Türk edebiyatının en önemli yazarlarından Fakir Baykurt'un kızı Işık Baykurt, babasının anılarını canlı tutan, eserlerinin genç kuşaklara aktarılmasında kilit rolü olan kıymetli bir yazar...
İnadına Edebiyat Kitap Kulübü olarak Ocak ayı için bir kitap belirlemek yerine Fakir Baykurt eserlerini odağımıza almak istedik. Kıymetli hocamız Işık Baykurt ile 29 Ocak Perşembe, 21.00’de Google-Meet'te buluşarak sohbet edeceğiz. Bu özel geceye ve İnadına Edebiyat ailemize tüm kitapseverleri bekleriz 🙏
"İnadına Edebiyat Söyleşileri"nin Ankara’daki dördüncü buluşmasında bu kez, geçtiğimiz günlerde " Meryem’in Çiçekleri " adlı son romanıyla 2025 Yunus Nadi Roman Ödülü’ne değer görülen ve 2019 yılında " Yara Bende " adlı romanıyla Attila İlhan Roman Ödülü’nün sahibi olan Abdullah Ataşçı’yı konuk ediyoruz.
Abdullah Ataşçı ’nın “Meryem’in Çiçekleri” adlı romanı üzerine Ali Bektaş moderatörlüğünde 23 Kasım Pazar, saat 15.00’te Route Ankara-Sahne’de buluşuyoruz.
Etkinliğimiz ücretsiz olup tüm kitapseverlerin katılımına açıktır.
“Vasata İnat, Yaşasın Edebiyat”
İstanbul'da Irak asıllı öğrencisinin 5 el ateş ederek vurduğu okul müdürü İbrahim Oktugan vefat etti.
Bu eğitim camiası ne zamana kadar sahipsiz ve güvensiz durumda kalacak bilmiyorum. Başka hangi meslek grubunda bu denli fazla şiddet haberi kimsenin umrunda olmadan 2 saat gündemde durduktan sonra silinebiliyor... Vuran şahıs Iraklı. Bana kimse ırkçısın demesin. İstemiyorum, bu heriflerin ne işi var burada? Eğitim vermek zorunda mıyız? Eğer din kardeşinizse sıraat köprüsünde birlikte yürüyün, burayı niye cehenneme çeviriyorsunuz? Yabancı uyruklu kaçıncı vaka oldu artık bu?
Söyleyebilecek bir söz bulamıyorum. Utanması gereken insanlardaki yüzsüzlüğe ise hayret ediyorum.
Hocamızın ailesine ve sevdiklerine sabırlar diliyorum. Eğitim camiamızın bir kez daha başı sağ olsun.
Sen gitmek için çabaladın ben arsızca kalman için.Seni kendimden gönderebilmek için verdiğim çabadan haberin olsaydı aynı oranda hatta belki daha bile fazla sen kalmak için çaba harcardın. Sen benden gidene kadar ben kaç kere kendimden gittim haberin bile olmadı. Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide ne kadar uzun süre bekledim. Artık anladım insanlara fazla anlam yüklememem gerektiğini, artık anladım hiç kimse için kendimden gitmemem gerektiğini. Yarının ölüleri olarak kısıtlı olan bugünkü zamanımızı boş şeylere üzülerek geçirmemem gerektiğini. Kendisi için çok da önemli olmadığımız dünya benden önce de senden önce de dönüyordu, bizden sonra da dönecek. Benim dünyam da hala dönmeye devam ediyor tek bı farkla artık kendi eksenim etrafında.
(Anonim alıntı)