Liberal ve yararcı düşüncenin on dokuzuncu yüzyıldaki en önemli isimlerinden biri olan John Stuart Mill'in 1860'ta yayımladığı Özgürlük Üzerine adlı yapıtının ikinci bölümünü oluşturuyor, Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine. Can Yayınları'nın 'Kısa Klasikler' serisinin üçüncü kitabı olan bu kitap, inancı sorgulamanın ve karşıt görüşler ortaya koymanın, yanlışlığından en emin olunan düşüncenin dahi özgürce dile getirilip tartışılabilmesinin toplum açısından yararlarını sayıyor. Kısa bir kitap olmasına rağmen içeriği itibariyle okunmasının kolay olmadığını söyleyebilirim. Ancak düşüncenin neden özgür olması gerektiğine, özgürce tartışabilmeye neden ihtiyaç duyduğumuza on dokuzuncu yüzyılda getirdiği bakış, günümüzde de kesinlikle okunmalı.
Gerekli ön çalışmayı ve hazırlığı gerçekleştirip kendi adına düşünen birinin hataları bile gerçeğe, düşünmeye zahmet etmedikleri için belirli görüşlere tutunanların doğru görüşlerinden daha çok şey katar.
Gerçeğin asıl avantajı şuradadır: Bir görüş doğruysa, bir kez, iki kez, hatta pek çok kez susturulabilir, ama çağlar içinde onu yeniden keşfedecek insanlar genellikle çıkacaktır, ta ki baskıdan kurtulup bir daha susturulamayacak kadar ilerleyeceği olumlu koşulların ortaya çıkacağı bir döneme denk gelene kadar.