Geçmişime yolculuk ve ağıt
Puan vermedi··
Beğendi
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:23
Salkım Sokak No:3Salkım Sokak No:3 Kitap bir İclal Aydın kitabıyım diye daha ilk cümlelerden bağırıyor hikaye aslında tanıdık bildik ama yüreğimizde hiç bir zaman soğumayacak acılarla dolu zulüm ve göç hikayesiyle balkanlardan başlayıp İzmirime uzanan göçün ve memleketin her yerine tayini çıkıp göçebe kuş misali yaşayan emniyet müdürünün, eşi ve iki oğlundan oluşan ailesinin izmirde aynı mahallede kesişen hayatları ve seksenlerin doksanların zor ama güzel yıllarından günümüze yaklaşan hikayesi olarak başlıyor. Sanırım kitaptaki kahramanlar bir nevi benim de o yaşlarda oralarda benzer şeyleri yaşamış olmam aynı sokaklardan aynı kaldırımlardan yürüyüp benzer şeyleri yaşamış olmamdan kaynaklı yüreğimi parça parça canlı canlı ısırıp çiğneyen geçmişin acı tatlı hatırları nedeniyle başta çok dokunmasada ilerledikçe canımı yakmasıyla ağladım ve ağladıkça okudum okudukça ağladım bir ara nefesim kesildi çünkü çok ağır ve çok sancılı konular sardı her yanımı. Yutkunmak şöyle dursun o yaşlarda o sokaklarda o benzer arkadaşlarla yaşadıklarımı ve o zamanlarımı nasıl özlediğimi farkedip hiç unutmadım sandığım binlerce hatıramın zorla sığdırdığım valizlerden patlayıp saçıldığını farkettim. Sanırım beni gerçekten ama gerçekten yakalayan ve vuran, etkisinden zor kurtulacağım bir kitap oldu bu, belki kitabın etkisinden kurtulurum ama o hatıraları tekrar nasıl doldururum o valizlere hiç bilmiyorum. Eğer ağlamak işinize gelmiyorsa uzak durun derim. Etkilenmek için illa izmirde yaşamış olmanız gerekmiyor, biraz insanlık ve biraz duygusallığınız varsa zaten iki göz içi çeşme oluyor. Bu arada bana tavsiye eden arkadaşım Pınar⁷Pınar⁷ sağolasın uyarıpta hazırlattığın peçeteler yetmedi ama binlerce hatıramın canlanmasına da vesile oldun. okumak isteyenlere şimdiden ağlamaya hazır olun ama bir o kadar da keyif
Salkım Sokak No:3İclal Aydın · Artemis Yayınları · 02,530 okunma
Onu sevdiğim zamanlar
8/10
·304 syf.··
2026 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 14:13
Başta bir yaz dizisi izliyormuş gibi hissettim. Geri gönderme merkezi müdürü olan kadınının hikâyesini okurken, basit bir aşk acısı bu, bu muymuş bu kadar popüler olan kitap dedim. Ama sonra suskun84 ün hikayeleri girdi devreye. Ağır bir ağıt türküsüne döndü herşey. Özellikle bitişi o kadar ters köşe ve etkileyiciydi ki.. Birçok konuda taşların yerine oturduğu o 3-5 cümlelik son gerçekten mükemmeldi.
