asya

asya
@adovnes
sude .⁠。⁠* "Bastırmaya çalıştığımız her güdümüz, zihnimizde yuvalanan bir yılan gibi bizi zehirliyor."
"İçindeki bir hatıra kimi bu dolambaçlı sefil sokakta bu acınası şarkıyı yeniden yüreğinden çekip çıkarmaya sürükler ki?"
Sayfa 14 - Koridor yayıncılık
Alıntı
Reklam
Ay Işığı Sokağı
"Bu suskunluğun bir yalan olduğunu ve bu sokağın bulanık pusu altında dünyanın çürümüşlüğüne ait bir şeyin parıldadıgını açık seçik duyumsuyorum. Ama yine de öylece durmaya, olduğum yerde kalmaya devam ettim ve boşluğa kulak kabarttım.Kenti artık hissetmiyordum, ne sokağı ne de kendi adımı, sadece burda yabancı olduğumu, muhteşem bir kopuklukla bir bilinmezin içinde öylece dikildiğimi,İçimde hiç bir niyet, hiç bir mesaj ve hiçbir bağ olmadığını, ama yinede çevremdeki bütün bu karanlık hayatı damarlarımda akan kan kadar doludizgin hissettiğimi algıladım. Burada bana uygun hiçbir şey olmadığı ama yine de her şeyin benim bir parçam olduğu duygusu vardı içimde, dahil olmanın ve ilgisizliğin beraberinde getirdiği bu son derece derin ve hakiki yaşantının yol açtığı, kendi özümün canlı kaynaklarına ait ve bilinmezlik içinde her zaman bir haz gibi içimi saran büyük bahtiyarlık duygusu..."
Sayfa 12 - koridor yayıncılık
Alıntı
Babaya Mektup
Geçenlerde bir kez, senden korktuğumu öne sürmemin nedenini sormuştun. Genellikle olduğu gibi, verecek hiçbir cevap bulamadım, kısmen tam da sana karşı duyduğum bu korku yüzünden, kısmen de bu korkuyu gerekçelendirmek üzere, konuşurken toparlayabileceğimden çok daha fazla ayrıntı gerektiği için. Ve şimdi burada sana yazılı bir cevap vermeyi deniyor olsam da, bu fazlasıyla eksik kalacaktır, çünkü bu korku ve onun etkileri senin karşında yazarken de ket vuruyor bana ve dahası meselenin büyüklüğü, hafızamın ve aklımın sınırlarını çok aşıyor. Bu mesele sana daima çok basit göründü, en azından benim karşımda ve hiçbir ayrım yapmadan, başka pek çok insanın karşısında söylediğin kadarıyla. Durum sana yaklaşık olarak şöyle görünüyordu: Bütün hayatın boyunca çok çalıştın, her şeyi çocukların, özellikle de benim için feda ettin, ben ise bunun sonucunda “günümü gün ederek” yaşadım, istediğimi öğrenmek konusunda sınırsız özgürlüğe sahip oldum, açlık kaygısı, daha doğrusu herhangi bir kaygı duymam için hiçbir nedenim olmadı; sense bunun karşılığında bir minnettarlık beklemedin, “çocukların minnettarlığını” bilirsin, ama en azından herhangi bir yakınlık, bir duygudaşlık işareti bekledin; oysa ben eskiden beri senden saklanıp odama, kitaplara, çılgın arkadaşlara, aşırı fikirlere sığındım; seninle asla açık konuşmadım, (…) Franzensbad’da seni hiç ziyaret etmedim, bunun dışında da aile mefhumuna hiç sahip olmadım, işle ve senin diğer sorunlarınla ilgilenmedim, fabrikayı senin başına sardım ve sonra da seni ortada bıraktım, Ottla’nın dik başlılığını destekledim ve senin için parmağımı bile kıpırdatmazken (sana bir tiyatro bileti bile getirmiyorum), yabancılar için her şeyi yapıyorum. Benim hakkımdaki yargını özetleyecek olursan, beni doğrudan yakışıksız ya da kötücül bir şeyle
İnsan ve Duygular
"Yardım et bana! Söyleyebildeklerimden daha fazlasını anla!" ~Franz Kafka
Felsefe