tevazu insanın kendisini aşağı görmesi, aşağılık sanması değildir. bilakis tevazu kişinin haddini/hududunu bilmesi, yani sınırlarını, özünü, o özün sınırlarını (hakikatini) görmesi demektir.
ey talip, asıl marifet kalbin secdesidir; âzaların secdesinden maksat da kalbi secdeye davettir.
bak bakalım, kalbin hiç secde ediyor mu?
“secde de nedir?” diye soruyorsun.
bir kere daha söyleyeyim: secde hiç olmaktır. hiçleşmektir. hiçleşmek ise, bir daha asla kalkamayacağın bir biçimde yüz sürmektir toprağa.
sen bu secde izini, alınlarda değil, kalplerde ara!
şayet bir kalpte bu türden bir secdenin izini buluyorsan, hiç tereddüt etme, yüz süreceğin toprağı bulmuşsun demektir. o haldeyken bırak kalbin o kalbe secde etsin!