“Allah Teâlâ rızıkları taksim ettiği gibi amelleri de taksim etmiştir. Bazı insanların gönlünün inşirahı namazla olurken oruçla olmaz. Bazısınınki de oruçta olmaz da sadakada olur. Bir başkasınınki de namazda olmaz da cihadda olur. İlmi yaymak ve öğretmek ise en hayırlı amellerdendir. Ben, Allah’ın bana gönül inşirahı verdiği bu işten hoşnudum.” İmam Malik
KIŞ
"Kış geldi" kar yağdı,
Her yere soğuk saldı.
İki taraf olsak,
Kar topu oynasak.
Yaz gitti, güz gitti,
Yine geldi kış baba.
İsmet Özel
İsmet Özel’in 9 yaşındayken yazdığı, ona şiirin kapısını açan KIŞ şiiri.. Bu şiir daha 9 yaşında onu mısra sahibi yapmış, şiirin yükünü ve şair hassasiyetini o yaşlarda yüklenmiştir.
İsmet Özel, şiirlerinde çocukların katledilmesini öyle derin işliyor ki birçok şiirinde buna tanık oluyoruz. Hangi dinden, ırktan, renkten olursa olsun çocuk kelimesini kainattaki tüm çocukları kucaklayarak haykırıyor şair:
“Yaşamak berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır” diyerek. Yaşamayı çocuklar için savaşmak olarak tanımlayacak kadar cesur ve onurludur ama o bu noktada bile suskun ve kederli olduğunu söyler.
Aynı şiirin devamında:,
“etlerimiz kokar
gökyüzünü kokutur “ diyerek çocuklar için yaşamayan ve savaşmayan insanların çürümüş birer leş olduğunu ve o iğrenç kokunun bulutları dahi kokuttuğunu söyler. Çocuklar için savaşamayanların içindeki kötülüğü biraz Ömer öfkesiyle dışa vurur.
Peki ya çocuklar için savaşmayıp da “imperyalism” için savaşan insanların çıkardığı koku! Hele ki kendini insan zanneden bu şahısların İsmet beyi karalamak için ağzını açıklarında çıkan kokunun tasvirini size bırakıyorum.
İsmet Özel’i hazmedemeyenler genellikle onun dönek bir insan olduğunu falan söyler. Ama bunu yaptıklarında kendi iğrençliklerini faş etmiş olurlar.
Öyle ki İsmet Özel’in Müslüman oluşunu döneklik olarak görmek ancak kâfirlere yakışır bir ifadedir. Ve yazarın sağ-sol-İslâmcı-kominist çizgilerde görünmüş olmasını bir sinsilik ve gündemde kalma endişesi olarak yansıtmaya çalışanlar, İsmet Özel’in onları dünyalık hesapları yüzünden terk ettiği gerçeğiyle yüzleşemezler.
“Her çıkmaz sokağın çıkmaz olduğunu anlamak için yolun sonuna kadar yürümek
Kimsenin kendine ait bir zamanı yok. Kimsenin kendi acısı yok, anısı yok, rüyası yok, arzusu yok. Herkes koronun en ortasında en yüksek sesi çıkarmak için çırpınıyor.
Peygamber-i Ekber buyuruyorlar ki, "Sevdiklerinize sevginizi izhâr ediniz." Yunus diyor ki, "Sevdiğimi söylemezsem, sevmek derdi beni boğar". Görüyorsunuz ki, hilkât muhabbet üzere ve aşk üzere halkedilmiş.