Boncuk Oyunu

9,3/10  (10 Oy) · 
38 okunma  · 
12 beğeni  · 
1.283 gösterim
Alman dilinin en büyük yazarlarından Hermann Hesse'ye Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıran Boncuk Oyunu, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunan bir başyapıt. Hesse, 1943 yılında, tüm dünyanın savaş cehennemini yaşadığı sırada yazdığı Boncuk Oyunu'nda, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunar okura. Sanat ve bilimde disiplinlerarası bir uyum üzerine kurulu, Hesse'nin düş ve düşün gücünün ürünü fütüristik bir oyun olan Boncuk Oyunu, bu yeni düzenin simgesidir. Toplumsal ahlakın bireyin iç ahlakını yok ettiğine inanan Hesse, bu kitabında Batı'nın toplumsal dayatmalarına karşı Doğu'nun bireysel özgürlüğünü yüceltir, söz konusu yeni dünya düzenini bireysellik üzerine temellendirir. Alman dilinin en büyük yazarlarından biri olan Hermann Hesse'nin başyapıtı olan ve 1946 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Boncuk Oyunu, Kâmuran Şipal'in özenli çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları tarafından bir kez daha Türkçeye kazandırıldı.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    560
  • ISBN:
    9789750803612
  • Orijinal Adı:
    Das Glasperlenspiel
  • Çeviri:
    Kamuran Şipal
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
uğur kiraz 
18 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hermann hesse boncuk oyunu yazarla iyi bir tanışma kitabi ki bence yazarın okuduklarimin arasında en iyi eseri diyebilirim. eserde herseyin salt rasyonalizmle yada pozivist anlayışla kavranilamayacagini, yada kavranilacaksa mutlak Doğu mistitizmine sezgiye dem vuruyor. bu eksen etrafında konuyu metafiziki seylere büyü vs .. seylere değiniyor. Ayrıca idealist yaklaşımın bireyi nasıl yıkıma ugrattigininda iyi portresini ciziyor.. hitlere göndermeli sosyal konulara da duyarsız kalmayan güzel bir felsefik eser

NAZLI ÖZDEMİR 
27 Mar 10:08 · Kitabı okudu · 47 günde · Beğendi · 9/10 puan

kitap benim için eziyet olarak başlayan çoğu yerde bunaltan ama sürekli düşündüren bir yapıya sahipti..
çok fazla değerlendiremiyorum kitabı.. an ve an parçalardan oluşuyor benim için.. her parça bir yerden bağımsız olarak aklımda..
ilerleyen yaşlarımda farklı bir düşünce yapısında tekrardan okumak isteyeceğim bir kitap..

Kitaptan 35 Alıntı

mehmet pak 
25 Ağu 18:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... Çünkü var olmayan nesneler var olanlara göre, ciddiyetten uzak kimselerce sözcüklere başvurularak bazı bakımdan daha kolay ve sorumsuzca anlatılabilirse de, dindar ve pek titiz tarih yazarları için durum bunun tam tersidir: Varlıkları ne kanıtlanabilen ne de bir olasılığı içeren, ama dindar ve pek titiz kimselerin adeta var olmaya ve hayata gözlerini açmaya bir adım daha yaklaştırılan bazı nesneler kadar sözcüklerle anlatıma gelmeyen, ama insanların gözleri önüne konmayı da daha çok gerektirmeyen başka hiçbir şey yoktur.

Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 9 - Yapı Kredi Yayınları)Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 9 - Yapı Kredi Yayınları)

