Puan vermedi·184 syf.··
2026 47. kitabı
Hepimiz geleceğe dönük hayallerimizi sevdiklerimizle birlikte huzurla yaşlanmak diye planlarız. Benim için de mutluluk tam olarak böyle. Sevdiklerimle yan yana, sakin ve güvenli olarak. Ama bazen hayat, en büyük korkularımızla bizi karşı karşıa bırakıyor. "Yalnızlığı Sen Seçmedin" kitabını okurken, Buket’in hikayesindeki olay bana kendi kaybetme korkumu hatırlattı. Sevdiğin adamı, kocam dediğin biricik eşini bir anda ölümle kaybetmek... Düşüncesi bile kabus Fakat kitap beni sadece bu acıyla kavurmadı, asıl vuran şey, o büyük kaybın ardından gelen, arkadaki yaşama tutunma çabasıydı. Hayatın tüm acımasızlığına rağmen yaşamaya geri dönmek offf. Bu düşünce beni çok derinden etkiledi. Ruhuma dokunan, beni hem ağlatan hem de sürekli kalp çarpıntısı yaşatan çok özel bir yolculuk oldu. “Sevmek, belki de bir gün kaybedeceğini bilsen bile o şairane yaşamın peşinden koşma cesaretidir...”
Yalnızlığı Sen SeçmedinBirim Özer Sili · Özyürek Yayınları · 202617 okunma
9/10
·40 syf.··
2026 17. kitabı
Omelas'ı Bırakıp Gidenler sayfa sayısı bakımından oldukça kısa olmasına rağmen, etkisi birçok romanın bıraktığından daha derin olan bir öykü. İlk okunduğunda birkaç sayfalık bir ütopya tasviri gibi görünse de, satırlar ilerledikçe okur kendisini felsefi, ahlaki ve vicdani bir sorgulamanın içinde buluyor. Bu nedenle Omelas, yalnızca bir öykü değil; insanlığın adalet anlayışına tutulmuş bir ayna olarak değerlendirilebilir. Kusursuz Bir Dünyanın Kuruluşu Öykü, Omelas adlı bir şehirde düzenlenen coşkulu bir festivalle başlar. İnsanlar mutludur, çocuklar güler, müzikler çalar, şehirde savaş, açlık, baskı ya da korku yoktur. Ancak burada dikkat çekici bir anlatım tekniği vardır: Ursula K. Le Guin, Omelas'ı ayrıntılarıyla tarif etmek yerine sık sık okura dönerek şehrin eksik parçalarını onun hayal gücüyle tamamlamasını ister. Bu yaklaşım tesadüf değildir. Çünkü Omelas belirli bir şehir değildir. Okurun zihninde şekillenen, onun "mükemmel toplum" fikrini temsil eden bir semboldür. Her okur kendi Omelas'ını kurar. Böylece öykü yalnızca kurmaca bir şehri değil, okurun değerlerini de anlatmaya başlar. Hikâyenin Kırılma Noktası Festival görüntülerinin ardından okur sarsıcı gerçekle karşılaşır. Şehrin bütün mutluluğu, karanlık bir odada tek başına yaşayan bir çocuğun acısına bağlıdır. Çocuk kir içindedir, açtır, sevgiden yoksundur ve insanlık dışı koşullarda yaşamaktadır. Dahası, herkes bu durumdan haberdardır. Omelas'taki her birey büyüdüğünde o çocuğu görür ve şehrin mutluluğunun bedelini öğrenir. İşte öykünün asıl gücü burada ortaya çıkar. Le Guin okura şu soruyu yöneltir: "Eğer binlerce insanın mutluluğu tek bir masumun acısına bağlıysa, bunu kabul eder miyiz?" Bu soru teorik olarak kolay görünür. Çoğu insan "Hayır" cevabını verir. Ancak yazar, mutluluğun,
Omelas'ı Bırakıp GidenlerUrsula K. Le Guin · İnka Kitap · 202644 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·372 syf.·
2026 29. kitabı
