Aşk uğruna ölümü kabul etmeyi reddedenlerin tarihinin başında duran figür Orpheus'tur. Hala hayattayken Hades'in karanlık dünyasına bir göz atma ya da oraya adım atma girişiminde bulunan başkaları da olmuştur ama kimse Orpheus
gibi, sevgilisini hayata döndürmek için ölüler alemine girmemiştir.
Gerçek anlamda bir hatırlamayı, her şeyi unutarak başarabiliriz ancak. Zayıf bir bellek zaman öncesi bir dünyayı bize ifşa eder. Adım adım belleğimizi boşaltarak kendimizi zamandan koparırız. Bu yüzden uykusuz gecelerde çok eski korkularımızı, hatırlamadığımız dünyaları tekrar yaşarız, sanki bir hatıra bizi yakalamış gibi. Böyle geceler, mevcut belleğimizi (yani tarihimizi) yok etmek yerine, zamanda geriye giden kıvrımlı yollara düşürür bizi. Uykusuzluk,
köklere çekiliş ve bireyselliğin başlangıcıdır. Zamanı optik bir yanılsama haline gelene dek inceltir, bizi ondan çekip alır ve son hatıralara sürükler, yani ilk olanlara. Uykusuzluğun ezgili dağılışı eşliğinde geçmişimizi tüketiriz. Ve böylece tüm zamanla birlikte ölüp gitmişiz gibi görünürüz.
lyi konuşmak,anlattığını dinletebilmek insanı illaki bir adım öne çıkarır.Ama sen de dinleyeceksin;etrafının, başkalarının söylemlerinin farkına varacaksın;kendi düşüncelerini kafanda tartacak ve sözlerini dengeli bir şekilde sarf edeceksin...