Adem Dorukkesen

Adem Dorukkesen
@ademskywalker
"Kendi yarattığımız filmlerde oynuyoruz, sürekli kendimizi görüntülüyoruz, fareyi tıklıyoruz ve makine bize kendimizi becerikli hissettiyor. Biriyle arkadaş olmak, bizi pohpohlayanlara sadece bir yenisini eklemek anlamına geliyor."
Sayfa 45 - Ayrıntı yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2017 20. kitabı
En sevdiğim yazarlardan birisi olan Tolstoy’un yazdığı bu hikayede hep daha fazla ve daha verimli toprak sahibi olmak isteyen Pahom’un yaşadıkları anlatılmaktadır. İstek ve arzularımızı hırslarımıza kurban etmememiz gerektiğini bizlere anlatan hikaye, aslında elimizde olanla yetinmeyi ve iktisatlı olmamız gerektiğine dikkat çekiyor. Hikaye hepimizin yaşamın koşuşturmacasına daldığı bir ortamda, bizi bu psikolojik iklimden kopararak yaşamın anlam ve amacına ait düşünmeye sevk ediyor. Yaşamın amacının ne olduğunu bir kez daha düşünmemize sebep oluyor. Hayatta yaşamımızın devamını sağlayan araçlar bazen amaç olabileceğini gösteriyor. Hikaye, gerçek yaşam amacımızı, hayatın güzelliklerini, hırslarımıza kurban etmememiz gerektiğini bizlere hatırlatıyor. Hikaye şu şekilde özetlenebilir: Pahom sürekli daha fazla kazanmaya ve zengin olmaya çalışan bir çiftçidir. Bir gün daha verimli topraklara sahip olmak için “Başkır”ların yaşadığı topraklara gider. Adeta insanın bütün bir ömrünü ifade eden bir günlük bir yarışa çıkar. Başkırların reisi, Pahom'a, gözünün gördüğü her yeri bir şartla alabileceğini söyler. Şartı şudur: Pahom bir noktadan almak istediği toprağı küçük çukurlar kazarak işaretleyecektir ancak, akşama kadar istediği genişlikte araziyi kazarak başladığı noktaya gelmek zorundadır. Yarış sabah güneşin doğuşuyla başlar ve batışıyla da biter. Pahom güneşin doğuşuyla hoşuna giden merayı büyük bir hızla işaretlemeye başlar. Yolun yarısı geçmiştir ki güzel bir mera daha görür. “Burayı da arazimin içine katarsam iyi olur, verimli bir alan” der. Sağa doğru koşu alanını daha da fazla genişletir. Güneşin batmasına az kalmıştır. Ayakları yara içindedir, çok yorulmuştur ama ne olursa olsun başladığı yere güneş batmadan yetişmelidir. Hırs gözünü bürümüştür. Hızını
İnsana Ne Kadar Toprak LazımLev Tolstoy · Nar Yayınları · 20181,262 okunma
Önsöz'den
Ölüm cezasının kaldırılması hakkındaki bu önemli teklif Tuileries'den Vincennes'a düşen dört bakan için değil, ama anayolların önünüze çıkan ilk hırsızı için, sokakta yanınızdan geçerken bakmaya tenezzül bile etmediğiniz, isimlerini ağzınıza bile almadığınız, tozlu dirseklerinin ceketlerinize değmesinden kaçındığınız, çocukluğunda çamurlu kavşaklarda çıplak ayaklarıyla koşan, kışın rihtımlarda titreşen, akşam yemeği yediğiniz M. Véfour'un mutfağının havalandırma deliklerinde isınan, çöplükten çıkardığı bir ekmek kabuğunu yemeden önce kurutan, bir metelik bulmak için bütün gün bir çiviyle çamur birikintilerini karıştıran, kralın şenliklerini ve onun gibi ücretsiz olan Grève'deki infazları izlemekten başka bir eğlencesi olmayan, açlıkla hırsızlığa, hırsızlıkla ölüm cezasına sürüklenen, üvey analık eden bir toplumun öksüz çocuğu olarak on iki yaşında cezaevine giren, on sekiz yaşında küreğe, kırkında giyotine mahkûm edilen, iyi yürekli, ahlaklı, yararlı olmaları için bir okulun ve bir atölyenin yeteceği, ama sizin tıpkı gereksiz bir yükmüş gibi kâh Toulon'un kırmızı karınca yuvasına, kâh Clamart'ın ıssız zindanına gönderdiğiniz, özgürlüklerinden sonra hayatlarını da ellerinden aldığınız o sefillerden biri için getirilseydi, o zaman bu oturumunuz yüce, kutsal, soylu, saygıdeger olarak anılacaktı.
Sayfa 12 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Bilgisayar Devrimi ve Psikoloji
Tarihsel olarak bilgisayar devrimi, psikolojinin ağırlıklı olarak davranışçı yaklaşımdan bilişsel yaklaşıma kaymasında etkili oldu.
Sayfa 23 - Nobel Akademik Yayıncılık·Kitabı okudu
Bilim
Size de oluyor mu bilmiyorum... Mesela bir kitabı okuyorum ve bazen bir sayfayı okumayı bitirdiğimde aslında o sayfayı hiç okumamış gibi hissediyorum, aklımda hiçbir şey oluşmamış ve dikkatsizce okumuşum. Keşke bu kayıp zamanları hayatımızın sonuna uzatma olarak ekleyebilseydik…
Edebiyat