Spoiler içerir!! Mo Xi'nin dudaklarına nazikçe bir öpücük kondurdu. "Hayatta da ölümde de seni sonsuza kadar seveceğim. Sen beni her zaman gururlandırırsın." Güzel bir seriye veda etmenin hem hüznü hem de hak ettiği mutlu sona kavuşmasının verdiği mutluluk var üzerimde. Artık son kitaba geldiğimizde olaylar tamamen karışmıştı. Bir önceki kitapta Gu Mang'ın ülkesi için kendini feda ettiğini görmüştük. Serinin mutlu sonla biteceğini önceden duymuş olsam da kitabın başlarında gerçekten buna inanmakta zorlandım. Çünkü Gu Mang'ın geri dönmesinin bir yolu varmış gibi görünmüyordu ve bir noktadan sonra kendi kendime "Emin miyiz bunun mutlu son olduğuna?" diye düşünmeye başladım. Bu kitapta Mo Xi'nin kaderi tersine çeviren taşla karşılaşmasını ve önüne konulan seçenekleri öğreniyoruz. Kendisine ya ülkesini kurtaracak farklı bir yol seçebileceği ya da düşman ülkenin kara büyülerini tamamen yok ederek halkını sonsuza kadar bu tehditten koruyabileceği söyleniyor. Ancak ikinci seçeneğin bedeli kendi hayatı. Üstelik bunu seçerse bir daha asla reenkarne olamayacağı da açıkça belirtiliyor. Bu noktada Mo Xi'nin verdiği karar beni çok etkiledi. Gu Mang gibi o da kendisini düşünmek yerine halkını ve ülkesini seçiyor. Açıkçası hem Gu Mang'ın hem de Mo Xi'nin kendilerini feda ettikleri sahnelerde ağlamamak benim için mümkün değildi. İkisi de ülkelerini, halklarını ve sorumluluklarını her şeyin önüne koyan karakterlerdi. Seri boyunca aşklarını çok güçlü hissediyoruz ama onların vatanlarına olan bağlılığı da en az bunun kadar etkileyiciydi. Bence yazar bunu inanılmaz iyi hissettirmiş. Bir noktada gerçekten hikâyenin mutlu bitmeyeceğini düşündüm. Gu Mang ölmüş, Mo Xi de kendini feda etmişti. Üstelik Mo Xi'nin reenkarne olamayacağını öğrenince işler daha da umutsuz görünmeye
Duygu ve Düşünce
Remnants of Filth, Vol. 7Rou Bao Bu Chi Rou · Seven Seas · 20254 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
Yazarın kalemi ile minik okuma grubumuz sayesinde ve iyiki tanışmışım. Hayatın içinden, maalesef her yüzyılda yaşanmış ve yaşanmaya devam eden ve de edecek bir konuyu anlatmış. Yaşanan tüm kötülüklere olumsuzluklara rağmen bir mutluluk umut filizi yeşerirken içimden herşeyin alt üst olmasına şahit oldum. Hayatta son ayların, günlerin olduğunu bilerek yaşarken arkanda artık koruyamayacağın, kol kanat geremeyeceğin çocuklarını bırakmak zorunda kalan Fadime’ye mi? Annesinden sonra tam bir mutluluk yakaladı derken o mutluluğu çok görüp elinden alınan Serpil’e mi? Çocukluğunun en güzel en sevdiği şey salıncağın hayatta kalan en sevdiğini aldığı için bir daha aynı mutluluğu bulamayacak olan küçük Hatun’a mı üzülsem bilemedim. Bir anne olarak arkanda evlatlarını bırakacak olmanın üzüntüsünü içimde hissettiren, burnumun direğini sızlatan, ağlatan samimiyette satırları okumak hem mutlu etti hem üzdü. Elalem ne der yüzünden kayıp giden mutlulukları, kurban iken suçlu ilan edilen bir şekilde hayattan koparılan kızlarımızın duygularına ortak olmak, bu duyguya karşı tarafa geçirebilen satırları yazan yazarımız Şule hanıma teşekkür ederim. 124 sayfadan oluşan ama insanı bambaşka duygulara sürükleyen bir kitaptı. Ben ağlayarak ama keyifle okudum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. Not: Duygusalsanız okurken peçeteniz yanınızda mutlaka bulunsun.
