Bunalım ve sorunlardan kurtulmak için ilk yapman gereken şey, başına gelen musibetlerin günahların sebebiyle olduğunu anlamandır. "Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizin kazandığı günahlar yüzündendir. Bununla beraber Allah, günahlarınızın pek çoğunu da affeder." (Şura, 30); "Sana ne kötülük dokunursa kendindendir" (Nisa, 70); "Bedir'de düşmanlarınıza verdiğiniz iki misli zarar, Uhud'da kendi başınıza gelince 'Bu musibet nereden?' diye soruyorsunuz, öyle mi? (Rasul'üm) de ki: Elbette kendi yaptıklarınız yüzünden." (Al-i İmrân, 165) Öyleyse Allah Teâlâ, senden, durumunu derhâl düzeltmeni ve kendisine dönmeni istiyor. "Biz de onları yalvarsınlar da tövbe etsinler diye şiddetli yoksulluk ve darlıkla yakaladık." (En'âm, 42)
Sayfa 247
“İyi de affa değer olanı zaten herkes affeder. Asıl af, affa lâyık olmayanı da affetmek değil mi?”
Sayfa 325·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu söylediklerimin hiçbiri zahiri günahla alakalı değildir. Hepsi nefisle ilgilidir. Nefsimizden kurtulmadan huzura varamayız; çünkü nefsin her hâli şirktir, küfürdür, riyadır, hasettir, kendini beğenmektir, “ben, bence, bana göre” demektir. Rûhun da bütün hâli aşktır, muhabbettir, hayırdır, güzelliktir, aftır, mağfirettir. Bedene ait olanlar ise sadece günahtır. Allah her türlü günahı affeder; fakat şirki affetmez.410 Bu yüzden asıl mesele şirkten temizlenmektir. Günahla şirk çok farklı şeylerdir, bu ikisini birbirinden ayıralım. Mesela; rabbimiz leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın önce haram olduğunu buyurur; ama sonra mecbur kaldığımız takdirde ölmeyecek kadar onları yememize müsaade eder.411 Yaratan yarattığını bilmez mi?412 -Elbette ki bilir ve kulunun gücünün yetmediği durumlarda ona açık kapı bırakır; ama şirk için böyle bir şey söz konusu değildir.
Sayfa 386·Kitabı okuyor
Tasavvuf ve Din
"Sence aldatılan biri neden hayatındaki insanı affeder?" Ani sorusunu cevaplamak için çok düşünmedim. "Sevdiğinden mi?" Konuşmadan önce derin bir nefes aldı. "Sevgi yüce, kimi zaman ihaneti bile bağışlayacak kadar affedici bir duygudur. Ama çoğu durumda sevgi, ihaneti görmezden gelmeye tek başına yetmez. Neticede insan sevdiğine daha hırçın olur. Ona tahammül gösterdiği gibi kimseye çıkarmadığı pençelerini de ona çıkarır. Aldatmak da böyle bir şey işte, sevenin katlanamayacağı cinsten. Kimse çok sevdiği, kalbini emanet ettiği insanın ihanetine uğramaya göz yumamaz. O insana baktığında gördüğü tek şey yalanları olur." "Öyleyse insanlar neden kendine ihanet edeni affeder?" "Cevabı basit," derken nasıl akıl edemediğime şaşırmış gibiydi. "Bağımlılıktan. Karşısındaki kişi olmadan bir hayat sürdürmeyi göze alamadığından. İnan bana, bunun sevgiyle uzaktan yakından alakası yok."
Sayfa 407 - İndigo Yayınları·Kitabı okudu
Polisiye
Geri dönersem Karanlıklar Efendisi beni affeder miydi? Affetmek mi? Ben ne yapmıştım ki? Boynuma tasma takmayı, beni kölesi yapmayı isteyen oydu, bir de ben mi ondan af dileyecektim?
Sayfa 270 - Alina·Kitabı okudu
SübhânAllah!
Rivayet edilir ki, yeryüzü krallarından birinin, hizmetinde kusur edenleri önüne atmak için beslediği yırtıcı köpekleri varmış... Kralın, uzun yıllar boyunca kendisine hizmet eden bir veziri vardı. Bir gün bu vezir, hizmetinde bir defalık kusur işledi. Kral, öfkesine kapılarak onun köpeklere atılarak parçalanmasını emretti. ​Vezir, cezadan önce bir hafta mühlet istedi. Kral kabul etti. Bunun üzerine vezir, köpeklerin bekçisine gidip dedi ki: “Evine git; bu hafta köpeklerle ben ilgileneceğim.” Vezir, bir hafta boyunca köpeklere yemek verdi, onları güzelce besledi ve gönüllerini kazandı. ​Bir hafta sonra kral, veziri köpeklere attı. Fakat köpekler ona hiçbir zarar vermedi. Kral şaşkınlıkla sordu: “Yoksa köpekleri büyüledin mi?” Vezir cevap verdi: “Hayır, onları büyülemedim. Sadece bir hafta boyunca onlara hizmet ettim, onlar da bu iyiliğimi unutmadı. Ama ben sana yıllarca hizmet ettim, sen bunu bir defalık hatamla unuttun.” ​İşte bu, yeryüzü krallarının ahlâkıdır. Oysa göklerin Meliki bambaşkadır: Bir ömür boyu kendisine isyan edilse bile, bir anda affeder; ömür boyu O’na karşı gelinse bile, bir saniyede hoşnut olur. O hâlde O'ndan yüz çevirme, çünkü O senden yüz çevirmez.
Sayfa 155 - Nida yayınları
1000Kitap