Görevleri paylaşan ve yavruları büyütmek için elbirliği yapan kuş türleri genelde aynı renk tüylere bürünür. Böyle durumlarda cinsel ikibiçimlilik olmaz; başka bir deyişle çiftler birbirine benzer. Dolayısıyla martılarda veya kuzgunlarda erkeği dişiden ayırmak zordur.
İşin doğrusu, kuşlar kendilerine mutluluk sorusunu sormazlar. Mutluluğu yaşarlar. Her şey yolunda gittiğinde mutludurlar; öylece, basitçe. Dert etmemeyi bilmek mutluluğun başlangıcı değil midir zaten?
Kitap bence en etkili bilgiyle başlıyor: erkek beyni ve kadın beyni fiziksel olarak bile birbirinden çok farklı.
1. Kimi kısımlar erkekte daha büyük, mesela cinsellikle ilgili bölge veya yaşanan bölgeyi koruma ve saldırganlıkla ilgili bölge; kimi kısımlar ise kadında daha büyük, mesela empatiyle ilgili bölge, cezalandırılma korkusu ve evhamla ilgili bölge, dürtüleri frenleyen bölge.
2. Aktivite düzeyi açısından da beyinlerimiz farklı yapıdalar. Duygusal paylaşım esnasında somut sorun çözmeye çalışan bölge erkekte daha aktif (bu durum kadınların erkekleri duygusuz ve anlayışsız görmesine sebep oluyor), dopamin üreten bölge de aynı şekilde.
Hormonlarımız ve bunların miktarları da farklı.
1. Kadınlarda çok az olan testosteron erkeklerde bol miktarda salgılanıyor ve bu sebeple erkek daha agresif ve sonuca odaklı oluyor.
2. Vazopressin erkekte tekeşliliği yönetiyor ve bölgeyi korumayı sağlıyor (tarla faresi gibi uzun vazopressin reseptörü olan insan erkeği tekeşli, dağ faresi gibi kısa vazopressin reseptörü olan insan erkeği çokeşli oluyor).
Daha nicesi var ama ilgimi çekenler bunlar. Farklılık daha davranışları yöneten beyinde ve hormonlarda başlayınca farklılığın kabulü de kolaylaşıyor.
Kitapta erkek beyni yaş ve hayatta yaşananlar bakımından bölümlenmiş.
1. Çocukluktan itibaren erkek beyni hareket eden cisimleri takip etmeye odaklı. Anneler bu nedenle erkek çocuklarıyla fazla göz teması kuramıyorlar. Hiyerarşiye verdikleri önem ta çocukluktan geliyor.
2. Ergen beyni günlük sekiz litre salgılanan testosteronla çalışıyor denebilir. Kazanmak mesela maç kazanmaktan alınan zevk testosteron marifeti. Ergenlikte anne, kız kardeş gibi genetik yakınlığın olduğu kadınlar erkeklere itici geliyor, bu nedenle annelerin dokunuşundan nefret edebiliyorlar. Parazit ses duyduklarında
Erkek BeyniLouann Brizendine · Say Yayınları · 2011552 okunma
Harika bir kitap. Bana göre kitabın en temel tavsiyesi bağlanmaktan, partnerine bağımlı olmaktan, bağlanmaya ilişkin ihtiyaçlarını ifade etmekten utanmamak ve kaçınmamak. Ama bunu yaparken partnerimizin verdiği mesajları çok dikkatli okumalı ve partnerimizin bağlanma biçimiyle bizim ihtiyaçlarımızın örtüp örtüşmediğini dikkatle incelemeliyiz. Evet toplum bize bağımsız olmanın ne kadar yüce bir değer olduğunu aşılıyor olabilir ama işin doğrusu bu değil. Bağımlılık ilişkinin temelinde var ve sağlıklı insan doğasında partnerine bağımlı olmak var. Bunun hiçbir kötü tarafı yok ve buna çok ihtiyacımız var.
Kitabın sonunda yazarlar işi şansa bırakmayıp kitaptan çıkaracağımız temel dersleri de yazmışlar özet olarak. Aslında bu dersler istisnalara inanmayalım diye uyarılar niteliğinde. Buna göre kitaptan alınacak en önemli mesaj ilişkileri şansa bırakmamak gerektiği. Yani bir ilişkiye başladığınız zaman partnerinizden ne beklediğinizi açıkça dile getirin, kitapta buna etkin iletişim adıyla bölüm açılmış. Etkin iletişimle kaybetme riskin yok. Partnerin senin duygularını önemseyen bir insansa etkin iletişimle dile getirdiğin talebin neyse bu talebi yerine getirmek için çaba sarf edecektir. Eğer partnerin seni hiç görmeyen, sana hiç bağlı olmayan, kaçıngan biriyse bu talebine karşılığı olumsuz yönde olacak, ya seni yok sayacak, suçlayacak ya talebini reddedecek e ya da uzaklaşıp gidecektir. Sen de ilişkinin geleceği hakkında somut verilerle düşünme şansı bulacaksın. İlişkilerimizi 3 yanlış düşünce üzerine kuruyoruz: 1. Herkesin aynı yakınlık kapasitesinde olduğuna inanıyoruz. 2. Evliliğin her şey ve son durak olduğunu zannediyoruz. Halbuki uyumsuz bağlanma modeli olan insanlar evlenseler de mutlu olamıyorlar. Dolayısıyla evlilik mutlu bir son olmuyor. 3. Duygusal ihtiyaçlarımızdan
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20185,9bin okunma