Bu düşler yetmişti, yetmişti de artmıştı, insanın yüreğini bunaltıp soluksuz bırakan, insanın kanını kurutan, derken birden Maya olarak kendilerini açığa vuran ve insanı soytarı gibi geride bırakıp kaybolan bütün bu yaşantılardan, sevinçlerden ve acılardan örülmüş şeytani örgüden iyice gına gelmiş, her şeyden gına gelmişti; ne kadın istiyordu artık ne çocuk; ne tahtta ne zaferde ne de intikamda, ne mutlulukta ne de bilgelikte, ne saltanatta ne de erdemlerde gözü vardı. Tek istediği şey huzurdu, sondu tek istediği şey, bu oldum olası dönüp duran çarkı durdurmak, bu arkası gelmeyen görüntüler oyununun işini bitirmekti; kendi kendini huzura kavuşturmak istiyordu, bir zaman istediği gibi tıpkı, son savaşta düşman üzerine atılıp sağa sola kılıcını indirdiği, sağdan soldan kılıçların üzerine indiği, sağındaki solundakilerin vücutlarında yaralar açtığı, vücudunda yaraların açıldığı ve sonunda yere yığılıp kaldığı zaman istediği gibi. Peki sonra? Sonra bir baygınlık, bir uyuklama ya da bir ölümle geçirilecek bir ara. Ve hemen ardından yeniden uyanış, yaşam ırmaklarını yüreğinden içeri, o korkunç, güzel ve tüyler ürpertici görüntüler selini yeniden gözlerinden içeri koyveriş, ardı arkası kesilmeden, kurtuluşsuz, bir dahaki baygınlığa, bir dahaki ölüme kadar. Ölüm denen şey belki de bir ara, kısa süreli bir mola, bir oh deyişti, ama ardından yola devam edilecekti tekrar, yaşamın esriklik ve umutsuzluk dolu çılgınca oyununda yeniden binlerce figürden biri olunacaktı. Ah, hiçbir şeyin işi bitmiyordu, son diye bir şey yoktu.Dasa, bir tedirginlikle yeniden kalkıp ayaklarının üzerine dikildi. Mademki halka şeklinde oynanan bu kahrolası oyunda dur durak yoktu, mademki yüreğinde bir kor gibi yanan o biricik isteğin gerçekleşme umudu bulunmuyordu, o zaman su kabını yeniden doldurup yaşlı adama götürebilir, onun emrini yerine getirebilirdi; aslında adamın emir vermeye hakkı yoktu. Bir hizmette bulunması istenmişti kendisinden, bir iş havale edilmişti, boyun eğerek bu işi yerine getirebilirdi, eli boş oturmaktan ve canına kıymak için yöntemler icat etmekten daha iyiydi böylesi; zaten genelde söz dinlemek ve hizmet etmek, başkalarına söz geçirip sorumluluk taşımaktan çok daha kolay, çok daha olumlu, çok daha masum ve sağlığa yararlıydı, bu kadarını biliyordu. Haydi öyleyse, Dasa, al kabı, güzel güzel suyla doldur, götür ver efendine!

Boncuk Oyunu, Hermann HesseBoncuk Oyunu, Hermann Hesse
mehmet pak 
12 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnanmak ve kuşku duymak birbirinden ayrılmayan iki parçaydı, nefes alıp vermek gibi birbirine bağlı şeylerdi ikisi de.

Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 130 - Yapı Kredi Yayınları.)Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 130 - Yapı Kredi Yayınları.)
mehmet pak 
25 Ağu 19:28 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bizim kahraman diye niteleyip kendisine özel ilgi göstereceğimiz kişi, ancak doğası ve eğitimi sayesinde şahsını hiyerarşik işlevi içinde adeta tümüyle eritebilen, ama yine de hayranlık uyandıran o büyük ve zinde itici gücü, bireyselliğin kokusunu ve değerini oluşturan bu nesneyi yitirmeyen insandır. Bir kişinin kendisiyle hiyerarşi arasında baş gösterecek çatışmalara ise, o kişinin büyüklüğünü belirleyen mihenk taşı gözüyle bakarız. Şiddetli arzu ve tutkuların kendisini var olan düzenle bağlarını koparmaya sürüklediği asi birinin, gerçek anlamda trajik kişilerin anısını ise alabildiğine büyük bir saygıyla gönlümüzde taşır.

Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 12 - Yapı Kredi Yayınları.)Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 12 - Yapı Kredi Yayınları.)

"Biz klassik musiqini mədəniyyətimizin cövhəri və mücəssəməsi sayırıq,çünki musiqi onun ən aydın,ən xarakterik,ən təsirli jestidir.Klassik musiqi jesti bəşəriyyət faciəliliyinin idrakını,insan taleyi ilə razılaşmanı,cəsarəti və şadyanalığı ifadə edir!

Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 36 - Qanun)Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 36 - Qanun)
mehmet pak 
11 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

'' Öyle hükümdarlar olmuştur ki, buyrukları altındaki insanlara karşı duydukları mutsuz sevgiye ömür boyu kahrolup durmuşlardır. Gönülleri kendilerini köylülere, çobanlara, esnaftan kişilere, öğretmenlere ve öğrencilere çekip götürmüş hep, ama onları seyrek durumda görebilmişlerdir; çünkü bu kişilerin çevresi hükümdarların bakanları ve subayları tarafından sarılmış, bunlar hükümdarla halk arasına adeta bir duvar oluşturmuştur. Bir magisterin durumu da bundan farksızdır. O da sıradan insanlara yaklaşmak ister, ama yalnızca meslektaşlarını bulur karşısında, öğrencilere yaklaşmak ister, yalnızca okumuşlar ve elit kişilerle karşılaşır. ''

Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 237 - Yapı Kredi Yayınları.)Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 237 - Yapı Kredi Yayınları.)
mehmet pak 
11 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bilimleri severiz, her birimiz kendi bilim dalına gönül verir; ama şunu da biliriz ki, kendini bilime adaması insanı mutlaka bencillikten, kötülüklerden ve gülünç durumlara düşmekten alıkoyacaktır diye bir şey söylenemez.

Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 234 - Yapı Kredi Yayınları.)Boncuk Oyunu, Hermann Hesse (Sayfa 234 - Yapı Kredi Yayınları.)
4 /