Ağaççıklar;
Dükkanların vitrinlerindeki yansımalarını her görüşlerinde, kendi kendilerine, "Yahu bizler, bu bir yerden diğerine koşturan insan yığınının, bu gürültülü şaşkın kalabalığın içinde ne yapmaya duruyoruz?" diye soruyor olsalar gerek.
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Sesimi duyuramayinca ben..
Yıllar önce oraya dikilmiş sefil ve hazin ağaçcıklar olarak duruyorlar işte. Göründüğü kadarıyla kulakları da varmış gibi gelmiyor. Ama kim bilir, belki de ağaçlar büyümek için sessizliğe ihtiyaç duyuyorlardır.
Reklam
(…) Çünkü ormandaki ağaçlar da korku içindedirler; ıpıssız ormanda ne arayanları vardır, ne soranları. Yerlerinden ayrılamadıkları için de çıplak gövdeleriyle buz gibi ayazda üşürler. Ağaççıklar korkmasınlar diye ormanda dolaşarak her birinin gövdesine teker teker dokunmak isterim. İşte baharda yeşermeyen ağaçlar kışın korkudan donup kalmış olanlardır.
Sayfa 49·Kitabı okudu
"Kızılçam gibi yangına uyumlu ağaçlar kabukları ve uzun süre olgun şekilde ağaçların tepe kısımlarında tutabildikleri tohumlarıyla; meşe, sandal gibi ağaç ve ağaççıklar ise sürgün verme yetenekleriyle yangın sonrası tekrar alanda yer almak için gerekli dayanıklılk mekanizmalarına sahiptir."
Sayfa 239
Çünkü ormandaki ağaçlar da korku içindedirler;ıpıssız ormanda ne arayanları vardır,ne soranları. Yerlerinden ayrılamadıkları için de çıplak gövdeleriyle buz gibi ayazda üşürler. Ağaççıklar korkmasınlar diye ormanda dolaşarak her birinin gövdesine teker teker dokunmak isterim. İşte baharda yeşermeyen ağaçlar kışın korkudan donup kalmış olanlardır. Kuruyanları odun olsun diye keseriz.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Belki de düşünmez; belki de hayvanlar us yürütmezler. Ama eğer ağaçlar konuşsalardı, Tanrım, konuşabilselerdi, kim bilir ne söylerlerdi, bize gölge etsinler diye kentin orta yerine diktiğimiz şu zavallacıklar! Kendilerini böyle dükkan vitrinlerinde yansıtılmış görünce, onca koşuşturan insan arasında, kentsel yaşamın gürültülü patırtılı hayhuyu ortasında, orada ne aradıklarını soruyorlar sanki. Yıllar önce dikilmiş, zavallı kavruk ağaççıklar olarak kalmışlar. Ağaçların kulakları yokmuş gibi görünüyor. Ama kim bilir, belki de büyümek için sessizliğe gereksinimleri var. ****** Metafor beni çok etkiledi,nedeni ise "ağaçların kulaklarının olmadığından bahsediyor" bu Kulaksız olmanın nedenini de"sessizce büyüyüp serpilmek için" diyor yazar. Benim bu benzetmeden anladığım ve çıkardığım ders: büyümek gelişmek kendi benliğimizi var edebilmek için kulaklarımızı topluma tıkamamız gerektiği olarak yorumladım
Reklam
Reklam