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,856 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·430 syf.··
2026 4. kitabı
Mariem ve Leyla'nın hikâyesi boyunca aslında iki kadını değil, bir ülkenin kırılmış ruhunu okudum. Edebiyat bazen tarihin yapamadığını yapar. Resmî kayıtların, savaş raporlarının ve istatistiklerin anlatamadığı insan hikâyelerini görünür kılar. Bin Muhteşem Güneş'i bitirdiğimde aklımda kalan şey Afganistan'ın siyasi tarihi değil, o tarihin altında ezilen insanların sessiz çığlıklarıydı. Haled Hüseyni'nin başarısı da burada ortaya çıkıyor. Romanı okurken savaşın kendisinden çok savaşın gündelik hayatta bıraktığı izlerle karşılaşıyoruz. Bir annenin korkusunda, bir kız çocuğunun yarım kalan hayallerinde, bir kadının suskunluğunda ve bir evin duvarları arasına sıkışmış çaresizlikte... Mariem karakteri üzerine uzun süre düşündüm. Çünkü onun hikâyesi yalnızca bireysel bir trajedi değil. Dünyanın birçok yerinde kadınların doğdukları andan itibaren taşımak zorunda bırakıldığı görünmez yüklerin sembolü gibi geldi bana. Leyla ise aynı hikâyenin başka bir yüzü. Daha umutlu, daha dirençli ama aynı ölçüde yaralı. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken şey, Hüseyni'nin karakterlerine acı çektirmek için olaylar yaratmaması oldu. Acı, zaten yaşadıkları dünyanın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Belki de bu yüzden kitap bu kadar sarsıcı. Çünkü yaşananların çoğu kurmaca gibi değil, gerçeğin ta kendisi gibi hissettiriyor. İnsan bazen özgürlüğünü kaybettiğini fark eder. Daha büyük bir trajedi ise hiç özgür olamadığını fark etmektir. Romandaki kadınların mücadelesini okurken sık sık bu düşünceye döndüm. Çünkü onların savaşı yalnızca silahlarla ya da rejimlerle değil; aynı zamanda kendilerine biçilen kaderlerleydi. Kitabın en güçlü taraflarından biri de umudu romantikleştirmemesi. Burada umut büyük zaferler şeklinde karşımıza çıkmıyor. Bazen yalnızca hayatta kalabilmek, bazen bir
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
“Yüz yıl bekledik!..”
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
Her insanın içinden çıkamadığı, köşeye sıkışmış hissettiği, yüzünü göğe dönüp hüznünü içine gömdüğü dönemleri vardır. Tüm çırpınışlarına rağmen elinin kolunun bağlı kaldığı, sonuca ulaşmak şöyle dursun hep daha da geriye gittiği dönemler… Toplumların da… Tarih okumanın umudu ve umutsuzluğu insandan çalan acı bir tarafı var bence. Ne kadar okursan oku sonuç aynıdır. O tarihte o ülke o insanlar o mağlubiyeti en derinden yaşamıştır ve lanet olsun ki o ülkeler zulümlerini zafer naralarıyla kutlamıştır. Zulüm ve zafer… göğsünüze saplanan ok gibidir o okumalar… Ve Endülüs Yanına hiçbir noktalama işaretini yakıştıramadığım bir sızıdır islam tarihinde. Asırlarca süren aydınlık bir çağın karanlığa gömüldüğü yerin adı… bereket ve bolluğun hüküm sürdüğü bağ bahçe ve ormanların çıkan bir yangınla kara bağladığı, şenlikler içinde kıkırdayan bir çocuğun acıyla ağladığı, aşkın coşkusuyla kanı deli akan gencin kötürüm kaldığı hissini bırakır okudukça içimde… Ahh Kalbim Endülüs demişti Akif EmreAkif Emre Yine bir Ahh ile Ahh Filistin dediğim Tanturalı KadınTanturalı Kadın la tanıdım yazarı. Radva AşurRadva Aşur kalemini islam coğrafyasının acılarında gezdiren, kan kırmızı mürekkebiyle isyana ramak kala umudu filizlendiren biri. Kendisi de mazlum islam coğrafyasının acı suyunu Mısır’da içenlerden. Gelelim Granada ÜçlemesiGranada Üçlemesi ne. 10-12 yaşlarındaydım Endülüs’e Ağıt adlı belgeseli izlediğimde. İçime nasıl işlediyse O’na dair her detayda yandığım için daha çok etkilenmiş olabilirim. Ama içimize işleyip okudukça incinecek kadar bilinmemesine ayrı içlendim doğrusu. İspanya diye bilinip adının unutulmasına mı üzüleyim, Valensiya’nın hiç islam görmemiş hale getirilmesine mi, yoksa âlimler yetiştiren Gıranada’nın diri diri yakılan kitaplarına-âlimlerine-tarihine mi?.. “Türk beklenendir.” Sözünü hissedip her darlıkta ‘Türkler bize destek
