Güç Tahtı-Rina Kent
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:44
Gerçek gördüğün şey değildir. Senin onu nasıl yorumladığındır. Tamamen doğru bir gerçek ya da mükemmel bir gerçeklik diye bir şey yoktur. İnsanlar ve amaçlar vardır. Barış ve savaş vardır. Kaybetmek ve kazanmak vardır. Taht Düeti serisinin ilk kitabı Güç Tahtı, Rai Sokolov sevdiği bir insanı kurtarmak için ve mafya dünyasının başına geçebilmek için anlaşmalı evlilik yapmayı kabul ediyor. Ancak beklemediği şey evleneceği adamın geçmişinden tanıdığı Kyle Hunter olmasıydı. Bir şekilde evlenmeleri ile durumlar farklı bir hal almaya başlıyor. Rai'nin o dünyada tek kadın olarak güçlü durmaya çalışması ve mücadele etmesini sevdim. Kyle ise hem zekası olsun hem de Rai'ye karşı konuşma tarzından dolayı fena bir adam. Çiftin arasındaki tutkuyu sevdim. Birbirlerine hem laf sokmaları hem de karşı koyamadıkları sahneleri okumak güzeldi.Rina Kent benim dark romance türünde okumayı sevdiğim bir yazar. Çok akıcı yazıyor ve hiç kafa yormuyor kitapları. Bu kitabı da aynı şekilde çok rahat ve beğenerek okudum. Kyle'in neden intikam almak istediğini tam anlayamadım ama büyük ihtimalle ikinci kitapta daha net okuyacağız. Ve Rai ikinci kitapta öğrendiği gerçeklerden sonra neler yapacak çok merak ediyorum. İkinci kitap intikam tahtını bu ay içerisinde okuyacağım. Kitaba puanım:8/10
Güç TahtıRina Kent · Ren Kitap · 2026158 okunma
Yüzyıllık Yalnızlık Eser İncelemesi
Puan vermedi
Yüzyıllık yalnızlık sadece bir hikaye değil, insanlık durumunu ve toplumsal hafızamızı yansıtan ilginç bir yapıttır. Yazar, kendi çocukluk anılarından esinlenerek hayali bir kasaba kurgulamıştır. Hiçbir yere çıkmayan, hayali yolculuğumuzda bile kasabadan, başka yere doğru yürüdükçe gerçek dünyadan uzaklaştığımız, kaybolduğumuz düşsel bir mekan yaratılmış. Yazar mekanı öyle kurgulamış ki, okuru özgür bırakmak yerine sadece onun istediği yerlere gidilmesine olanak tanımış, onun yaratmadığı yerlerde ise boşluğa düşüyoruz, hayali coğrafyayı kendi fiziksel coğrafya imgelemimizle devam ettiremiyoruz. Jose Arcadio Buendia ve karısı Ursula böyle bir coğrafyaya gelip yeni bir hayat kurmak amacıyla Macondo kasabasını inşa ederler. Her şey saf, doğal, temiz ve el değmemiştir. Zamanla kasaba genişliyor, ailenin çocukları oluyor ve kasabaya farklı yerlerden çingeneler geliyorlar, yanlarında daha önce görmedikleri eşyalar, araç gereçler, gösteriler, ritüeller ile birlikte. Ve tabiki Melquiades. Bu yenilikler Arcadio'nun ilgisini çekiyor ve merak duygusunu tetikleyerek atölyesinde günlerce, haftalarca sadece onunla ilgilendiği icatlar, keşifler üzerinde çalışmaya başlıyor. Bu hikâyenin o kadar büyüleyici, o kadar acayip bir akışı var ki; zaman bu kitapta bildiğimiz gibi düz bir çizgi