İnsan, acıyla yoğrulur ve mayalanır.
Puan vermedi·159 syf.··
2026 16. kitabı
Bu kitabı okurken bende hiçbir şekilde bu kadar tesir bırakacağını düşünmemiştim. Kitabı bitirdiğimde bir süre ağladım. Hani acı bir olay yaşarsın da bir bardak su getiren birinin olmasını beklersin; biraz sakinleşmek, o duygunun ağırlığından bir nebze olsun kurtulmak istersin ya… İşte o ağırlık hâlâ, bu satırları yazarken bile üzerimde. O suyu getirecek birini beklemek yerine masanın başına geçtim. Bir bardak su uzatamadım kendime; onun yerine kalbimden taşan kelimeleri kâğıda dökmek istedim. Belki de bazı acılar suyla değil, ancak yazıyla hafifliyordur. Zehra’nın mektubu bitirdikten sonraki afallayışı beni derinden sarstı. Yıllardır doğrularını yanlış bildiği bir adamın üzerine kurmuştu. Hayatındaki insanlarda bulamadığı erdemlerin, en nefret ettiği kişide bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Fakat bence Zehra’nın yaşadığı acı yalnızca babasını yanlış tanımış olmanın acısı değildi; kendi vicdanıyla karşılaşmanın acısıydı. İnsan bazen bir başkasını affetmekte değil, kendisini affetmekte zorlanır. O acıyı hissettikten sonra, babasının yırtık çoraplarından görünen ayaklarına bakarak ağlaya ağlaya giderken, onu orada yalnız bırakmaması… O satırları okurken ben de Zehra ile birlikte eğilip o ayakları öpmek istedim. Çünkü orda yalnızca bir babanın çektiği çileyi değil, geç fark edilen bir sevginin ve gecikmiş bir merhametin ağırlığını da gördüm. Zehra artık okulunu tamamlamış, muallim olmuştu. Oysa kitabın ilk sayfalarını elime alıp hikâyeyi herkes gibi bildiğimde, Zehra’ya sarılıyor ve ona hak veriyordum. Babasını suçluyor, onun öfkesiyle birlikte öfkeleniyordum. Kitabın sonunda ise fark ettim ki Zehra’nın eksik olan yanı bilgisi, zekâsı ya da doğruluk anlayışı değildi; acıma kabiliyetiydi. Belki de Reşat Nuri’nin anlatmak istediği buydu: İnsan yalnızca
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 19:34
Sokak Nöbetçilerini tekrar okuma isteğimi körükledi. Çok özlemişim onları. Yankı'nın günlüğünü okumak zaten bambaşka bir histi. Kargo gelir gelmez hemen açıp okumaya başladığım ağlaya ağlaya okuduğum bir kitap oldu.
Sokak Nöbetçileri: Yankı SarcaAslı Arslan · İndigo Kitap · 2023437 okunma
Reklam
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Şermin Yaşar ile İlber Ortaylı'nın ortak yazdığı bu eseri ilk gördüğümde çok heyecanlandım ve hemen temin ettim. Okudukça kendimi Topkapı Sarayı'nın bahçesinde çınar ağacının tepesinden şamaroğlanı izliyormuşum gibi hissettim. Çınar ağacına ağlaya ağlaya sarılışını, Lalasının peşinden koşuşunu, saray yıkılacak korkusuyla tüm saray ahalisiyle konuşmalarını, şehzadeyle hasbahçede çiçeklerin arasında dolanışını, padişahı tanımadan sitem edişini, büyüyüşünü, kınalı serçe olma yolundaki tüm aşamalarını... Bir çocuk kitabından çok daha fazlasını yaşatıyor bize 2 usta yazar. İlber Ortaylı'nın Osmanlı'ya, dönemin şartlarına dair açtığı bilgi pencereleri okurken öğrenmeyi ve daha çok öğrenme isteğini sağlıyor. Kitabı okudukça İlber Ortaylı'nın dünyamızdan göç ettiği gerçeği sıklıkla kalbime ok gibi saplandı. Fakat bize böyle güzel eserler bıraktığı için içimde çok büyük minnet oluştu. Her yaştan insanın okuması ve daha nice insana okuması için hediye etmesi, evlatlarına okutarak uzun uzun sohbet etmesi gereken bir eser...
