Gerçek inanç, başına kötü şeyler geldiğinde de devam edebileceğine duyulan inançtır. Hayatın adil olmadığını ve bir gün belki de seni çok üzen bir şeyi yaşayacağını bilmek ama bir şekilde buna katlanabileceğine de inanmak seni çok daha dayanıklı yapacaktır. Syf 77 Kendini Tüketmeden Yaşa
Alıntı
Kişi kendine adil davranmadığında şunu yapar: Yanlış kararlarını başkalarına yükler, hatalarını koşullara bağlar ve eksik disiplinini "şanssızlık" diye adlandırır. Epiktetos
1000Kitap
Reklam
Makrofaj
Saçların çözülse cinnet olur tabiri Hep kemanın tellerinde buldum aynı taksimi Bileklerinde insanın tutulur mevsimi Dönecek nevrimiz, bakmadığın yerdeyim beni taşlamayan cani Bi' şey öğretmedi maarif Geride bıraktığım kim varsa fahiş Satılır yani, hem de ucuz bariz Şimdi benle yaşamak istemez diğer yarım Şimdi bende yaşamak istemezdim, inan zordayım Kimde denge çubuğumun kırılan parçası? Öfke nöbeti geçirmezsem sıkıntıdan patlarım Söyle senle çizelim hatları Kara listem kabarsın öldü makrofajlarım Salyan aktığında ilaç vakti aslanım Sus aşkına başlarım be başka Bi' şey konuşalım mesela ölüm var be gafil O kadar korkma ölüm alt tarafı nakil Bi' tasmadır şu boyna vakit Sen özgürüm sanarsın, esaretin baki Göz ucumda takıl bari Korkarak yaşanmaz olum gel bi' otur sakin Âlemiyân üstüne konmazsa adil Saçma sapan duydukları insanlara kafi
Erk Hayvanı Bulma Çalışmasına Dayalı (Korku dönüştürme)
Şamanizm’de Yılanın Anlamları 1. Koruyucu Ruh - Şamanın yardımcısıdır: Kötü ruhlara karşı şamanı korur. - Yolculuk rehberi: Gökyüzü ve yeraltı yolculuklarında şamana eşlik eder. 2. Dönüşüm ve Yenilenme - Deri değiştirme özelliği, ruhun eski yüklerinden arınıp yeniden doğmasını simgeler. - Bu yönüyle yılan, ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgiyi temsil eder. 3. Bilgelik ve Gizli Bilgi - Spiral hareketiyle evrenin enerjisini ve yaşam döngüsünü sembolize eder. - Yeraltı bilgeliğinin taşıyıcısıdır; şaman için gizli öğretilerin kapısını açar. 4. Çift Yönlü Doğa - Zehir: Ölüm ve korku sembolü. - Şifa: Aynı zamanda iyileştirici güç. - Bu çift yönlülük, yılanı hem korkutucu hem de kutsal kılar. Küçükken korkutulmuştum sahtesiyle sonrasında küçüğünden- büyüğünden, dirisinden- diri olmayan halinden korkmuştum. Rüya tabirlerininde de "düşman- korku- gölge" sayılırdı, özellikle rengi siyahsa ya da saldırası gelmişse. Çoğu zaman da beni yılan kovalardı, bana saldırmak isterdi: çoook uzun, kapkalın, simsiyah. Yüzünü ve o pullarını dahi net ve yakından görürdüm. Kaçardım. Sonra bir yerde "Korkuya neden olan da biziz: Yüklediğimiz anlam." tarzı bir şey okumuştum. "Cidden ya, yılan yerine kelebek gelseydi korkmazdım mesela. Veya civciv. Ayrıca madem yılan geliyor, adil bir savaş için benim de yılan olmam lazım. Eheehee sen şimdi naneyi yemedin mi? (:" moduna girmiştim. En son bir rüyamda kaçmak yerine siyaha karşı bembeyaz bir yılana dönüşüp onun kafasını koparmıştım: Rüyada olan ben artık yılandım cidden. Ve gören ben ise şok olmuş haldeydi. Ondan sonra bir daha kovalamaca olmadı. Ve bazen yerin katlarını toprak yerine yılandan gördüğüm olmuştu. Hiç boşluk yok, zemin ve altı canlı yılan kaynıyor. Ben üstlerine basarak hareket ediyordum. "Tövbe Yarabbi, tüm akrabalarımızın gerçek
Duygu ve Düşünce
otlar diken diken bu bedende ben kulakları kızarmış toprağın altında hatrına yatır sayılmışım ıssızlığın doğmuş da küllerimden hayal-et sesinde dağılan MİK Serisi - 4 Mart 2022, 22.22 Mavi bakışlarına hiçbir zaman hazır olmadım ama onları üzerimde hissetmediğim, beklemediğim zamanlar da bakışlardan uzakta kalan yönden ayrılamadılar. Ne adil bir dünya — her şeyin karşılığını veriyor. Yine de kendimi torpilli hissediyorum. Kendimce acılarımı sevebilmek bir yana, onları sevinçlerimdeki acılardan daha çok sevebilmek ayrı. Kafam karıştı. Olmadığım yerlere nasıl geldim? Sormadığım sorularla sanırım... MİK Serisi - 5 Mart 2022, 23.42
Anlayamıyorum sizi?
Yarın dünya kupası için maç var ve bizimde milli takımımız da gidiyor. Sırf bunun için yarınki lgs iptal edilip cumartesiye alındı. Herkes bu anı paylaşılıyor özellikle nasıl uğurlandıklarını! Yarınki maç için sabahın 4'üne 5'ine alarmlar kuruldu.. Peki Filistin'de ki savaş için neden herkes paylaşım yapmadı, boykot yapmadı bunun için klipler yapmadı? Sabah namazına kalkmayan, buna üşenen insanlar sabahın 4'ünde sırf maç için kalkıyor, üşenmiyor! Peki neden Filistin'de ki bombalar için klipler yapmıyorsunuz? Neden Filistin'e giden yardımlar, kişiler için paylaşım yapmıyorsunuz? Anlayamıyorum ben insanları sırf bir maç için yaptığınız şeyleri insanlar ölürken,bombalanırken umrunuzda değil! İster Filistin olsun ister diğer zulüm altındaki müslüman devletler olsun çok KOLAY UNUTULDU!! Burda bunun hakkında paylaşım yapan arkadaşlar var mı bilmiyorum görmedim ki çokta girmiyorum ama her yerde bu maç için yapılan şeyleri gösteriyorlar o yüzden böyle bir yazı yazmayı gerek gördüm. Son olarak her şeyde işte Türk, türk dediğin böyle olur, türkün gücü gibi şeyler görüyorum. Hayır! Türk dediğin, bir maçın heyecanına kapılıp yanı başındaki dünya yangınını unutan bir topluluk değildir. Bugün ekranlarda parlatılan bu duyarsızlık, bizim asıl ruh kökümüzü yansıtmıyor. Çünkü tarih şahittir ki: Türk demek, merhamet demektir; Türk demek, mazlumun sığınağı demekti. Bizler, sadece kendi sınırlarını değil, yeryüzündeki tüm masumları korumayı vazife bilmiş bir ecdadın torunlarıyız. Osmanlı Türk'ü, gittiği her yere sadece adalet götürmüş; Endülüs'ten İrlanda'ya kadar dini, dili ne olursa olsun her mazlumun gözyaşını silmiştir. Vakıflar kurarak sokaktaki yaralı kuşları bile düşünen, sefeğe giderken kopardığı meyvenin parasını ağaca bağlayan bir ahlakın mirasçılarıyız. Bu
Reklam
Reklam