8/10
·416 syf.··
2026 47. kitabı
Kitabın atmosferi çok güzel hatta bir an tarihi bir kitap mı okuyorum demiştim çünkü Cade öyle bir zamandan fırlamış gibiydi. Günahkâr birini gördüğünde onu günahından arındırmaya çalışmak yerine ö*dürmeyi tercih eden bir rahip.. İçinde kendisiyle çatışan bir canavar var. Birisini öldürüyor ve tanrı affeder diyor ama geçemediği tek bir sınır var o da zina. Nefsi de çok güçlüydü yani çok iyi dayandı mdkdk Kısmen... Kızla yakınlaştığı her seferinde eve gelip kendini kırbaçlayarak cezalandırıyor. Kitabın yarısı boyunca Cade'in bu durumuyla, rahip oluşuyla, ve kadının direk dansçısı oluşuyla yeterince imkansızlardı. Ama kadın ona cinsel saldırıda bulunan kasabanın zengin ve kötü adamına muhtaç kalması her şeyi değiştiriyor. Hâlâ imkansızlar ama neyse ki ikisi için de o imkansızlıkları (kişileri jdjd) ortadan kaldırmak sorun değil. Kitabın sonlarında tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş dedim. Kitabın başlarında yavaş aktığı için çabuk giremedim evrene ama sonrası su gibi aktı. Sadece kadına çok ısınamadım duyguları konusunda. Bilemiyorum bana öyle geldi. Yine de seride 3.favorim bu kitap oldu.
ZehirliEmily McIntire · Ren Kitap · 20267 okunma
9/10
·356 syf.··
2026 77. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 15:00
Aşk her şeyi affeder mi? Bunun sınırı ne olmalıdır Peki, aşk bütün engelleri aşabilir mi? Yeterince güçlü ise aşabilir, ancak bu da engelin ne olduğuna bağlı diye düşünürüm. Siz ne dersiniz?? Yazar Dilek Nazlıoğlu 'ndan okuduğum ikinci eser #karnımdakiviskişisesi . Buluştur Beni Necla eğlenceli, keyifli bir kitaptı. Karnımdaki Viski Şişesi ise duygusal,yer yer de hüzünlü bir kitap. Öznur bu hayata ailesi yönünden şanssız olarak gelmiş bir genç kızdır. Babasını kaybetmiş annesi ise çocukları ile alakası olmayan bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra adeta ruhunu kaybetmiş ,evle alakasını kesip farklı bir dünyada yaşamaya başlamıştır. Geceleri eve gelmeyen bazen de erkek arkadaşları ile gelen bir anne... Kızkardeşi de ayrı bir mesele... Hem çalışıp hem okuyan Öznur arkadaşları yönünden şanslıdır. Cihan, ailem dediği can dostu... Böyle bir arkadaş herkes işyeri diye düşünüyorum Kendi hayatı ve aile sorunları ile uğraşırken metroda gördüğü ve aklından çıkmayan Görkem hayatını değiştirecek , onu mutlu ettiği kadar hüzne de boğacak biridir. Ayrı dünyalardan iki insan... İki zıt karakter... Bu aşk tüm zorlukları yenecek mi dersiniz? Sevgi, aşk, dostluk, hüzün, kırgınlık gibi duyguları barındıran kitap bağlılık ve ailenin önemini vurgularken aşk ve acının, hayal kırıklığının insana etkisini gözler önüne seriyor
Karnımdaki Viski ŞişesiDilek Nazlıoğlu · Herdem Kitap · 202529 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Budala - İyiliğin Sınırı Üzerine Bir Roman
8/10
·779 syf.··
2026 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:12