hâlinde ilerlemiyor. Adeta kendi kuyruğunu ısıran bir yılan gibi sürekli bir sarmal çizip duruyor. İsimler bile hep aynı: José Arcadio'lar, Aureliano'lar, Amaranta'lar nesilden nesile aktarılıyor. Sanki her yeni doğan çocuk, bir önceki kuşağın kaderini, hatalarını, suçluluk duygusunu ve en önemlisi de yalnızlığını miras alıyor. Mesela ikinci kuşağın en çarpıcı karakteri Albay Aureliano Buendía'yı düşün. Adam tam yirmi yedi kere isyan bayrağı çekip iç savaşa katılıyor ama hiçbirini kazanamıyor. Çünkü
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·120 syf.·
2026 16. kitabı
Bu roman, dışarıdan basit bir “iki eski dostun buluşması” gibi görünse de aslında derin bir hesaplaşma, ihanet ve insan ruhunun çözülüşü hikâyesidir. Konusu Yaşlı bir general, 41 yıl önce hayatından aniden kaybolan çocukluk arkadaşı Konrad’ı yıllar sonra yemeğe davet eder. Bu buluşma bir “hasret giderme” değil, adeta bir yargılama gecesidir. General, o gece Konrad’a geçmişte yaşanan büyük bir ihanetin hesabını sormaya hazırlanır. Temel tema Kitap tamamen şu sorular etrafında döner: * Gerçek dostluk nedir? * İhanet affedilebilir mi? * İnsan yıllar sonra bile geçmişle hesaplaşabilir mi? Anlatım ve atmosfer Romanın en güçlü yönü olaylardan çok psikolojik gerilimdir. Büyük aksiyonlar yoktur; iki adamın konuşması, sessizlikleri ve hatıraları üzerinden gerilim yükselir. Mekân olarak eski, yalnız bir şato seçilmesi de bu kasveti güçlendirir. Márai’nin dili: * ağır ama şiirsel * düşünsel * iç monologlarla dolu Karakterler * General Henrik: Gururlu, kırılmış ve yıllarca içinde öfke biriktirmiş bir adam. * Konrad: Sessiz, mesafeli ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan eski dost. Kitabın gücü
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
7/10
·241 syf.··
2026 104. kitabı
Kings of Anarchy MC: New Mexico serisinin ikinci kitabı ve yine oldukça aklı başında bir kadın karakter okudum ya :D Baffle kulübün başkan yardımcısı 33 yaşında onun hikayesi ilk kitap çiftinin tam evlendiği sırada başlıyor . Adamın aile geçmişi dram dolu birde kulüpte asla istememesine rağmen üyelerden birinin kızı adama kitlenmiş . Ve tonla insan konu ile ilgili baskı yapıyor adama ona kitlenen kız zaten aşırı sinirimi bozdu . Neyse bunlar Başkanın düğünü için Vegas'ta otelde Nell'i neredeyse tecavüz edilecekken kurtarıyor . Bunlar karşılıklı konuşup birbirlerinin işi görülsün diye faydasal bir evlilik yapıyorlar . Sonra kulübe dönülüyor ve adam göz koyan kız ve onu destekleyenlerin olayları var tabi . Fakat bizim çift oldukça sakin kızın aile geçmişi ayrı nahoş ve kızın mesleği metal işçiliği çokta başarılı zengin bir hatun çıkıyor . Bu şekil bazı olaylar var yine ama sonda burada bir miktar aksiyon olsa bile ilk kitap ayarında aktı gitti .