Duygu ve Düşünce
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025149 okunma
Mazide Okuduklarımdan/İlk inceleme bana ait oldu
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
ESKİ İSTANBUL'DAN YAPRAKLAR REŞİD HALİD GÖNÇ (Yitip giden, ruhunu kaybeden İstanbul'a bir ağıt) Yazar; İstanbul geleneklerinin yaşandığı bir konakta doğmuş, ailesinden aldığı asalet ve nezaketi ömrünün sonuna kadar muhafaza etmiş bir basın emekçisidir. Reşid Halid, bu eserde Osmanlı döneminin İstanbul'una ait gözlemlerini anlatmaktadır. Konak, köşk hayatındaki yaşam ve buradaki insanların ilişkileri, Ramazan iftarları, geceleri, adetleri, eğlenceleri..., saz ve söz alemleri, sünnet düğünleri, meyveleri ile meşhur bağlar ve bahçeler, gündelik hayattan kesitler, eğlence şekilleri, eski İstanbul'da şıklığı ile öne çıkan kimselerin alışveriş ettikleri mağazalar gibi tespitler mevcuttur. Basın tarihinde silinmez izler bırakan fakat zamanla unutulan yazar, mazinin saf, samimi hatıralarını okuyucuya tatlı üslubuyla anlatırken çocukluk günlerinin masum zamanlarıyla kendisinde avutur. Büyülü bir masal dünyasını anımsayan yazar, yaşlılığın yalnızlığında ömrünün son yıllarını geçirir. Okurken en çok hoşuma giden eski adetler, Paşa ve sultanların hususi hayatlarına dair bilgiler ve mehtap alemleri oldu. Hızla akıp giden modern hayatın arasında tamamen yitirdiğimiz o eski zarafete, o 'gönül gözüyle' yaşanan İstanbul estetiğine duyulan derin hasreti ruhumda her zaman hissederim.Reşid Halid'in satırlarında gezinirken, kaybolan koskoca bir medeniyetin son fısıltılarını duyar gibi oldum. REŞİD HALİD RUHUN ŞAD OLSUN. Eski İstanbul'dan YapraklarEski İstanbul'dan Yapraklar Reşid Halid GönçReşid Halid Gönç
Edebiyat
Eski İstanbul'dan YapraklarReşid Halid Gönç · Ötüken Neşriyat · 20258 okunma
Heraileçocuksahibiolabilir ama her çocuk bir aileye sahip olamaz.
Puan vermedi·128 syf.··
2023 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 00:00
ÇOCUK EDEBİYATI İNCELEMESİ Kitabın Adı: Yasemen Yazarı: Hasan Nail Canat Yayınevi / Türü: Timaş Yayınları / Hikâye Sayfa Sayısı / Boyut: 123 Sayfa / 12,5 x 19,5 cm Hedef Yaş Grubu: 9-12 Yaş Yazarın hayatı: 1943 yılında Kayseri'de doğan Hasan Nail Canat, gençlik yıllarından itibaren tiyatro ve edebiyatla ilgilenmiştir. 1967'de Yalnızlar Rıhtımı şiir kitabını, 1968'de ise ilk eseri Moskof Sehpası'nı yazmıştır. Bir Küçük Osmancık Vardı, Gül Yarası gibi çocuk ve gençlik edebiyatına yönelik pek çok eser veren yazar, 2004 yılında vefat etmiştir. Konu: Ekonomik sıkıntılar yaşayan bir ailede büyüyen ve 4 yaşında kaybolan küçük Yasemen’in, farklı insanların yanında geçen zorluklar ve mücadelelerle dolu 8 yıllık serüveni. Ana Fikir: Her aile çocuk sahibi olabilir ama her çocuk bir aileye sahip olamaz. Özet: Kumar ve maddi sıkıntılar nedeniyle parçalanma noktasına gelen bir ailede, babasının peşinden giderken 4 yaşında kaybolan Yasemen, önce kendisini vefat eden kızlarına benzeten varlıklı bir ailenin (Neriman Hanım ve Nazmi Bey) yanına sığınır. Burada 8 yıl yaşadıktan sonra gelişen trajik olaylar ve iftiralar nedeniyle sokaklara düşer, ardından merhametli bir kahveci olan Rahmi Baba'nın yanına yerleşir. Yıllar sonra evlilik aşamasına geldiğinde, kendisine sahip çıkan insanları davet etmek isterken tesadüfler zinciri sayesinde öz anne ve babasına (Ömer ve Fatma) yeniden kavuşur. Kök Değerler ve Kültür Aktarımı:Eserde sevgi, saygı, sabır, dürüstlük, adalet ve yardımseverlik gibi temel kök değerler karakterlerin davranışları üzerinden işlenmektedir. Ayrıca namaz kılmak, dua etmek, ağıt yakmak gibi unsurlarla Türk-İslam kültürüne ait motifler yoğun bir şekilde aktarılmaktadır. Söz Varlığı:Zengin bir dil içeriğine sahip olan metinde; içinde fırtınalar kopmak, dört gözle
YasemenHasan Nail Canat · İlk Genç Timaş · 2006820 okunma