Adem Dorukkesen

Adem Dorukkesen
@ademskywalker
Eğer Dünya Dışı Bir Varlık Varsa, Bu Varlık Nasıl Olurdu?
9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 12:50
-Spoiler- Solaris, bir gezegen. Üzeri tamamen jelatinimsi bir sıvıyla kaplı bir okyanus. Keşfedildiği günden bugüne çeşitli teorilerin üretilmesine neden olan farklı bir varlık. Üzerine inen insanların zihinlerine girip sanrılar görmesini sağlayan varlık. Okyanusun bir bilinci vardır. Üzerindeki istasyona inen herkesin anılarını kullanarak sanrılar yaşattırmaktadır. İstasyondaki insanlar da bu sanrıyı yaşıyordur ve bir psikolog olan Kris Kelvin istasyona inmiştir. Ama Kris’te dahil, dünyadaki tüm insanlar böyle bir zekâya sahip bir canlının olacağından şüphelidirler. Kris istasyonda gariplik olduğunu sezer. Her şey darmadağınıktır. Sanrılar görmeye başlar. On yıl önce aralarındaki kavga nedeniyle intihar etmiş olan karısı Rheya’yı canlı bir şekilde karşısında görür. Bunun gerçek olmadığını zannederek Rheya’yı bir daha öldürür. Kris gibi istasyona gelen herkes farklı sanrılar görmektedir. İnsanlar, okyanusla iletişime geçmeye çalışır. Ama bir okyanusla nasıl konuşulur ki? Ağız ve uzuvlarımız yoluyla mı? Telapati veya dillerini çözmeye çalışarak mı? Ama ya dilleri, uzuvları yoksa… Ya iletişim kurmaya gereksinimleri yoksa… İnsan dışında yaşayan canlı, zeki bir varlık varsa da bizim varlığımızı biliyorsa ve bizimle farklı bir şekilde iletişim kuruyorsa, mesela sanrılarla. Ya bizden hoşlanmazlarsa… Dost çıkmazlarsa… Kitap bu soruların hiçbirine cevap vermiyor ama bu soruları sorgulatarak, düşündürüyor. Boşlukları siz dolduruyorsunuz. Ek olarak: Kitabın iki değişik versiyonda filmi bulunmaktadır. Biri 1972 Sovyet yapımı, Andrey Tarkovski tarafından çekilen film. Diğeri 2002 Hollywood yapımı, George Clooney tarafından oynanan filmdir. Ben Tarkovski tarafından çekilen filmi izledim. Film görsel efekt ve hareketlilik anlamında hiçbir şey vadetmiyor. Yaklaşık üç saat boyunca
Edebiyat
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 20181,596 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Adem Dorukkesen

, bir kitap okudu
9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
22 günde okudu
·
2021 21. kitabı
Stanislaw Lem
8.1/10 · 1.596 okunma
Şurda burda, kıyıda köşede gül yetiştiren üç beş adam vardı. Tuhaf insanlar.
Sayfa 68 - İz Yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Kendi hayatını sürdüren bir derviştir o, kimseye kendisi gibi yaşamasını öğütlemez ama kimseyi de kendi hayatına karıştırmaz.
Sayfa 18 - İz Yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
80 Günde Dünya Üzerinde Bir Tur Atmak Mümkün Müdür?
7/10
·378 syf.··
2021 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 22:32
“Eğer yeni şeyler görmek istiyorsanız, seyahat etmenin gereksiz olmadığı düşüncesindeyim.” Sözüne kitabın arka kapağında yer verilmiş. Ama kitabın bu sözün arkasında durmadığı kanısındayım. Çünkü, karakterimiz Phileas Fogg’un amacı tam olarak dünyayı gezmek -en azından ben öyle biliyordum- değildir. Kimi kimsesi olmayan bu adamın canı sıkılmış olsa gerek. Ve günlerden bir gün, Reform Kulübü -İngiltere, Londra'nın merkezindeki Pall Alışveriş Merkezi'nin güney tarafında bulunan özel bir üye kulübü- denen yerde otururken oradakilerle bir iddiaya -20.000 sterlin- girer. İddianın nereden çıktığı bilinmez ama iddia şudur: Dünyanın etrafını seksen günde dolaşabilir miyiz? Birçok kişi bunun matematiksel olarak mümkün olduğunu fakat gerçekte yapılabilirliğinin imkânsız olduğunu söylese de bir adam vardır: Phileas Fogg. O, “80 Günde Devri Alem” yapmaya kalkacak kadar çılgın biridir. Anlaşmalar yapılır, 2 Ekim Çarşamba günü genç uşağı Passepartaut ve Phileas Fogg yola çıkarlar. Artık iddiayı kazanması için 21 Aralık Cumartesi günü tam olarak akşam saat sekizi kırk beş geçe Londra Reform Kulübü’nde olması gerekmektedir. Fogg, tüm aksilikleri yenmiş, dünyayı bir tur atmıştır. Ama geç kalmıştır ve iddiayı kaybetmiştir. Fakat, her şeyi dakikası dakikasına ayarlayan adamın unuttuğu bir şey vardır: Meridyenler. Kitapta bu olayı çok güzel açıklamış: “Aslında doğuya doğru giden Phileas Fogg güneşin önünde gidiyordu dolayısıyla bu istikamette her bir derece -meridyen- geçtiğinde, dört dakika kazanıyordu. Oysa yerkürede 360 derece bulunur, bu sayı dört dakikayla çarpıldığında tam 24 saat eder.” Yani adamımız geç kalmamıştı. Sadece dünya ona oyun oynamıştı. Kendisi 80 gün doğumu hesaplamış ama Londra 79 gün doğumu görmüştü. Yani, 19. yy’de dünyanın etrafı 79 tam günde turlanabilirmiş.
Edebiyat
80 Günde Devri AlemJules Verne · İthaki Yayınları · 201624bin okunma