10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:34
Asıl adı Asa Earl Carter olan yazar, hayatının bir dönemi aşırı ırkçı olup olaylara karışan, beyaz üstünlüğünü savunan, aşırı sağcı nefret grubu olan Klu Klux Klan ın eski üyesi ve örgütleyicilerinden biriydi. 1970'lerde Alabamadaki seçimleri kaybedince radikal siyasi hayatını bırakma kararı alıp Teksas'a yerleşerek inzivaya çekilmiştir. Günlerini Teksas'taki halk kütüphanesinde araştırma yaparak geçiren yazar, geçmişini tamamen silerek öksüz, yetim bir Cherokee Kızılderilisi olduğunu iddia etmiş ve adını Ku Klux Klan ın ilk liderinden esinlenerek Forrest Carter olarak değiştirmiştir. Kendisi inkar etse de 1976'da başlayan ve 1991'de The New York Times tarafından yapılan araştırma ve ölümünün ardından eşinin itirafları ile Forrest Carter'ın eski ırkçı aktivist Asa Carter olduğu kanıtlanmıştır. Kızılderili kökenliymiş gibi western, kovboy romanları yazan Carter'ın 5 yaşında yetim kalan bir çocuğun gözünden anlattığı Küçük Ağacın Eğitimi kendi otobiyorafisini içeren anı kitabı olarak yayınlansa da, 1991 yılında New Mexico üniversitesi yazar hakkında yapılan araştırmalar sonucu gerçek hikaye olarak yayınlanan kitabın türünü kurgu olarak değiştirmiştir. Yazar hakkında çıkan haberler ve ifşalara rağmen 5 yaşındaki yetim bir çocuğun gözünden anlatılan doğa ile iç içe, kendi kendine yetinmeyi, yalnızca ihtiyacı kadar olanı kullanmayı, büyük şehir insanının acımasızlığını, Kızılderililere yapılan kötülükleri, beyaz insanların yerel halk üzerinde kurmak istediği hakimiyeti, iyilik ve güzelliği paylaşmayı, ruhu tanımayı, eğitimin ezber olmadan gözlemleyerek de öğrenileceğini, doğanın bütününü anlamayı ve yaşama uygulamayı anlatan Dünya klasikleri arasına girmeyi hak eden bir roman. Ayrıca 1991 yılında New York Times en çok satanlar listesine giren kitap, ilk Amerikan
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,7bin okunma
6/10
·144 syf.··
2026 58. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:09
Herkese merhaba! İçerisinde kısa metinlerin, şiirlerin, günlük sayfalarının ve yazarın kendi çektiği bahçesinden fotoğrafların bir arada yer aldığı, Nobel konuşması ile açılan bir derleme bu kitap. Bu kitabın kesinlikle ama kesinlikle yazarın Veda Etmiyorum kitabı sonrasında okunması gerektiğine inanıyorum. Yazarla tanışmak veya kitaplarını okumadan ön bilgi edinmek için okunabilecek bir başlangıç kitabı olduğunu asla düşünmüyorum. Kitapta beni en çok etkilen kısım fotoğraflar oldu. Yazarın bahçesiyle kurduğu ilişki, bu ilişkinin günlüğüne ve buradan da aslında yazın dünyasına yansımalarını görmek ve bunun izini sürebilmek keyifliydi. Öte yandan, doymak bilmez her okur gibi daha fazlası olsaydı demeden de geçemedim... Bu kitap bir must read bence değil... Ama yazarın günlük hayatına dair merakınız varsa bir göz atabilirsiniz. Bir de çoklu tür bir arada olunca genel olarak yazarın tematik bağlılıklarını - ya da ana meselesini - anlamak da kolaylaşıyor diyebiliriz. Kitaptan birkaç alıntı: "Yine gözlerimi açıyorum Bu dünyada bir gün daha yaşıyorum" (s. 54) "Korkunç değil mi? Asla içinden geçmediğimiz zaman ve mekan katmanlarının bizi ağırlaştırması" (s. 56) "Bu ihtimali daha tohumken içinde taşıyan ağaç, ölmezse şayet, hayatta kalırsa şayet, eninde sonunda gürleşecek." (s. 78) Göksel Türközü'nün akıcı çevirisiyle. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
Işık ve İpHan Kang · April Yayınları · 202623 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:54
Didem Madak İkinci yazdığı şiir kitabı “AH’LAR AĞACI “ ilki kadar güzel , ilki kadar etkileyici . Bazı cümlelere kalbimi bıraktım ve Ah’lar Ağacı’na bir “Ah!” da ben bıraktım .
