"Adalet Lenin'in 'dünyanın en gerici kişileri' dediği hukukçuların anladığı şekliyle, uygulandığı şekliyle bir uyum adaletidir; şu basit nedenle ki, mahkemeler kuran her toplum, meşruluğuna saldıranları kendi ölçülerine göre yargılamak için yapar bunu."
"Hayat sandığımdan daha değişkenmiş. Uzun bir zaman üzüntülü geçtikten sonra mutlu da olabiliyormuş hayat. Ya biri ya öbürü olmak zorunda değilmiş, 'kişilik' adı verilen bir yolu tutturup sonuna kadar öyle gitmiyormuş."
"Halen güzellik deneyimine ilgi duyan birisi olduğumu düşünüyorum ama kimseye 'güzellikle ilgilendiğimi' söylemem (sana yazdığım bu e-posta dışında) çünkü insanlar kozmetiğe ilgim olduğunu söylediğimi düşünürler. Kültürümüzde 'güzellik'in en yaygın anlamı bu herhalde. Güzellik sözcüğünün bu anlamının öyle çirkin bir şeyi karşılıyor olması da manidar - pahalı mağazalardaki plastik reyonlar, ucuzcu eczaneler, suni parfümler, takma kirpikler, kavanoz kavanoz ürünler. Şimdi bakınca güzellik sektörünün görsel dünyamızdaki çirkinliklerin en feci olanlarından, tüketim toplumunun da ülküsü olan berbat, en sahte estetik idealden sorumlu olduğunu düşünüyorum. Tüm o muhtelif akımların ve modaların ardında tek bir prensip var: Harcama prensibi."