Artık hiçbir şey hissetmiyordum. Hiçbir şey hissetmemeye başladığımda acıya dair adeta özlem duymaya başladım; acı çektiğinizde, en azından yaşadığınız anlıyordunuz. Mücadele etmeyi, zorla hayatın ve gürültünün içine dalmayı denedim.
Okuyucularımızın bu küçük köyün tek caddesi boyunca bizi izlemesi ve bizimle birlikte güneşin, dış cephelere bölgenin binalarına özgü o güzel ölü yaprak rengini verdiği ve iç cephelerde ise İspanyol hanlarının tek süsünü oluşturan beyaz badanayı aydınlattığı o evlerden birine girmeleri gerekiyor. Karakehribar kadar siyah saçları, kadifemsi ceylan gözleriyle sırtını bir çite dayamış, ayakta duran güzel ve genç bir kız, çiçeklerini kopardığı ve parçaları şimdiden zemini kaplamış kendi halinde bir süpürgeotunu, zarif, ince ve uzun parmakları arasında eziyordu. Dirseğine kadar çıplak, esmerleşmiş, Arleslı Venus'unkileri andıran kolları heyecanlı bir sabırsızlıkla titreşirken, yumuşak ve kemerli ayağını, uçları gri-mavi, kırmızı pamuklu çorabının içindeki saf, kibirli ve cüretkâr bacağını hafifçe gösterecek şekilde yere vuruyordu. Üç adım ötesinde, ahenkli bir devinimle salınan bir sandalyeye oturmuş, dirseğini kurt yenikli bir mobilyaya dayamış, yirmi yirmi iki yaşlarında uzun boylu bir genç, endişe ve küskünlüğün iç içe geçtiği bakışlarını ona çeviriyor, gözleriyle onu âdeta sorguluyordu, ancak genç kızın sabit ve kararlı bakışları genç adam üzerindeki ağırlığını hissettiriyordu.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Lekesiz ademoğlu mu olurmuş?Hangimiz seni yargılayacak kadar masumuz?
Sayfa 179·Kitabı okuyor
Sarp kayaların arasındaki serin mağaraların verdiği huzuru, günün sonunda su içme yerlerindeki hengâmeyi nereden bileceksiniz? Ağaç tepelerinde sabah rüzgârının acı ısırığını, taze ağaç kabuklarının ağızda bıraktığı hoş lezzeti hiç tatmamışsınızdır ki.
Alıntı
“O yüzden ilk başta söylediğim gibi düşünüyorum; bu aşk akıl yürütmelerin ve istatistiğin bir ürünü değil. Sadece doğuveriyor insanın içinde -kimse nereden çıktığını bilmiyor- ve izah edilemiyor. İzah edilmesine de gerek yok.”
Edebiyat
İki milyar beş yüz milyon adem evladının seni tanımlarını, öğrenmelerini istiyorum, anlıyorum musun?