsal sorunları gözler önüne serer. Başlıca Temaları 》Yoksulluk ve sınıf mücadelesi 》Göç ve yerinden edilme 》İnsan onuru 》Dayanışma ve aile bağları 》Kapitalizm ve sömürü eleştirisi
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202145,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 27. kitabı
NAİM BABÜROĞLU / KURTULUŞA GİDEN YOL Herkese merhabalar, bugün sizlere Naim Babüroğlu'nun kaleminden çıkan "Kurtuluşa Giden Yol" kitabıyla geldim. Önce bir çocuğun merakıyla başlayan bu yolculuk, sayfalar ilerledikçe bir milletin yeniden doğuş destanına dönüşüyor. Kurtuluşa Giden Yol, yalnızca geçmişi anlatan bir kitap değil; vatan uğruna verilen mücadelenin, inancın ve fedakârlığın yüreklerde yeniden canlanmasını sağlayan güçlü bir eser. Ülkü'nün eline geçen eski notlarla başlayan hikâye, bizi yıllar öncesine Anadolu'nun en karanlık günlerine götürüyor. İşgal altındaki topraklarda umudunu kaybetmeyen insanların direnişine, yokluk içinde verilen büyük savaşlara ve bir milletin küllerinden yeniden doğuşuna tanıklık ediyoruz. Her sayfada, bağımsızlık ateşini yakan Mustafa Kemal'in kararlılığı ve halkın sarsılmaz iradesi hissediliyor. Kitap, çocukların anlayabileceği sade bir dille yazılmış olsa da anlattığı mücadele son derece büyük ve etkileyici. Açlıkla, yoklukla ve imkânsızlıklarla sınanan insanların vatan sevgisi karşısında hayranlık duymamak mümkün değil. Ülkü'nün geçmişi keşfederken yaşadığı şaşkınlık ve hayranlık, okura da geçiyor ve tarihe bambaşka bir gözle bakmasını sağlıyor. Kurtuluşa Giden Yol, yalnızca bir tarih hikâyesi değil; cesaretin, umudun ve bağımsızlık uğruna verilen destansı mücadelenin çocuk yüreklerinde yeniden hayat bulduğu anlamlı bir eser. Okurken bir milletin nasıl ayağa kalktığını hissediyor, bugün sahip olduğumuz özgürlüğün hangi fedakârlıklarla kazanıldığını bir kez daha anlıyoruz. Bu yönüyle kitap, geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir saygı duruşu niteliğinde. ALINTILAR "Çocuklar mutlu olursa ülke aydınlanır. Çocuklar güçlü olursa devlette güçlü olur." "Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar." "Geldikleri gibi
Kurtuluşa Giden YolNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 012 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:15
Saraybosna Radyosu Son zamanlarda çok satanlar listelerinde sıkça karşıma çıkan ve hakkında neredeyse hiç olumsuz yorum görmediğim bir kitapla karşı karşıyayız. Tijan Sila ile ilk kez bu kitap sayesinde tanıştım. Aslında Saraybosna Radyosu’nu geçtiğimiz bayramdan önce okumaya başlamıştım ancak bayram telaşı nedeniyle okumaya ara vermek zorunda kaldım. Memleket dönüşü kitaba yeniden döndüğümde ise bu kez çok daha odaklanmış bir şekilde satırların arasında kaybolabildim. Yazar, kendi yaşam öyküsünden bir kesiti okurla paylaşıyor. Kitabın arka planında ise Bosna-Hersek’in bağımsızlığını ilan etmesinin ardından başlayan ve tarihten de aşina olduğumuz Saraybosna Kuşatması yer alıyor. Bosnalı Sırpların Sırbistan tarafından desteklenmesiyle şehir yıllarca kuşatma altında kalmış ve insanlar son derece zor koşullarda yaşam mücadelesi vermek zorunda bırakılmış. Kitapta, yazarın çocukluk yıllarına dönüyor; savaşın gölgesinde büyüyen bir çocuğun dünyasına tanıklık ediyoruz. Açlıkla mücadele etmek, temel ihtiyaçlara ulaşamamak ve sürekli bir belirsizlik içinde yaşamak, zaten zor olan çocukluk dönemini daha da ağırlaştırıyor. Özellikle bir çocuğun savaşın ortasında kalmasının nasıl derin izler bırakabileceğini etkileyici bir şekilde hissettiriyor. Öte yandan, yazarın ergenliğe adım attığı dönemde kendi bedenini ve çevresini keşfetme süreçleri de oldukça sansürsüz bir dille anlatılmış. Bu bölümler benim için kitabın en güçlü kısımları olmadı. Ancak Tijan’ın, arkadaşlarından farklı bir duruş sergilemesi ve kendi değerlerinden ödün vermemesi karakterine dair dikkat çekici bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Ailesiyle birlikte Almanya’ya göç ettikten sonra yaşadıklarını kaleme alan yazar, savaşın ve göçün birey üzerinde bıraktığı izleri unutulmaya bırakmıyor. Saraybosna Radyosu,
