Grange beni hep etkilemişti ama kendinden hikaye beni mahvetti!..
Puan vermedi·280 syf.··
2026 30. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:49
Jean Christophe Grange’ın her kitabını bir solukta okumuşumdur, uyarlanan filmlerini izlemişimdir.Hep ona sorulduğu gibi “Bunlar aklına nerden geliyor?” diye ben de düşündüm. Ama gerçekten esinlenmesi büyük bir hüzün, acı bıraktı bende. Bu kadarı da olmaz diyebileceğimiz şeylerin hayal ürünü olmadığını görmek, hissetmek hayatın adil olmadığı sorgusunu tekrar yaptırdı bana.. Keşke hayal ürünü olsaymış, bir kadının, bir evladın, bir insanın bunları yaşamış olması gerçek olmasaymış .. İçim parçalandı ve bunu tarif edecek kelime ya da cümleler bulamıyorum. “Ben Şeytanın Oğluyum” okuduğum en sarsıcı kitaplardan biriydi. Kitabı etkileyici kılan şey yalnızca yaşanan olaylar değil, bunların yazarın kendi hayatından izler taşımasıydı. Sayfalar boyunca bir insanın yaşadığı acılara, çaresizliğe ve mücadeleye tanıklık ettim. Ancak bazı bölümler vardı ki onları okurken yalnızca üzülmedim; içimde derin bir sızı hissettim. Özellikle “Bazen çok daha kötüsü oluyordu; beni bebeği yalnız bırakmaya mecbur ederek zorla gece âlemlerine götürüyordu!” cümlesi beni derinden etkiledi. Bir annenin, en değerli varlığı olan bebeğinden ayrılmaya zorlanması ve bunun karşısında çaresiz bırakılması bana acımasızlığın ne kadar ileri gidebileceğini düşündürdü. Bu cümleyi okurken yaşanan olayları gözümde canlandırdım ve bir annenin kalbinde açılan yarayı hissetmeye çalıştım. O anlarda hissedilen korkuyu, vicdan azabını ve çaresizliği düşünmek bile üzücüydü. Beni en çok etkileyen bölümlerden biri de “Jean-Christophe’ a her gün benim fotoğrafımı göster. Beni unutmasın!” sözleri oldu. Bu cümlede bir annenin bütün sevgisi, özlemi ve korkusu saklıydı. Bir annenin çocuğuna kavuşamama ihtimali karşısında tek dileğinin unutulmamak olması yüreğimi burktu. Bu sözleri okurken boğazım düğümlendi; çünkü burada
Ben Şeytanın OğluyumJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 0139 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:37
Kerbela sadece tarihte kalmış bir katliam değil; bir ahlak, vicdan ve karakter okuludur. İnsanların güç, para ve makam için inançlarını sattığı bir dünyada, boynunu sadece yaratıcısının karşısında eğenlerin destanıdır. Bugün bu tarihi okuduğunuzda yüreğinizde bu sızıyı hissediyor ve "Zalimin yanında olmaktansa hakkın safında dururum" diyebiliyorsanız, Hz. Hüseyin'in vermek istediği mesaj aradan geçen yüzyıllara rağmen asıl hedefine ulaşmış demektir.
Kerbela Şehidi Hz. HüseyinAdil Akkoyunlu · Çıra Çocuk Yayınları · 201910 okunma
Reklam
10/10
·112 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:45
Bu kitabı okumaya başlamadan önce Suriyelilere ve mültecilere iyi bir gözle bakmıyordum lakin kitabın içine girdikçe kendimden utandım. İnsan olmayı nasıl da unutmuşuz, bir insanı önce dinlersin sonra ne yapman gerektiğine karar verirsin ya, normali bu olmalı anormalce o insanları yargıladım sokakta dilenci konumunda gördüğümde "gidip çalışabilirsiniz" dedim. İnsanoğlu acımasız bir varlık. Küçükken onların neden bizim ülkemizde olduğunu sorgulardım, ülkelerinde savaş var derlerdi aldırmazdım savaş varsa savaşmalılar bunu savunurdum nereden bilebilirdim ki aslında o savaş yüzünden sevdikleri insanları kaybederken ve bedenlerinden vazgeçtiklerini... Bu kitaptan şöyle bir ders çıkardım ne yaşarsam yaşayayım daima adil ve iyi bir insan olmaya çalışacağım. Her insan bir değilmiş ülkemize geldiklerinde bizim kız çocuklarımıza ellerini uzatan soysuz alçaklar ve saygısını bozmayan Rejim'in zulmüne direnmiş ruhlarını iyileştirmeye çalışan masumlar olarak insanlar ikiye ayrılıyor. Sednaya Hapishanesi Ali Polat İyi ki bu olayı kitaba aldınız hocam Dünya'dan bihaber ben ve benim gibilere bu kitap ders olsun.
Sednaya HapishanesiAli Polat · Liman Yayınevi · 20258 okunma
Mükemmel düzenin hayali ütopya
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:35
Ütopya aslında kusursuz bir dünya hayali kuruyor. İnsanların para hırsıyla değil, eşit ve daha adil yaşadığı bir düzen anlatılıyor. Herkes çalışıyor, kimse aşırı zengin ya da aşırı fakir değil. Ama kitap sadece güzel bir yer anlatmıyor; aslında insanların açgözlülüğünü, adaletsizliği ve bozuk düzeni eleştiriyor. Okurken “Böyle bir dünya gerçekten mümkün mü?” diye düşündürüyor. Bence en güzel yanı da bu: sadece bir hikâye değil, insanı toplum hakkında sorgulamaya iten bir kitap olması. Okurken bazen “Bu kadar düzenli bir hayat sıkıcı olmaz mı?” diye düşünüyorsun, bazen de “Keşke bazı şeyler gerçekten böyle olsa” diyorsun. Bence kitabın etkileyici yanı tam olarak burada başlıyor. İnsanı hem umutlandırıyor hem de yaşadığı toplumu sorgulatıyor.
