Yetişemedim
Güller, papatyalar Bir seviyor bir sevmiyor Nereden başlasam Bana çıkıyor sevmiyor Bir hüsran içimde Sevsin diye melek oldum Unuttum bil mukabele Şeytanın da bir melek olduğunu Tanrı bile bilmez eksikliğimi Sevgi çıksın falımda İz sürerek geldim Ama hep gerideyim Ne kadar yaklaşsam da Bir adım ötede dünya Ben herkese yetiştim Bir bana yetişmedi dua
Yasaklanmış bir ülkedir gözlerin. Geçit vermez yerleşik sevdalara. Yurtlandırmaz bir bakışı, gülüşü. Konar göçer kirpiklerinin ucundan. İhlali sonsuzluktur bu sınırların, İhlali kayboluştur bu gözlerin, İhlali esaret, ihlali sürgündür. Bundandır sana sürgünlüğüm. Gözlerinin önünden geçişim bundandır. Geçip de konuk olamayışım. Bundandır defalarca gölgen kadar yakınlaşıp da Yüreğinin izini seyredişim Elimi sonsuz kere uzatıp, Gizliden bin kırıkla geri çekişim bundandır. Bundandır dokunmaya bir adım kala eşkıya misali kaçaklığım. Hiç bir şeyle tarif edemeyişim gözlerini Derinliğinin ve gizlinin sırrına eremeyişim kelimelere sığdıramayışım Bundandır mahkum edildim sürgünlüğe İsyanım sana değil zamansız gidişinedir isyanım, yüzüne el süremeyişimdendir. İsyanım, yüreğine dokunamayışımdandır. Gözlerinin içinden öpemeyişimdendir isyanım. Sürgün edildim sana
Reklam
Güz Sarısı Epiloğu
İşte bu son perdesiydi başladığımız oyunun İzahı yoktu aramızda konuşulan bu konunun Sanrılarla baş başa raks ederken o akşam Cebimde geçmişten kalan kapkara bir yaşam Meğer hep ona dayanıyormuş attığım her bir adım Hangi patikadan sapsam, ona çıkıyor yollarım Sen ki bu can evimde hüküm süren yaşamsın Ruhuma mühürlenmiş büsbüyük bir gamsın Sustu o koca nehir, kurudu pınarlarım Artık bu ıssızlıkta kime neyi anlatırım Karşımda duran ayna bile yabancı sese Hapsetmiş kendi kendini o daracık kafese Buram buram bağırıyor içimdeki şu çocuk Bulamıyor tenine saracak eski bir gocuk Müsaade etmez elbet bu sonsuz gâma Yaradan Bir gün elbet çekilir bu gölgeler aradan Sanki tek bana bahşedilmiş bu güz sarısı epiloğu Bu sessiz yalnızlıkta can çekişiyor bir kuğu Zamansız vedalarla kararır her an devran O kafesteki gönül öyle güçlü, öyle yaman Bir konçerto ortasında kesilse keşke nefesim Kendi kendine hayaller kuruyor bak iç sesim Ah güz sarısı sen neden bu kadar nazlı ve elemsin Hükümsüz bir infazda boynuma inen kaddesin Söyle şimdi yad ellerde tek başına mı kaldın Yoksa o sahte rüyayı gerçek hayat mı sandın Zemheri vurdu bak yine, sustu bütün şarkılar Zihnimin dehlizlerinde kanar eski sancılar
Şiir
Bazı anlar en tatlı tebessümü olur insanın.Çokça şükür :))
Gönül heybemde niyetim, dilimde ilk adımın heyecanı... Yolun sonu değil, yolun kendisidir güzel olan. 18.06.2026...
İlk Adım ❥
Hindistan'ın geleneksel olarak tüm enerjisini ve taktiksel kapasitesini Pakistan odaklı (terörle mücadele, sınır sızmaları) geliştirmesi, kuzeydeki devasa Çin (Sino) tehdidini ikinci plana itti. Galwan Vadisi (2020) ve Doklam (2017) krizleri, Hindistan'a şu acı gerçeği gösterdi: Çin ile mücadele sadece sınırda devriye atmakla değil; dil bariyerini aşmak, siber alanda üstünlük kurmak ve Çin'in opak (kapalı) karar alma mekanizmalarına sızabilmekle mümkündür. Hindistan, 2020'de Genelkurmay Başkanlığı (CDS) makamını kurarak askeri entegrasyonda bir adım attı; ancak istihbarat reformu (yasal zemin, sivil denetim ve operasyonel modernizasyon) gerçekleşmeden bu "sert ve kararlı duruş" bir söylemden ibaret kalmaya mahkumdur. "Gölgelerdeki adsız kahramanlar" ne kadar fedakâr olursa olsun, arkalarında güçlü bir kurumsal sistem olmadığında faturayı yine cephedeki asker ve sokaktaki vatandaş ödemektedir.
Tarih
Umut
revamı beni böyle kurşunlamak derinden ruhum bakamaz oldu güllere kederinden revamı içimde soluklanan kuşların kırmak kanatlarını sonrada bakmaksızın arkaya bir defa bırakıp adım adım istihza tohumları bu zamansız şairi incitmek reva mıdır sevindirmek dururken öldürmek reva mıdır Nurullah Genç
Şiir
Reklam
Reklam