Dostoyevski'nin Budala'sı ilk bakışta saf ve iyi bir adamın hikâyesi gibi görünür. Ancak kitap ilerledikçe anlarız ki mesele bir budalanın hikâyesi değil, iyiliğin bu dünyada ne kadar yaşayabileceğinin sorgulanmasıdır. Prens Mışkin çevresindeki insanların sandığı gibi aptal değildir. Aksine, insanların iç dünyalarını en iyi gören karakterlerden biridir. Kimin yalan söylediğini, kimin acı çektiğini, kimin tutkularının esiri olduğunu çoğu zaman herkesten önce fark eder. Fakat gördüğü gerçekleri kendi çıkarı için kullanmaz. Onun trajedisi de burada başlar. Roman boyunca Rogojin saplantının, Nastasya Filippovna ise yaralarının esiri olmuş bir ruhun temsilcisi gibidir. İkisi de farklı sebeplerle kendi uçurumlarına yürür. Nastasya'nın önünde defalarca yeni bir hayat kurma fırsatı olmasına rağmen geçmişinin gölgesinden kurtulamaması, karakterin en acı tarafıdır. İnsan ona üzülür; fakat aynı zamanda çevresindeki insanları da kendi felaketine sürüklediğini görür. Rogojin ise aşkın değil, saplantının temsilcisidir. Sevdiğini düşündüğü kadını anlamaya çalışmak yerine ona sahip olmaya çalışır. Bu yüzden sonu şaşırtıcı değil, kaçınılmazdır. Ancak kitabın en trajik karakteri bana göre yine de Mışkin'dir. Çünkü o insanların karanlığını göremediği için değil, gördüğü hâlde onları kurtarmaya çalıştığı için kaybeder. Her şeyi anlayabilmek, her şeyi değiştirebilmek anlamına gelmez. Dostoyevski'nin en sert gerçeği belki de budur. Mışkin insanları anlar, onlara acır, onları affeder; fakat bazı yaralar sahibinin isteği olmadan iyileştirilemez. Kitap bittiğinde geriye bir zafer hissi kalmaz. Kimse kazanmaz. Kimse kurtulmaz. Okuyucu son sayfayı kapattığında bir süre sessiz kalır ve kendi kendine şu soruyu sorar: "İyilik gerçekten yeterli midir?" Budala'nın bende bıraktığı en güçlü düşünce,
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
Önemli sorular ve cavaplar:
Puan vermedi·216 syf.··
2026 11. kitabı
​"Eğer Allah bu kadar merhametliyse, dünyadaki bu kadar acı, haksızlık, çocuk ölümleri ve gözyaşı neden var?" ​"Ben neden bu kadar acı çekiyorum? Benim suçum neydi de bu hayat bana zehir oldu?" ​"Benim gibi günaha batmış, inancını kaybetmiş, her şeyi mahfetmiş birini Allah gerçekten affeder mi?" Bu gibi soruları herkes bir an da olsa düşünmüş ve sorgulamıştır. Bu ve bunlar gibi pek çok sorunun cevabını bulacağınız bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Deist olan birinin ağzından okusanız da sizlerin de kendinizi ve yaşamınızı soruglayacağınız bir kitap olduğunu düşünüyorum. Neden varım, bu güne kadar hayatımın amacı ne olduğunu anlamış mıyım, doğru bir hayat yaşıyor muyum gibi birçok soruyla içinizde savaş vereceğinizi düşünüyorum. Okurken cevabını da bulacağınız inanıyorum. Ben de öyle oldu ve sizde de öyle olacağını düşünüyorum. Biraz geç yazdım ama inşaAllah faydalı olur.
