Puan vermedi·80 syf.··
2018 88. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2018 00:00
Okumayı düşünüp bir türlü hayata geçiremediğim kitabımla geldim. Ekim ayında başlamak üzere her ay Stephen King okuyacağız, bu kitabın arkasında da King yorumu görünce tekrar kitaplığa koymaya gitmedi elim. Modern korku edebiyatının ustalarından Arthur Machen. Doğaüstü, fantazi, korku dalında yazdıklarıyla kendinden sonra bir çok yazara ve filme ilham kaynağı olmuş. Bu kitabı ise eserlerinin arasında en ünlü olanı, yazıldığı dönemde büyük ses getirmiş ve günümüze kadar ulaşabilen bir başyapıt. ET DIABOLUS İNCARNATE EST. ET HOMO FACTUS EST. Ve şeytan ete kemiğe büründü. Ve insan oluştu... Ormanın fısıltısı yükseliyor... Yüce Tanrı Pan'a zihnini açma vakti geldi. Alıntılar üzerine korku dolu bir kitap okuyacağınızı düşünmeyin. Evet korku ama korkan siz değilsiniz, siz psikolojik olarak gerilen tarafsınız. Korku O'nu gören insanların çarpılmış yüzlerinde, içi boşalmış bedenlerden bakan dehşet saçan gözlerinde. Siz o korkudan şok geçirerek ölen, intihar eden insanların hazin sonlarına şahitlik ediyorsunuz sadece. Yüce Tanrı Pan'ı görmek için yapılan deney sonucu yaşanıyor tüm bunlar. Mitolojiyi sevdiğim için, Yunan mitolojisinde yarı keçi yarı insan olan ormanların ve kırın Tanrısı Pan'ı da sevdim. @ithakiyayinlari ndan çıkan Karanlık Kitaplık'lardan yedincisiymiş okuduğum. Her ay sırasıyla okumak üzere birer tane ekledim okuma listeme. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Yüce Tanrı PanArthur Machen · İthaki Yayınları · 20181,643 okunma
9/10
·316 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:44
Kapadokya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen Tarihi Wilson Amos Farnsworth'un bu eseri, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Orta Anadolu'da yürütülen Amerikan misyonerlik faaliyetlerini anlamak açısından kaynak niteliğinde bir eserdir. Yazar Türkiye’de en uzun süre görev yapan misyonerlerden biri sıfatıyla yaşadıklarını 1904 yılında bir kitap taslağı haline getirmiş ancak 1912 tarihinde kitabı bastıramadan vefat etmiştir. Bu taslak metin Mehmet Şahin tarafından 2015'te Harvard Üniversitesi Kütüphanesi misyoner arşivinde rastgele bulunmuş ve serüveni böyle başlamıştır. Kitap, sadece bu misyonerin hatıralarından ibaret değil aynı zamanda dönemin sosyal, kültürel, dini ve eğitim hayatına ışık tutar. Kitapta Kapadokya diyince benim aklıma ilk Nevşehir gelsede aslında Kayseri (Talas) başta olmak üzere Yozgat, Nevşehir, Niğde, Ankara ve çevre yerleşimlerde yürütülen American Board faaliyetleri ele alınıyor. Örgüt (yabancı ülkelerde görevli amerikalılar örgütü) 1810 yılında kuruluyor, dini bir sivil toplum olması münasebetiyle görünüşte siyasi bir nitelik taşımıyor ama din üzerinden gidilerek bütün dünyada Amerika’ya geniş bir kültürel, sosyal, ticari ve dolaylı olarak siyasi etki alanı yaratıyordu. Bu bölgede etkili olabilmek için de eğitim, sağlık, okul açma, dil öğrenme ve yerel halkla yakın ilişkiler kurma gibi yöntemlere başvurmuşlardır. Özellikle okullar, bu faaliyetlerin merkezinde yer almış. Erkek ve kız çocuklar için açılan okullar, bir yandan modern eğitim verme iddiası taşırken diğer yandan misyonerlik faaliyetlerinin yayılması için önemli bir araç haline gelmiş. Özellikle kızların eğitimine daha çok önem verilip özel okullar açılması çok dikkat çekici, etkisini mezun olup bir çok bölgeye gönderilen işine sadık kadın misyonerlerden anlıyoruz. Kitapta, tam da
Kapadokya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen TarihiWilson Amos Farnsworth · Yapı Kredi Yayınları · 20187 okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
2026 4. kitabı
