Dostoevskiyi okuduysanız, ondan sonra okuyacaklarınız size sıkıcı gele bilir. Adam öyle bi yazmış ki, zamanında. Her şeyi kendi doğal halinde çatdırmış bizlere. Hayatda olan ve farkına varmadığımız ayrıntılarına kadar.
Vay vay vay. Bu eseri sôzlerle belirtmem mümkün diyil arkadaşlar. Tam tamına 5 kere okudum. Gogolun kendi kahramanlarını sözlerle ınsana resm etmesine bayılıyorum. Öyle bir anlatıyor ki, gözlerinin karşısında canlanıyor her biri. Okuyun mutlaka.
Bir başarı öyküsü. Inanılmaz bir azim. London kendini Edenle çok guzel biçimde özetlemiş. Insana başarsızlık kavramını unutturuyor. Sonu hüsran olmayasdı keşke.
Bu eser Sovyetlerde okunması yasak olan eserlerden biriydi zamanında. Kıtapı bulana kadar bir haylı zorlanmışdım. Amma sonunda buldum ve okudum. Duma dönemin Fransanın saray gizlilerini ortaya dökmüş eserinde. Okunması şart eserlerden.