1000Kitap
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025742 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 10:44
#okudumbitti YAZAR: NAİM BABÜROĞLU YAYIN: İNKILAP KİTABEVİ Herkese merhabalar bugün sizlere Naim Babüroğlu'nun kaleminden çıkan Kurtuluşa Giden Yol kitabıyla geldim. Önce bir çocuğun merakıyla başlayan bu yolculuk, sayfalar ilerledikçe bir milletin yeniden doğuş destanına dönüşüyor. Kurtuluşa Giden Yol, yalnızca geçmişi anlatan bir kitap değil; vatan uğruna verilen mücadelenin, inancın ve fedakârlığın yüreklerde yeniden canlanmasını sağlayan güçlü bir eser. Ülkü'nün eline geçen eski notlarla başlayan hikâye, bizi yıllar öncesine, Anadolu'nun en karanlık günlerine götürüyor. İşgal altındaki topraklarda umudunu kaybetmeyen insanların direnişine, yokluk içinde verilen büyük savaşlara ve bir milletin küllerinden yeniden doğuşuna tanıklık ediyoruz. Her sayfada, bağımsızlık ateşini yakan Mustafa Kemal'in kararlılığı ve halkın sarsılmaz iradesi hissediliyor. Kitap, çocukların anlayabileceği sade bir dille yazılmış olsa da anlattığı mücadele son derece büyük ve etkileyici. Açlıkla, yoklukla ve imkânsızlıklarla sınanan insanların vatan sevgisi karşısında hayranlık duymamak mümkün değil. Ülkü'nün geçmişi keşfederken yaşadığı şaşkınlık ve hayranlık, okura da geçiyor ve tarihe bambaşka bir gözle bakmasını sağlıyor. Kurtuluşa Giden Yol, yalnızca bir tarih hikâyesi değil; cesaretin, umudun ve bağımsızlık uğruna verilen destansı mücadelenin çocuk yüreklerinde yeniden hayat bulduğu anlamlı bir eser. Okurken bir milletin nasıl ayağa kalktığını hissediyor, bugün sahip olduğumuz özgürlüğün hangi fedakârlıklarla kazanıldığını bir kez daha anlıyoruz. Bu yönüyle kitap, geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir saygı duruşu niteliğinde. #ALINTILAR Çocuklar mutlu olursa, ülke aydınlanır. Çocuklar güçlü olursa, devlette güçlü olur. "Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar." "Geldikleri
Kurtuluşa Giden YolNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 012 okunma
Devrimin gölgesinde insan
9/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:07
Bu kitabı üç yıldır kütüphanemde bekletiyordum ve sonunda okuma fırsatı buldum. Oldukça kalın olmasına rağmen, akıcı anlatımı sayesinde kısa sürede okunabilen bir eser. Kitap, Fransız Devrimi dönemini çarpıcı bir şekilde ele alıyor. Soyluların refah içinde yaşadığı, alt tabakanın ise açlıkla mücadele ettiği ve insan yerine konulmadığı bir düzen anlatılıyor. Özellikle Marki'nin arabasıyla bir çocuğu ezdiği sahnede sergilediği umursamaz tavır, bu adaletsizliği açıkça ortaya koyuyor. Ancak devrimle birlikte roller değişse de düzenin özü değişmiyor. Bu kez alt tabaka, soylulara karşı aynı acımasızlığı sergiliyor. Yani güç el değiştiriyor, fakat zulüm devam ediyor. Kitapta geçen şu söz, dönemin ruhunu en iyi şekilde özetliyor: “Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi…” (S-3) Eserin karakterleri de oldukça etkileyici: Mr. Lorry’nin dostluğu, Charles Darnay’in ailesinden kalan ağır mirası, Lucie Manette’nin saf sevgisi, Miss Pross’un sadakati ve en önemlisi Sydney Carton’un fedakârlığı eseri unutulmaz kılıyor. Kısacası, bu kitap sadece bir tarih anlatısı değil; insan doğasını, adaleti ve gücün nasıl yozlaştırabileceğini gösteren güçlü bir şaheserdir. Herkesin mutlaka okuması gereken, evrensel temalarıyla her yaştan okuyucuya hitap eden bir kitaptır.
Alıntı
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma
Reklam
Reklam