Property of BaffleChristine Michelle · 01 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2019 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2019 00:00
Bu gün #johnsteinbeck ile çıkıyoruz huzurlarınıza. Malum #johnsteinbeckokuyoruz grubumuzla birlikte düzenli olarak aylık okumaya aldık kendilerini. #kısasürensaltanat bu ay için seçtiğim kitabımdı. Steinbeck bu kitabında Fransız Devrimi'nin altını üstüne getirmiş. (mizahıyla kafa göz dalmış diyecektim ama ayıp olur diye vazgeçtim)Şöyle ki; Sürekli krizlere gebe olan Cumhuriyet rejiminden usanan Fransızlar hadi Krallık dönemine geri dönelim diyorlar ve kadim krallığın soyundan gelen, küçük evinde karısı ve kızıyla yaşayan, balkonu ve teleskopuyla uğraşan, sakin sıradan bir hayat süren amatör gök bilimci Pippin'i kral ilan ediyorlar. Pippin meteor akınının heyecanına kendisini o kadar kaptırıyor ki, kral seçildiğinden dünya üzerinde haberi olmayan bir tek kendisi kalıyor. Kral olmak kolay değil tabi ki :) " Bir haftadır tek başıma kalamadım. Uykudan uyanışımı bile seyrediyorlar. Giyinirken yardım ediyorlar. Yatak odamın içindeler. Neredeyse banyoma bile giriyorlar. Ben yumurtamı kırarken dudakları geriliyor. Kaşığımı kaldırdığım zaman, gözleriyle kaşığı ağzıma kadar izliyorlar. Sen de kendini mutsuz sayıyorsun... " diye dert yanıyor. Haklı adam, kendisi gök yüzünü izlerken, birden bire bütün magazin basını kendisini izlemeye başlayınca, saray görevlileri, soylular, siyasetçiler derken alışamıyor haliyle :) Tüm bunlar işin mizahi yönü tabi ki . Kral kime denir? Neden vardır? Kimin piyonudur? Arz talep ilişkisi sadece ticarette midir? Demokrasi nedir? Siyasi kurumlar nasıl kurban seçer? Monarşi bu kralı nasıl yaratmıştır? Hepsi bir aradayken kapitalizmi de eleştirmemek olmaz değil mi. Bütüne bakıldığında toplumsal olaylara ustalıkla dokunmuş. Ben keyifle okudum, sizde okumadıysanız okuyun derim. "Tarih okumak insana kehanet yeteneği vermese de, ihtimal çizgilerini
Kısa Süren SaltanatJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2015809 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2019 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2019 00:00
Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi ve #heraybiryazarbirkitap etkinliğini birleştirip, @everestyayinlari n'dan bir Ahmet Ümit kitabı olan #karkokusu ile geldim. Yarı otobiyografik bir roman olan Kar Kokusu, Türkiye'de askeri diktatörlüğün en karanlık günlerini, devrim zamanlarını anlatıyor. Kilit olan her karaktere kurgu içerisinde sırası geldikçe ayrı ayrı yer verilmiş. Yaşadıkları zorluklar, verdikleri kayıplar, aile hayatları, aşkları, gizlilikleri, gördükleri işkenceler... Beklentimi karşılayan, kopmama izin vermeyen, kendi çapımda dedektifçilik oynamama müsade edip sonunda bildiğini okuyan keyifli, ara veremediğim bir okuma oldu benim için. Dünyanın dört bir yanından gelen devrimciler, Moskova'daki uluslararası bir okulda eğitim görmek için bir araya getiriliyorlar. Komünist Partiden olan Cemil, Nejat, Can, Mehmet, Şerif, Turgut, Hikmet, Dursun, Kerem, Beşir... Türk istihbaratçılar ise onların peşinde. İşlenen bir cinayetle seyir değiştiriyor herşey. Cinayet anı ve soruşturma esnasında geçiyor bütün kurgu. Sorgular sırasında yaşananlar, iç hesaplaşmalar her zamanki gibi insanların kendi çıkarlarını doğuruyor. Bu çıkarlar için ne kadar kolay adam harcandığını hıncımdan hop oturup hop kalkarak okudum. Gözlerim onurongo ı aradığında sabahın 3'ü olmuştu. Yoktu tabi ki Şaşırsam da içime sinerek bitmesinin rahatlığını yaşadım. Alıntılarımdan bir kaçını bırakıp müsade istiyorum. Keyifli okumalarınız daim olsun... "Ayrı düşmüş insanlar için ülke bazen yalnızca bir türkü demekti, bazen buğusu üstünde sıcak bir yemek, bazen bir sokak görüntüsü, bazen de bir isim. Nereye giderse gitsin, ülkesini içinde taşırdı insan..." "Doğru yöntemi uygulayarak yitirilen zaman, yanlış yöntemi uygulayarak kazanıldığı varsayılan zamandan daha kısadır..." "Felaketler
Kar KokusuAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20189,4bin okunma
Reklam
Reklam