adastraperasperabooks

adastraperasperabooks
@adastraperasperabooks
reader book reviews • quotes
Puan vermedi·68 syf.·
17 saatte okudu
·
2020 56. kitabı
Jack London
7.9/10 · 47,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·48 syf.··
2020 55. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 21:22
XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşam öyküsüne dayanan Bir Çöküşün Öyküsü, son derece çarpıcı, etkileyici ve kısa bir hikaye. Gözden düşen ve kral tarafından Normandiya'ya sürülen Madame de Prie'yi ışıltılı, kalabalık, güç ve entrika dolu Paris günlerinden sonra ne kadar süreceğini bilmediği bomboş bir yaşam bekler. Öylesine bir boşluktur ki bu, ne yapacağını, günleri nasıl geçireceğini bilemeyerek günden güne büyük bir çöküşün içinde bulur kendini. Sahip olduğu her şeyi, canlılığı, mutluluğu, güzelliği verenin etrafındaki insanlar ve Paris olduğunu anlayan Madame de Prie, tek başına kaldıkça yaşlandığını, mutsuzlaştığını hisseder. Gel gitli ruh hali, kendisini mutlu ve güçlü göstermek için takındığı tavırlar ama bir yandan da günden güne çöküşü son derece gerçekçi ve etkileyiciydi. Tutunduğu her şeyi bir anda yok olan, bir anda görünmez, değersiz bir hale dönüşen bu kadının boşuna çırpınışlarını, çabalayışlarını görmek bir yandan da çarpıcıydı.
Edebiyat
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma
"Zaten o subay o gün odasına gelip onu yaşatan her şeyi, içinde soluk alabildiği tek alan olan Paris'in havasını, kendine oyuncak ettiği iktidarı, gücünü borçlu olduğu hayranlığı ve zaferi elinden aldığında ölmüştü o. Burada yapayalnız, can sıkıntısı içinde ve alçalmış olarak ıssız odalarda usulca gezinip duran kadın Madame de Prie değildi artık; kocamaya yüz tutmuş, mutsuz, çirkin bir yaratıktı; bir zamanlar bütün Fransa üzerinde ışıldamış olan ada daha fazla zarar vermemek için onu öldürmeliydi."
Sayfa 31·Kitabı okudu
Puan vermedi·505 syf.··
2020 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 11:55
Bulgakov'un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı, bununla beraber bitmiş ama yine de son noktası konulamamış bir eser, Usta ve Margarita. Yazarın ölümünden yıllar sonra ancak sansürlenmiş ve kısaltılmış haliyle yayımlanabilmiş kitap. İlk sansürsüz baskısı ise, yazılmasından 33 yıl sonrayı, 1973'ü bulmuş. Kitaba bu son noktanın konulamaması, düzeltmelerin yapılamaması hikayedeki bazı noktalarda çelişkilere, tekrarlara sebep olmuştu ne yazık ki. Ancak, yazarın kendi deyimiyle 'tabuta kadar' çalıştığı bu kitabının yaratılış sürecinden kalan özgün izler denilebilir bunlara. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan kitap, Sovyet Rusya'sına getirilmiş önemli bir hiciv. Profesör Woland olarak karşımıza çıkan iyi giyimli, yabancı görünümlü beyefendi aslında şeytanın ta kendisi ve şehre gelişiyle birbirinden garip olaylar yaşanmaya başlıyor. Bir yandan da Yahudiye Valisi Pontius Pilatus ile Ha Nostri'nin hikayesi karşımıza çıkıyor. Birbirinden farklı mekanlara, olaylar etrafında şekillenen birden fazla karaktere yer veren yazar, bu bakımdan okunmayı fazlasıyla zorlaştırıyor. Aynı zamanda, Sovyet Rusya'sına getirdiği eleştiri, tarihi olaylara yaptığı atıflar da okumayı zorlaştıran, durup araştırmayı gerektiren noktalar. Bu açılardan okuması oldukça zorlu, üzerine düşünülmesi gereken bir eser. Ancak yazarın hayalgücüne, kalemine hayran olmamak da mümkün değil.
Edebiyat
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,2bin okunma