Dostoyevskinin ilk romanı , sanırım 20 li yaşlarında yazmış. Klasik güzel bir kitap iştah açma niyetine. Herzamanki gibi zamane rusyasının dokusunu güzel bir şekilde betimlemiş. İki arkadaş ve komşunun mektuplarından oluşuyor kitap , birisi orta yaşlı bir memur , diğeri ise genç bir kız. İki sırdaşın bu mektuplarında aklımda kalanlar ; memurlar ve yurtdaşlar arasındaki sosyal dayanışma ve baskı , ülkedeki hiyerarşik yapı , ekonomik durumlar , toplumun tasavvuru , farkındalık ve birazda aşırılık barındıran psikolojik tahliller , ve bu dünyada yaşayan iki insanın duygu düşünce ve tepkileri. Bunlar bu mektuplarda bize birbirini maddi manevi destek olmaya çalışan iki kişinin mektuplarında aktarılmış.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
Puan vermedi·326 syf.··
2022 104. kitabı
Alman edebiyatının ve dünya klasiklerinin en önemli eserlerinden biridir. Goethe bu eseri yaklaşık 60 yıl boyunca (1770’lerden 1832’ye kadar) yazmış, Birinci Bölüm 1808’de, İkinci Bölüm ise ölümünden sonra 1832’de yayımlanmıştır. Eser, manzum tiyatro (dramatik şiir) formundadır ve geleneksel Faust efsanesini (bilim adamının şeytanla anlaşması) derin felsefi, romantik ve humanist bir yaklaşımla yeniden yorumlar. Birinci Bölüm (“Küçük Dünya”): Yaşlı ve bilge Dr. Heinrich Faust, tüm bilim dallarını (felsefe, tıp, hukuk, ilahiyat) öğrenmiş ancak hayatın anlamını bulamamıştır. Umutsuzluk içinde intiharı düşünür. Bu sırada Mefistofeles (Şeytan) ile tanışır. Tanrı ile Mefistofeles arasında bir bahis vardır: Mefistofeles, Faust’u baştan çıkarabileceğini iddia eder. Faust, Mefistofeles’le anlaşma yapar: Şeytan ona bu dünyada hizmet edecek, Faust ise “an”ı o kadar güzel bulursa (“Verweile doch! du bist so schön!” – Dur ey an, sen o kadar güzelsin!) ruhunu verecektir. Faust gençleştirilir ve Margarete (Gretchen) ile tutkulu bir aşk yaşar. Bu aşk trajik biter: Gretchen hamile kalır, annesini ve kardeşini dolaylı yoldan öldürür, bebek öldürür ve delirerek hapse düşer. Faust onu kurtarmaya çalışır ama Gretchen kurtuluşu Tanrı’da bulur ve ölür. Faust pişmanlık duyar ancak ruhu henüz şeytana geçmemiştir. İkinci Bölüm (“Büyük Dünya”): Daha alegorik, mitolojik ve felsefi bir yapıdadır. Faust, imparatorun sarayında, Helen of Troy ile sembolik birleşmede (klasik-antik güzellikle modern ruhun birleşmesi), büyük projelerde (toprak kazanma, kanal açma) yer alır. Güç, siyaset, ekonomi ve yaratıcılık temaları ön plandadır. Ölüm döşeğinde büyük bir toplumsal proje (denizden arazi kazanmak) ile “an”ı güzel bulur gibi olur ama bu bile tam bir tatmin değildir. Sonunda Faust’un ruhu melekler
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,8bin okunma
Kitaba dair tat kaçırıcı bilgi içerir ya da spolier
Puan vermedi·336 syf.··
2026 3. kitabı
Ben kitabı şu meşhur uygulamadan dinledim. Bazı yetişkin problemleri diyorum. İş stresi, yollarda olmak dinleme yeteneğimi geliştirdi ve seslendirmede Deniz Yüce Başarır adeta döktürmüştü. Fakat roman? Hiçbiri tam olarak bir sonuca varmayan hikayelerle doluydu. Bu bir tarz meselesi. Okuyucuya da alan açma meselesi. Ama artık puanı her yüksek kitabın altında bir ensest çıkmasa mı? Türk Edebiyatı artık bize başka bir şey anlatamıyor mu? Evet gerçekten beklemiyordum bunu bekleseydim Veysel’i daha dikkatli okurdum ya da Eyüp çok anlatamadı mı kendini? Benim için tam oturmayan şeyler var. Yine de roman kötü diyemem kötü bulsam bitirmezdim ama artık bizi böyle bir ağın için koyup kötü şeyleri üzerimize salıp orada debelenmemizi izlemekten keyif aldıklarını düşünmeye başladım.
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20194,384 okunma
Puan vermedi·312 syf.·
2026 28. kitabı
Hem terapi sürecinden geçen hem de Yalom'a hayran biri olarak bu kitabı da sindire sindire okudum. Yalom, aslında psikoterapi yapacak alan uzmanlarına yönelik önemli deneyimler paylaşmış kitapta. Ancak birçok noktadan ben de faydalandım. "Burada ve şimdi" nin önemi, meslekteki zorluklar, kendini açma, ölüm gibi pek çok önemli nokta öyle verimli işlenmiş ki, bence bu kitabı okumak için terapist olmanıza gerek yok, kitap size harika bilgiler sunuyor.
Bağışlanan TerapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20172,545 okunma
Reklam
Reklam