9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım… Kitabın Adı- Aylardan Kasım Günlerden Perşembe Kitabın Yazarı- Ayşe Kulin Kitabın Sayfa Sayısı- 176 Bugün sizlere öyle güzel bir kitap önerisi ile geldim ki… Tabi ki Semra tavsiyesi ile okuydum Ayşe Kulin kalemini sevdiğim ve tarihi kurgularda başarılı bulduğum yazarlardan biri. Bu kitabında Atatürk’ün çocukluğundan, gençliğine, başarılarına, aile hayatına, aşk hayatına, yaptığı yenilik ve liderliklerin yanında pek çok özelliğine de değinilmiş. Kitapta Atatürk’ün derin iç hesaplaşmasına tanıklık ediyoruz. Okurken çok etkilendiğim bir kitap oldu. Kitapta çocuk Mustafa’yı, aşık Mustafa’yı, lider Mustafa’yı ve her şeyin arasında yapayalnız kalmış bir adamın hikayesini okuyoruz. Okumayan, okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum Kitaptan Alıntılar ”Beni ölümden kurtaran yazgım, bana, ‘Yapayalnız kal.’ diye buyurmuş olmalı ki ben ömrümü hep kesif bir ormanın içinde tek başına bir ağaç gibi sürdürdüm.” ”Kalabalıkların alkışları arasında yükselen her lider, aslında kendi yalnızlığının zirvesine tırmanır.” ”Bir ülkenin kaderini değiştirebilirsin Mustafa, ama kendi kaderinin yalnızlığını asla…” . . . . . . @benaysekulin
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,495 okunma
Puan vermedi·416 syf.·
2020 648. kitabı
Öyle bir roman düşünün ki eserin karakterlerinden bir tanesi gelmiş geçmiş en önemli filozoflardan biri Nietzsche, diğer tarafta psikanalizin kurucusu Freud, devrinin en önemli doktorlarından biri olan Josef Breuer ve tabii ki güzelliğiyle etrafındaki erkekleri kendine hayran bırakan, adı Nietzsche, Rilke hatta Tolstoy'la aşk dedikodularına karışmış, başına buyruk ve önemli edebi eserler ortaya koymuş olan Lou Salome. Böyle bir kadronun varlığı bile o kitabı çekici kılıyor, okuma isteği oluşturuyor. Roman olmasının yanında edebi anlatımı, felsefik, psikolojik ve tarihi içeriğiyle de dolu dolu bir eser. Doktor Breuer ve Nietzsche kitabın iki ana karakteri olarak görülmektedir. Yukarıda saydıklarım ve sayamadığım diğer karakterler de yan karakterleri oluşturmaktadır. Ümitsizlik içerisindeki Nietzsche'yi tedavi etmeyi üstlenmiş Doktor Breuer ile Nietzsche arasında bu tedavi sürecinde aralarında geçen diyaloglar kitabın ana hatlarını oluşturuyor. Tabii ki hasta koltuğundaki isim Nietzsche olunca zamanla roller değişiyor ve Nietzsche, Breuer'ın doktoru oluyor. Günden güne iyice birbirine açılan bu iki insanın içsel yolculukları, tıkındıkları yerde birbirlerine yardım edişleri, ikili arasında gerçekleşen felsefe, psikoloji içerikli entellektüel sohbetleri benim için tadına doyum olmaz nitelikteydi. Yazarın anlatımı da ekstra bir alkışı hakediyor. Benim gibi çok felsefe içerikli eserler okumayanlar bile bu anlatım şekliyle kitabı okumakta ve anlamakta çok zorlanmayacaktır. Gönül rahatlığıyla bu güzel eseri okumayan herkese tavsiye eder, şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Değmez.
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:32
bir insan için ya da bir aşk için ya da durun. kendi gerçeğini göremeyen, sürekli bahaneler uyduran, sizi kendinizden şüphe ettiren birinin hayatını okuduk resmen. adelaide, sonunda her şeyi anlayıp kendi gerçeğini bulman gerçekten muhteşemdi. her ne kadar içinde kendi sorunları da olsa bir başkası için “aşk” adı altında bu kadar çaba, fedakarlık sadece sana zarar verir.