Mütalaa
SalıncakŞule Turan · Luna Yayınları · 202039 okunma
Bunun animesi çıksa ne güzel olur
10/10
·524 syf.·
2026 5. kitabı
Uzun zaman önce okumuştum, bu seriyi hala eski tadı alabiliyorum. Pankreasını Yemek İstiyorum incelemesinde de bu seriden bahsetmiştim. Pankreasını Yemek İstiyorum'a ait incemem: #157414994 Bir rüya görüyorsunuz sizce gördüğünüz rüya kaderinizi etkileyebilir mi? MEB tarafından çok sevilen öğretmen tipi olan bir öğretmen öğrencilere Mutluluk nedir? Sorusunun cevabını arayın diye sorar. Nanoka da kendini beğenmiş ve sürekli Watashi wa Tensai der ve sınıf arkadaşlarını aşağılar. Bu yüzden bu soruyu bulmak için çeşitli maceralara atılır. Bu soruyu tek başına çözmenin zor olduğunu fark edince, yağmurlu bir günde bulduğu kediyi ısıtmak için kapı kapı dolaşarak kimsenin açmadığı kapıyı açan güzel bir abla (surtuk-san diyor kız) bir de onu evine alıp şekerler ve kurabiyeler ile besleyen yaşlı bir kadına bu soruları sorup onları tek arkadaşı olarak gördüğünü söyleyerek ajitasyon yapıyor. Neyse ciddi anlamda söylemem gerekirse Nanoka kendini ve onu neyin mutlu edeceğini bulacağı bir taraftan ağlatan diğer taraftan sıcaklığı ile kalpleri ısıtan hikayesi ile gözlerimizi yaşartıyor. Bu arada Spoiler :keşfe çıkarken intihar edecek kızın ismi kol bandında yazan Minami değil Minami lisesi oluyor. Asıl olayı anlatsam da spoiler olacaktır. Okuyan kimseler için Minami olayını anlattım. Her neyse güzel bir seridir. Kişinin geçmiş ve gelecek ile çarpması ve zamanın asla geri alınmayacak kadar önemli ve kıymetli olduğunu anlatır. Biraz duygusal biraz da felsefik bakış açılarına sahip.
İnceleme
Yine Aynı Rüyayı GördümYoru Sumino · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 202390 okunma
Zorunluluk mu mutluluk mu?
10/10
·400 syf.··
2025 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 00:18
Kitapta yetimhanede büyümüş 3 arkadaş sivil olan burak elif ile evlenip ipek adında bir kız çocuğu dünyaya getirir. Elif trafik kazadında vefat ettikten sonra kızı ipeği istemeyen baba burak ipeği yetimhaneye vermek ister ve elifin en yakın arkadaşı kardeşim diyen mercan çocuğu bakacağını söyleyip çocuğu alır ve zorlu bir yaşama adım atar. Zorlu süreçte otellerde kalan mercan parası bittiğinde çalışmak için iş ararken üniversiteden arkadaşı hale ile karşılaşır ve haleye durumunu anlatır. Hale abisi ömer ile evlenmesini ister. Kendisini zorunlu hisseden mercan istemeyerek de olsa formalite evliliği kabul eder ve onaylar gelişmeye başlar. Mercan ile ömer arasında gerçek bir aşk başlar ve formalite olan evlilik gerçek bir evlilik olur. Mutlu bir evlilik yaşarlar. Kitabın yazarı betül güçlü kitabı öyle güzel yazmış ki kitapta düşündüren ağlatan güldüren tüm duygular var. Kitabın asıl konusunda aslında sevgiye her insanın muhtaç olduğunu ve bu sevgiyi hiç ummadığımız yerlerden de çıkabileceğini anlatıyor. Kitapta bazı yazım hataları olsa da bence en önemli hata kitap ilk konuya girişte yazar otelde 2. Kattaki odasına çıkarken başka bir sayfada 1. Kattaki odasından uyanıyor. Yazar kitabı farklı zamanlarda yazdığı için bazı hatalar olmuş Genel olarak yazarın tüm kitaplarını okumuş biri olarak yazarın çıkartacağı kitapları aynı kalitede olacağına inanıyorum
Edebiyat
Kırık DesenlerBetül Güçlü · Ren Kitap · 2025244 okunma