İnsan bütün sevgisini bir tek şey üzerinde toplarsa böyle olur zaten; o şey elinden çıkıp gider gitmez bütün dünya yıkılır başına, yıkıntılar arasında eli böğründe kalakalır
Kültürümüzün gençlik dönemi ve yaratıcı evresi gerilerde kalmıştı, yaşlılık dönemi gelip çatmış, akşamın alacakaranlığı çökmüştü ve pek çok kişi tarafından algılanıp bütün sertliği ile dile getirilen böyle bir olgudan yola çıkılarak yaşamın sıkıcı bir şekilde mekanikleştirilmesi, o derin ahlaksal çöküş, uluslardaki inançsızlık, sanattaki yapmacılık gibi endişe verici pek çok belirti açıklanmaya çalışılmaktaydı.
Hepsi de en azından sözde iyi uğrunda güç sahibi olmaya çalışmış, ama ele geçirdikleri güç sonradan kendilerini avucuna almış, serseme çevirmiş, gücü güç olduğu için seven kimselere dönüşmüştü.