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,984 okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:46
🪽 Evet sevgili kitap dostlarım bugün sizlere kalemiyle yeni tanıştığım @tugbasariunal ın #eros kitabı ile geldim . Ben yazarın kalemini çok sevdim ️ 🪽 Annesi Afrodit , ona güllerden bir beşik , rüzgârdan kanatlar , ışıktan bir yay verdi. Babası kimdi diye sorarsan _ cevabı , rüzgâr ve güzellik arasındaki anda gizliydi. Bazılarına göre Ares, savaşın tanrısıydı çünkü her aşk bir savaşla başladı. Bazılarına göre Hermes , aklın habercisiydi çünkü her aşk bir düşünceden doğardı. Ama gerçkte , Eros 'un babası yoktu. O , Afrodit'in kalbindeki özlemin çocuğuydu. Aşk , dokunulmamış sevgiden doğan ilahi bir duyguydu. 🪽 Olimpos'ta bir tanrı vardı ki Eros 'tan rahatsızdı: zeus. Çünkü o , her şeyi yönetebiliyordu ama aşkı değil. Eros'un bir bakışı , zeus'un fırtınalarını susturabiliyor, korkutucu gücünü kuş tüyü kadar hafif kılabiliyordu. Ve diğer tanrılar onun yüzünden birbirlerine düşman olmaya başlamışlardı. Aşk başlayınca savaşlar da kaçınılmazdı. 🪽 Eros mitolojide Aşk tanrısıdır. psykhe ' nin Antik yunan da adı " Ruh" anlamına geliyor . Bu yüzden Aşk ve Ruh 'un yolculuğu mitolojide sık sık birlikte anılır. Hikaye aslında Aşk'ı bulmaktan çok Ruh 'u olgunlaştırmaktır. Aşk anlayışı çağlar boyu nasıl değişti ? Eros sadece Aşk tanrısımıydı ? Mitoloji yi seviyorsanız bu kitap tam size göre mutlaka bakmalısınız Eros ve Psykhe nin hikayesini okumaya hazırsanız sizi efsaneler çağı serisine davet ediyorum
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202612 okunma
Puan vermedi
Herkese selam kitap dostlarım Bugün sizlere metaforlarla anlatılan bir aşk hikayesi ile geldim.. Kitabımızda karakterlerin adı yok, önce ondan bahsedeyim.. Adamın adı adam, kadının adı kadın.. (Burda aklıma prens dizisindeki köle ve kadın geldi istemsizce ) Petrikor; Yağmur’un toprağa düştüğü o ilk anın kokusu.. Hikayemiz adamın tabiriyle yokluk ülkesinde geçiyor.. başkahraman adamımız aslında hayatı çok da ciddiye almayan, biraz kendi halinde, biraz da kendi içinde espritüel biri.. İş yerinde tanıştığı bir kadınla zamanla yakınlaşır.. gerek iş yerindeki kahve molaları, gerek arabaya kadar eşlik etmeler.. bütün bunlar bu ikiliyi zamanla birbirine yaklaştırır.. Ama ikisi de bulundukları durumdan korkmaya başlarlar.. Çünkü aşk başa beladır ama kalbe anlatamazsın.. Her buluşmalarında yanlarında bir de o vardır: Yağmur Sanki hikayenin tamamlananabilmesi için eksik olan bir puzzle parçası gibi.. Kadın-Erkek ilişkisi aynı zamanda gezegenler üzerinden metaforlanmış ve kurguya yedirilmiş.. İlişkilerin olmazsa olmaz çetrefilli yolları karakterlerimizi finalde bambaşka noktalara sürüklüyor.. Okuduğum en ilginç kitaplardan olduğunu söylemem gerekir.. Aşkın, metafor hali de diyebilirim.. Finalinde ise hem şaşırdım hem üzüldüm aslında hem de karakterlerden biri adına sevindim.. Tavsiye ederim 
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202676 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:10
Asıl adı Hatice Saadet Derviş ve Nazım Hikmet'in çocukluk arkadaşı olan Suat Derviş, döneminin siyasi ve toplumsal mücadelesini tüm mağduriyetine rağmen bırakmayan gazetecilerdendir. Buna ek olarak Devrimci Kadınlar Birliği'nin Kurucusu olmuş ve kadın hakarıyla ilgili çalışmalarıyla iz bırakmıştır. Paylaşmakta olduğum bu kitapta iki roman bulunmaktadır. Kitaba adını veren "Onu Bekliyorum" ilk kez Cumhuriyet gazetisinde, ikinci roman olan "Büyük Ateş" de Son Posta gazetesinde tefrika edilmiştir. Daha önce paylaştığım Hiçbiri romanında olduğu gibi, bu iki hikayede de aşkla sınanan kadınların dünyasını anlatır. Her iki romanın da ortak noktası evliyken başka bir adama aşık olan ya da olduğunu zanneden kadınların duygusal çalkantılarıdır. Zira Hiçbiri de benzer bir konuya sahiptir. Özellikle "Onu Beklerken" bölümünü okurken ekstra gerildiğimi hissettim. Kocasına duyduğu aşk yüzünden yeteneğinin köreldiğine inan kadının buhranı bana "aklını başına topla be kadın" dedirtti durdu. Kadınlara olan duyarlılığına, yaşam hikayesindeki mücadeleye büyük saygı duymakla birlikte sürekli kadınların sadakatle sınamasını konu edinmesiyle, açıkçası Suat Derviş'in donanımının altında kaldığını düşünüyorum. Kadının toplumdaki yerini, haklarını, varlığını vurgulayan daha dikkat çekici hikayeler oluştursaydı, dönemin toplumsal ve siyasi yapısını dahil ederek tarihsel bir boyut kazandırsaydı gazetecilik kimliğiyle daha uyumlu olacaktı görüşündeyim. Her ne kadar hikayeleri kadının özgür seçim hakkına değinse de, sanıyorum ki daha güçlü içerikler okumak beni daha fazla etkilerdi. Suat Derviş romanlarını, kalemi temenni ettiğim keskinlikte olmasa da, akıcı anlatımıyla dinlenmek için okunabilecek keyifli romanlar olarak görüyorum. Siz de küçük bir mola vermek isterseniz
Onu BekliyorumSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2020125 okunma