Affet Beni Allah’ımHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 2020465 okunma
7/10
·356 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 21:34
🪽Elinde viski bardağı, yüreğinde Öznur varken Görkem eskisi gibi yaşayabilir miydi? Metroda başlayan, kaderle sınanan bir aşk. Ayrı yaşamlar. Farklı kültürler. Olmayacak, asla uymayacak karakterde aşıklar… Biri masum, biri alkolik, birisi açılmamış gonca, öteki çapkın bir gece kuşu. Hayatı boyunca hiçbir kadını sevmemiş asla bir kadına bel bağlamamış bir serseri.. 🪽Öznur kendi halinde bir genç , Görkem zengin , görmüş yaşamış bir genç metro da başlayan bir aşk. Görkem her defasın da Öznuru üzüyor Alkole bağımlı ve Alkol evliliklerini , aşklarını yıkıyor. Öznur’un bir aile hayatı da yok babası ölmüş annesi yeni kocası ile meşgul kardeşinin durumu daha vahim durum da.. Öznurun çok eski bir arkadaşı var sığındığı liman Cihan. Ama onun da artık sevgilisi var ve o da Öznura düşman. Öznur seviyor evleniyor ama olmuyor Görkem her defasın da hata yapıyor. Öznur her şeyi geri de bırakıp yaşadığı şehri terk ediyor ve yeni bir hayat kuruyor ama bir gün geri geldiğin de Görkem onu bekliyor oluyor Aşkı yüzünden hayatı mahvoldu ve bebeğini kaybetti , aldatıldı.. sizce bu geri dönüşte Görkemi affeder mi ? Ya da affetmeli mi? 🪽Feride Şahin kızından gerçekten çekinirdi. O ne kadar gamsızsa Öznur o kadar hayatı sahiplenirdi. Aslında evin annesi de babası da Öznur’dan başkası değildi. Feride Şahin ruhunu eşinin ölümüyle birlikte kaybetmişti. O sebeple Öznur ayak bağından başka bir şey değildi. Feride Şahin bu dünyada kocası için yaşardı. Sadece ona önem verirdi. O da ölünce yüreğinde taşıdığı insanlığı özgür bir kuşun kanadına koymuş ve kendinden uzaklara bırakıp vermişti. Öznur’a bir gün bir yerde kişiliğinin tam tersi bir adama âşık olacağını söyleseler inanmaz, öyle bir adamı da hayatına almazdı. Bunları söylerken henüz aşkı tanımıyordu… 🪽Okuması zevkli ve akıcı bir eserdi ben
Karnımdaki Viski ŞişesiDilek Nazlıoğlu · Herdem Kitap · 202529 okunma
Karaktere bir mektup belkide...
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 10:36
Ah Cemil Bey ah! En başlarda anlayamadım neler olduğunu, kafam karışmıştı. Anlamaya çalıştım yaşadıklarınızı, düşündüklerinizi; üzüldüm başlarda. Sonra kızdım, nefret ettim. Dönüşmeyeceğiniz bir karaktere dönüştünüz, anlam veremedim. Bizzat sevip sevildiğiniz kişinin canını yaktınız alabildiğine. Sizi kınamıyorum, zira hâlâ yaşamaya devam ediyor ve yarınımı bilmiyorum; ama her ne olursa olsun yaptığınız işkenceyi affedemiyorum. Acı bir çocukluğunuz olsa da bazı şeyleri yapmamanız gerektiği konusundaki düşüncemde ısrarcıyım. Fırsatınız varken doğru yolu buldunuz; Allah affeder elbet, haddim değil ama yaşatılan ağır şeyler insanlar tarafından kolayca silinip atılamıyor malumunuz. İnsan bir nefis taşıyor; sizi şiddete yönlendiren nefis, bizi kin tutmaya zorlayabiliyor. Lakin geç de olsa doğruyu bulmuş olmanıza, oğlunuzla aranızı düzeltmenize ve yakın dostunuza kavuşmanıza çok sevindim. Yakın dost! Süreyya... Kardeş gibiydiniz. Sizin gitmek isteyip yerinizde kalmanız gereken durumlar vardı, Süreyya öyle değildi tabii. Ne güzel anlaşırdınız, her gün beraberdiniz. Candan dostunuzdu; öyle ki aynı kadını sevdiğinizde bile dost kalmıştınız. Süreyya, Sakine’yi seviyordu; bunu sana da anlatırdı hep. Senden sır çıkmazdı, gönlündeki yalnızca sendeydi, kimsecikler bilmiyor sanıyordun ama yanıldın. Can dost dedik ya, o farkındaydı. Daha doğrusu Sakine’ye açılıp ondan "Cemil’i seviyorum," cümlesini duyduktan sonra fark etti. Sana anlattı, anlattı, anlattı... Sen bir taraftan arkadaşın için üzülürken, diğer taraftan duygularının karşılıksız olmamasına sevinir gibiydin; ama öyle bir hâl ki ne sevinebildin ne üzülebildin. Süreyya senin hep yapmak istediğini yapmak için fırsat bulmuştu artık: Gitmek... Dostunun düğününde sağdıçlığını yaptıktan sonra çekip gitmek, dünyayı gezmek. Kalması
1000Kitap
AntikacıBahadır Yenişehirlioğlu · Timaş Yayınları · 20221,671 okunma