Çağdaş edebiyatımızın ünlü karakterlerden biri Zebercet, çünkü Anayurt Oteli oldukça ses getiren, çokça da eleştirilen bir kitap. Zebercet, Anayurt Oteli'nin katibi, son derece sıradan, günlük yaşamın gereklerine odaklanmış biri. Ancak çocukluğundan beri yaşadığı yalnızlık, arayış, buhran bilinçaltında çok farklı bir kişiliği daha bize gösteriyor. Bu kişi fazlasıyla saplantılı, çok yalnız. Kitap okuması oldukça zor bir kitap, çünkü düz anlatım tekniğine sahip değil. Dışarıdan yaşanan olaylarla Zebercet'in iç konuşmalarının birbirine karıştığı bir anlatımı var. Bu da okurken sizin de yaşananları ve Zebercet'in düşündüklerini birbirine karıştırmanıza, takip etmekte zorlanmanıza yol açabilecek bir durum. Bu yüzden aslında oldukça da dikkatli okunması gereken bir kitap. Yusuf Atılgan psikolojik tahlillerinde oldukça başarılı bir yazar, Aylak Adam'da da böyleydi. Belki de tam da bu sebeple Anayurt Oteli bu kadar eleştirilen, uzaklaşılan, okumaktan kaçınılan bir kitap. Zebercet'in gizli ve derinlerde kalmış bilinçaltının yansıması bu yüzden bu kadar gerçekçi ve korkutucu belki de. Zebercet aslında sokakta gördüğümüz herhangi biri, belki de doğrudan kendimiz. Bunu, bir karakter ekseninde bu kadar gerçekçi şekilde okumak insanı korkutuyor, okumaktan kaçınmasına sebep oluyor. Doğrusu benim de okumaya başlamadan önce tereddütlerim vardı, okurken de beni fazlasıyla zorladı gerçekten.
"Bir anda yüreğine oturdu, aylardır hemen yanında, aralarındaki duvarın ardında hiç görmediği insanlar yaşıyor, yanı başında ağır yazgılar vuku buluyor ve onun bunlardan haberi olmuyordu. Ölüm bitişikte bir kız çocuğunu pençesine almaya çalışırken, o hayvan gibi uyumuştu ve bu durumda nasıl olur da başkalarından güven bekleyebilirdi?"
Sayfa 50 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu