Anladım ki affetmem gereken kimse yok… En çok kendimden özür dilemem gerekiyormuş.
Sayfa 7 - İndigo Yayınları·Kitabı okuyor
İnsan ve Duygular
“Eğer bir gün affetme saçmalığına düşerseniz, sizi hiç umursamadan hayatına devam edenleri, uykusuz gecelerinizi ve yağmurla beraber sabaha kadar neden ağladığınızı unutmayın.”
Alıntı
Reklam
Bazen gecenin bir yarısında uyanıp yatakta yalnız olduğunu görünce beni arar, salondaki koltukta, dayaktan her yerim şişmiş bir şekilde uyurken bulurdu. İnanılmaz derecede şaşırırdı ve yaptıklarına dair en ufak bir şey hatırlamazdı. Onu affetmem için bana yalvarır, ama ertesi gün yine aynı şeyi yapardı.
" affettim gelme" " affettim nefesim gelme" " ölürüm karun" " nasıl gelmem sensiz ölürüm" " geleceğim" " gelme" " gelme saka ölüm var sana" " gelirim sanrı" " sensiz zulüm var bana" " gelme nefesim gelme kurban olduğum Gelme gelme seni öldürecek" " Eğer benden önce ölürsen " " iki dünya da da seni affetmem" (Bige~karun)
"Bu hiçbir şeyi değiştirmez." "Ne?" "Hangi soydan olursan ol, bu senin benim karım olduğun gerçeğini değiştirmez." "Eğer kutsal bir kana sahipsem bizi ayıracaklar." "Sence ben buna izin verir miyim?" "Ama kural-" "Sikmişim kurallarını. Sen benimsin, benim kadınımsın. Seni benden almaya kalkışan kimseyi affetmem. Bunu aklına kazı, Mana. Bir kere seni kabul ettiğimde bunun geri dönüsü yok dedim sana. Ve sen o gece bunu kabul ettin, artık vazgeçmek için çok geç."
Sayfa 152 - Pukka Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ve sonra bir gün, bir şey oldu... İçimde uzun zamandır susturduğum bir ses, artık fısıltıyla değil, tokat gibi konuşmaya başladı: "Bana bunu neden yaptın?" İçimdeki çocuk kırılmış, yorgun halim incinmiş, susarak büyüttüğüm yerlerim yaraya dönüşmüş. Anladım ki affetmem gereken kimse yok... En çok kendimden özür dilemem gerekiyormuş.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Reklam
Reklam