1000Kitap
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,4bin okunma
7/10
·192 syf.··
2026 47. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 18:30
Jack London diyerek başlayıp, Martin Eden diyerek devam etmiyeceğim çünkü Jack LONDON denilince Vahşetin Çağrısı ve Beyaz Diş gibi eserleriyle, vahşi bir hayvanın gözlerinden kah üzülerek kah sevinerek serüven yaşattığı hikayeler bende en çok etki bırakanlardı. Bunu yapabilen elbette bir çok yazar var lakin bu empati dilini bu kadar iyi kullananını daha okumadım bilmiyorum. Gelelim Adem'den Önce kitabımıza. Açıkçası evrim teorisi hakkında kulaktan duyma ve makalelerden öteye geçmeyen bilgiye sahibim. Başka bir yazar buna benzer bir eser kaleme alsa muhakkak "sen Darwinleri savundun!” eleştirisi alması günümüzde muhtemel. 1900’lü yıllardaki dar toplumsal görüş göz önüne alındığında (bakın burası çokomelli!) "Maymun" yakıştırması yapılmadan, ağaç veya ateş insanları şeklinde sınıflara bölünerek sunması hikayeye ön yargı ile yaklaşılmaması adına güzel bir incelik olmuş. Konu olarak ilk insanların önce barınabildikleri, beslenebildikleri ve yavaş yavaş iletişime geçerek bir sürü halinde toplumu meydana getirdikleri serüveni okura gülümseten ve düşündüren bir şekilde sunuyor. En beğendiğim eserleri arasında yer almadı ama okuması keyifliydi.
Edebiyat
Adem'den ÖnceJack London · Can Yayınları · 199426,1bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 96. kitabı
Merhabalar Aylardan Kasım Günlerden Perşembe kitabıyla buradayım. Kitabı okuyanlar bilir. Kitap Atatürk’le ilgili. Ayşe Kulin’in Atatürk’ün yaşamını “liderlikten çok insan yönüyle” ele aldığı biyografik-roman tarzında bir eserdir. Bu kitapta daha çok Atatürk’ün duygularını okumuş olduk. Keyifli bir okumaydı. Çocukluğu, okuduğu okullar, girdiği savaşlar, evlat edindiği çocukları ile ilgili, evlilik hayatı gibi kendi duygularıymış gibi yazılmış. Yazarımızın amacı da lider olarak değil de insan olarak Atatürk’ü anlatmak. Ayşe Kulin’in kalemini sevenlere tavsiye ederim. “Çileli ülkemin kadın­ları yoktan var etmeyi de bilirler, en zor şartlar altında evlerini sıcak yuvalara dönüştürmeyi de...” “Beni ölümden kurtaran yazgım bana, 'Yapayalnız kal' diye de buyurmuş olmalı ki ben ömrümü hep kesif bir ormanın içinde tek başına bir ağaç gibi sürdüm.”
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,512 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 40. kitabı
Geçmişe yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Ama öyle bireysel bi geçmiş değil, rahatça nefes aldığımız bu toprakların uğruna ülkece verilen mücadelelerin geçmişi.. Kanla sulanan her karışın, mücadelenin memleketin her köşesinde kol gezdiği, canla ödenen bi geçmiş.. C* Kitap 7 bölümden oluşuyor: K Sakız Ağacı Selvi Ağac Darağacı ‹ Keklikyan 19 Mayıs 1919 • Armut Ağacı • Zeytin Ağacı Her bölüm ismiyle müsemma güzel konulara temas etmiş. Osmanlı'nın içinde bulunduğu savaş durumunu ülkenin her tarafındaki kıyım içtenlikle işlenmiş. Gözlerim dolu dolu okudum. Yazara bu kitap için teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim. Her şey Hamit'in askere gitmesiyle başlar. Öyle ki ülkenin doğudaki ve batıdaki tüm cephelerinde 11 yıl mücadele etmiştir. Hamit, annesi ve eşi Vesile ile Fethiye'de kendi halinde yaşayan bi ailedir. Savaş başlayınca ailesini bırakıp askere gider. Osmanlı Balkan Harbine girmiştir ve Hamit orda askerliğini yapar ilk. Burdan sonra Çanakkale Cephesine geçer. Çanakkale'de de mücadele ettikten sonra Doğu Cephesine geçer, Rus ve Ermenilerle savaşılır. Burda 13 ay esir olur. Çetenin elinden kaçmak ister ama çete yolda karşısına çıkar. Hamit, "Mustafa Kemal'in askeriyim.." deyince ondan korkan küffar, geri çekilir. Mustafa Kemal'in başarısı tüm dünyaya duyulmuştur çünkü. Her cephede askerin vatanını koruma aşkı, çektiği eziyet, düşmanın vicdansızlığının üstüne bide aç kalmalarını okudukça aklıma "Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır." sözü geldi. eg Hikaye gibi anlatılan bu satırlar an be an yaşandı. oo 19 Mayıs 1919 günü tarih yeniden yazılır. ga Ve Ulu Onder Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşını resmen başlatır. CDoğuda ve Batıda şanlı ordu, çetin mücadeleyi verir, zaferi kazanır. 5 yıl işgal altında kalan İstanbul özgürlüğünü elde eder. Ve Hamit, memleketine
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 202627 okunma