“Adanmışlık, sadece umutsuz bir duygusallıkla, akılsızca kendini öldürmek gibi bir şey değildir. Bundan çok farklıdır. Adanmışlık en muhteşem şekilde sonsuza kadar yaşamaktır. İnsanlık ancak bu saf adanmışlığa bağlı kalarak ölümsüz olur."
Adanmışlık dediğimiz şey, yalnızca umutsuzluk dolu bir duygusallık içerisinde insanın kendisini öldürmesi değil. Bununla arasında büyük bir fark var. Adanmışlık, benliğini en ışıltılı haliyle ebediyete kadar hayatta tutabilmektir. İnsan, bu tertemiz adanmışlık sayesinde ölümsüzlüğe erişebilir...
"Sağlıklı kurtlar ve sağlıklı kadınlar belirli ruhsal karakteristikleri paylaşırlar: Keskin duyular, coşkulu bir ruh ve yoğun bir adanmışlık kapasitesi."
Kültürün "yüce ve kutsal bir aşk" olarak milyonlarca insana pazarladığı şey, aslında klinik düzeyde "Patolojik bir saplantı, özsaygı kaybı ve onursuzlaşma" tablosudur. Şarkıdaki adam aşk adına rasyonalitesini yitirir, dostlarını satar, tüm parasını harcar ve sevgilisi istedi diye yağmurda uyuyarak kendini paspas eder. Bu nevrotik adanmışlık, mülkiyetçi aşk mitolojisinin bireyi nasıl çocuksu bir bağımlılığa ve köleliğe mahkum ettiğinin kültürel deşifresidir.