ÜtopyaThomas More · Panama Yayıncılık · 202324,6bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:00
#okudumbitti#essenilerinöğretileri 1947 yılında Kumran çölünde bir mağarada 2 bin yıllık İbranice, Aramice ve Yunanca el yazmaları bulunur. Bunlar “Ölü Deniz Yazmaları”dır. Bu yazmalarda Esseni topluluğunun yaşam biçimi, inanışları, günlük rutinleri aktarılmıştır. Essenîler M.Ö 2. ve M.S 1 yüzyılda yaşamıştır. Münzevi ,günlük ibadetlerini aksatmadan yaşayan ,sabah ayinleri yapan ve doğayla barışık yaşayan bir topluluktur. Vakitlerinin çoğunu eski yazılar,ilim,şifa, astronomi ve özel bilgi dallarını öğrenerek geçirmişlerdir. Ayrıca Essenileri için oldukça önemi olan Hayat Ağacı on dört pozitif gücü temsil etmekte yedisi semavi ve kozmik, yedisi de dünyasal veya gezegensel güçleri temsil etmekteydi. Hayat Ağacı’nın her bir kökü gücü ve kudreti temsil etmekteydi. Ağaç ile temsil edilen meleklerle irtibata kurmaktaydılar ve Melek lisanını biliyorlardı . Essenilerin her gün sabah ve akşam olmak üzere uyguladıkları “İrtibat Ayinleri” ile hem dünya, doğa ve kozmik enerjiyle birleşiyor hem de canlı fiziksel güç olarak ruhun tekamülü yolunda çalışmalar yapmışlardır. Essenîler için uyum,huzur (barış) demektir. Onlar için insan bedeni (fizik beden), bir duygu bedeni(astral beden), bir de düşünce bedeni (metal beden) olmak üzere üç beden olduğuna inanırlardı. Essenilere göre beden yüz binlerce yıldır tekamül eden faal bedende yaşam ve kozmosun bütün kanunları tezahür etmektedir. İnsanın üç rolü; Birincisi kişinin tekamülü, ikincisi yaşadığı gezegene karşı işlevi ve üçüncüsü de kozmosun bir birimi olarak amacını içermektedir. Essenilerin Yedi Kollu Barışı onların iç öğretilerinin özetini oluşturur. Beden ile Barışma, Zihin ile Barışma, Aile ile Barışma, İnsanlık ile Barışma, Kültür ile Barışma ,Dünyevi Ana’nın Krallığı ile Barışma, Semavi Baba’nın Krallığı ile
1000Kitap
Enok'tan Ölüdeniz Yazmaları'na Dek Essenilerin ÖğretileriEdmond Bordeaux Szekely · Hermes Yayınları · 20249 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2018 84. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2018 00:00
Ferican İki Mevsim, ismi gibi ayrı duyguları, aynı anda yaşatan bir tarza sahip. İlk sayfalarda olayları anlatan karakterin, kendinden öncesini de yaşamışcasına aynı kalıpla anlatmasını garipsedim. Alışınca son sürat devam etti. Yaşananlar, karakterlerin güzel yansıtılması, okuyucunun kıyıdan köşeden kendisinden bir şeyler bulması, bizden olan sevdiğimiz türkülere yer verilmesi, samimiyeti, sıkmadan akıcı bir şekilde okumamı sağladı. Mirza. Eylül'ün oğlu. Onun gözünden görerek başlıyoruz kurguyu anlamaya, onun hayatındakileri tanımaya. Ailesini anlatıyor bize, her ferdini ayrı ayrı, artıları ve eksileriyle birlikte. Yaşadıkları yerden ayrılmalarına vesile olan olaylar, yabancı olmadığımız, kim bilir kaç kişinin yaşamak zorunda kaldığı hayatları anlatıyor. Sonrasında yeniden hayata tutunma çabaları, aile içi çatışmaları, o çatışmalara rağmen birbirlerine sahip çıkmaları çok güzel işlenmiş. Şubat'ın kızı Pınar dahil oluyor Mirza'nın hayatına. Çocuksu atışmalarla başlayan, birbirlerinden gizledikleri aşkları Mirza'nın itirafından sonra boyut değiştiriyor. Aynı acıları, kayıpları yaşamamak için, hep daha iyi olmalı diye söz veririz ailelerimize. 'Kendini kurtar' derler hani. Bazen bunu yaparken yaşamayı unutuyor muyuz acaba? Bize ait olan ya da ailelerimizin aşıladığı hırslarla yolumuza devam ederken neleri göz göre elimizin tersiyle itiyoruz? Belki bir yere kadar doğru, ama fazlası? Kitabın sonu az çok tahmin edilebilir durumdaydı, yine de çok şaşırdım. Yazarla aynı sonuca varmışız ama gidiş yönlerimiz o kadar farklıydı ki, devam kitabına olan merakım katlandı. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Ferican İki MevsimAdil Güneş · Cinius Yayınları · 201844 okunma
Reklam
Reklam