biliyorum daha buluşma gününe bir milyon gün var gibi görünüyor olabilir fakat günlerin aşırı derecede hızlı geçtiği malûmunca bilinen bir gerçek.
Efendim biz 1000k Konya grubu olarak 5. buluşmayı gerçekleştirmek üzere okulların açıldığı hafta olan 29 EYLÜL tarihini belirledik.
"yok ben utanırım, gelemem." diyorsan o işleri geçeceksin hepimiz insanız hepimiz samimiyiz nerden mi biliyorum?
ilk buluşmadan itibaren hâlâ görüştüğümüz arkadaşlardan..
neyse..
BULUŞMA TARİHİ: 29 EYLÜL CUMARTESİ (yuh daha kaç gün var!)
BULUŞMA YERİ: Cadde kafe bistro (sancak durağında Beyhekim kız öğrenci yurdunun hemen altında)
BULUŞMA SAATİ: 15.00
katılmak istersen şu yorum kısmına bir ses bir nefes bırak..
KATILIMCILAR:
LeyloiHomelessBeyzaÖmer FarukphilodendronAhmet Giray KütükÖzcan Özlen
https://1000kitap.com/KorkusuzMiyav
https://1000kitap.com/pinardsyc
hiçkimse...Serdar
https://1000kitap.com/metink_88
Mehmet Zahid ESEREsma Beyza AL
https://1000kitap.com/emineayd
Öncelikle bu iletiyi okumaya başladıysanız sizi tebrik ederim, birisinin içinden gelen hisleri okumak üzeresiniz ama iletiyi okuyup bitirdiğiniz zaman bu sizi hiç ama hiç bilgi katmayacaktır. Sadece kişisel hislerimdir :D
Küçüklüğümden beri kitap okurum ama her gün kitap okumazdım. Mesela derdim "canım kitap okumak istiyor." diye sonra alır bi' kitabı okur ertesi gün verirdim geri kütüphaneye ya da bi' kitap alır okur ertesi gün başkasına hediye ederdim.
Ama üniversite 2. sınıfta ki bu geçen yıl oluyor, 24 Mayıs 2017 günü 1k'ya kaydoldum. Tabii o zamana kadar düzenli kitap okumayan ben ilk defa 200 tl gibi bir parayı kitaplara yatırarak yaklaşık 18 tane kitabı satın alıp okumaya başlamıştım. 1k'ya da pdf şeklinde kitap okuma sitesi sandığım için katılmıştım.
Ama daha sonra öyle olmadığını anlamama rağmen "neyse ya kitaplardan alıntı yaparım,burayı not defteri olarak kullanırım." diyerek kullanmaya devam ettim.
Birilerini takip etmeye başladım ama çok rastgele oluyordu bu. Tabii birileri de hep beni takip ediyordu. Ama ben beni takip edenlere bakıp inceleme yapmayanları,alıntı yapmayanları takip etmiyordum ki hala öyle...
İşte sonraları burayı sevmeye başladım. Günlük kitap okuyordum ve burayı sık sık kullanıyordum alıntı eklemek için. İlk incelemelerimi de o zamanlar yazmaya başladım tabii.
Yaz boyunca kitap okuyup bu siteyi kullanıyordum ama bende artık değişimler oluyordu.
Ki şaka bir yana 1,1.5 yıldan sonra ben çok büyük bir değişim geçirdim.
Neyse, okullar açıldı işte ki ben 3. sınıf Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiydim.
Ama okulla aram hiç iyi değildi, dersleri sevmez olmuştum ki o aralar da kendimi iyice kitaplara kaptırmaya başladım.
Kitapları çok çok okumaya başladığım için de buradaki beni takip edenler, sevenler ve benim sevdiklerim de artmaya
“It/O (1986)” Stephen King
Bir korku eserinin konusu ne olur? Cinler, periler, hayaletler, vampirler, kurt adamlar; ya da daha gerçekçi korkular üzerinden yola çıkacak olursak örümcekler, yükseklik korkusu veya megafobiyi tetikleyen unsurlar diyebiliriz. Peki bunların arasından hangisini kullanırsanız başarılı ve belki de tüm zamanların en başarılı korku/gerilim destanını kaleme alabilirsiniz? Cevap; hiçbiri. Evet, çünkü bence yazılmış en başarılı gerilim destanı, kendisine konu olarak "palyaço" seçmiş. Aslında tam olarak böyle denemez. Zamanımızın en büyük yazarlarından biri olan Stephen King’in 9 Eylül 1981 ve 28 Aralık 1985 tarihleri arasında kaleme aldığı 1212 sayfalık şaheser için sadece palyaço fobisini konu alıyor demek hakaret olur. Korkunun kendisini konu alıyor diyebiliriz. Korkunun kendisinin bir fiziksel şekle bürünmesi fikri kaleme alınmadan bile tüyler ürpertici değil mi zaten? Tam da buradan kitabımızın konusuna bağlanabiliriz:
“O” adlı eserimiz, Amerika’da küçük bir kasaba olan Derry’nin altında, kanalizasyonlarında yaşayan gizemli bir varlığı konu alıyor. Bu varlık kimi zaman kendisini rüyalarda, hayallerde; kimi zaman da fiziksel gerçeklikte gösteriyor. Kitabımızın ana karakterleri de, kasabada her 27 yılda bir gerçekleşen felaketlerin ve çocuk ölümlerinin farkına varan ve bu korkunç yaratıkla yıllar önce savaşıp onu bir süreliğine yenen yedi çocuk. Fakat O’nun sonu gerçekten gelmiş miydi? Olaylardan tam 27 yıl sonra kasabadan gelen bir telefonla O’nun geri döndüğünü öğrenen artık yetişkin birer birey olan karakterlerimiz hafızalarına gömdükleri en korkunç kabuslarıyla tekrar yüzleşmek zorunda kalırlar.
Kısa Bilgi: Kitabın 1990 yılında televizyon için yapılmış bir mini dizisi çekildi. Zamanında fazlasıyla beğenilen bu yapıttan sonra bu ay kitabın