Kınalı Serçeİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20251,782 okunma
10/10
·152 syf.··
2026 27. kitabı
Onunla enkazın başına gidip sesi kısılana kadar eşi ve kızına seslendiği benimse ümitsizlikle canım pozisyonunda ağlaya ağlaya Uzandığım bir iki saatin sonunda İskenderun Belediyesi'ne ait aş aracı sıcak çorba dağıtmaya başladı sayfakırkbeş . Kaçak çalışılan işler, maruz kalınan şiddet, toplama kampları, kaybedilen arkadaşlar ve tüm bunların içinden filizlenen bir aşk hikâyesi, anlatıcının kendi yas süreciyle iç içe geçiyor. . Ana yola çıktığımızda arabalar vızır vızır önümüzden geçiyordu. Üzerimizde askeri üniformalar vardı otostop çektik ama hiçbiri durmadı. sayfayetmişdört . Yazar Zekeriya Çetin, aynı zamanda depremzedelere destek amacıyla kurulan 4.17 Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'nin başkanlığını yürütmektedir. . Ağlamaktan kan çanağına dönmüş gözleriyle baktığı yüzümü inceledi bir süre. Bir yabancıya bakar gibi baktı, beni tanımaya çalışır gibi. Gözlerini kısıp kaşlarını çatarak başını hızlıca sağa sola salladı. Nefeslendi sonra devam etti. sayfadoksanbir Roman boyunca Ali’nin Irak’tan başlayıp İran, Van, İstanbul ve Hatay’a uzanan yaşam öyküsü, savaşın ve zorunlu göçün görünmeyen yüzünü ortaya koyuyor. . Ring arabası Sultanahmet Adliyesi'ne vardığında araçta bekledikten sonra gardiyanın azarlamasıyla sessizce ve koşar adımlarla adliyenin zemin katında bulunan nazarathaneye getirilmiştik. sayfayüzondokuz 6 şubat depremini arka plana alırken bireysel kaybın ötesine geçerek göç, aidiyet ve hayatta kalma mücadelesine odaklanmış “Kimsesizler Coğrafyası”, İnkılâp Kitabevi nden çıktı . Zekeriya Çetin, 1978 Hatay’ın Dörtyol da doğmuş. İlk, orta ve Liseyi burada okudu. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2001 mezunudur. . 20 yıldır İstanbul’da avukatlık ve arabuluculuk yapmaktadır. Her zaman kitapla hemhal olmuş, edebiyat dünyasının içinde yer almış ve “Arızadayız”
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:00
Peygamberimizi (sav) anlatan hiçbir siyer kitabı olmamıştır ki ağlamadan okuyayım. Yine ağlaya ağlaya, düşüne düşüne, içim ezile ezile okudum. Yasin Pişgin kaleminden okuduğum ikinci kitap. Anlatımı çok samimi ve çok akıcı. Ayetlerle hadislerle anlattıklarını destekliyor, tanık olduğu, okuduğu, dinlediği konuyla alakalı her şeyi cömertçe paylaşıyor. Herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Cilt cilt kalın siyer kitapları okumak başta gözünüzü korkutuyorsa böylesi kitaplarla adım atabilirsiniz.
Hz. Peygamber'i Yeniden DüşünmekYasin Pişgin · Timaş Yayınları · 2021829 okunma
Hayal Kırıklığı Doğru Bir Başlık Tahmin Ederim
2/10
·152 syf.··
2026 21. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 19:07
Nereden başlasam bilmiyorum. Ortada bir hikaye bulamadım. Mesaj kaygısı bulamadım. Olay örgüsü bulamadım. Sadece kelimelerle oynanmış ve maalesef ki ses uyumu gözetmek ve benzer şeyleri bir arada kullanmak dışında hiçbir şey yok kitapta. karma karışık ne düşündüğünü ne yaptığını bilmeyen Alaaddin’in kendini arama hikayesi diye özetlenebilir. Gide gide, patlaya patlaya, sürüne sürüne, ağlaya ağlaya gibi pekiştirmeler mide bulandıracak kadar yoğun kullanılmış, betimleme diye betimlemenin canı çıkarılmış bir metin. Özellikle “sözgelimi” ve “mahşeri” kelimelerini okumaktan fiziksel olarak midem bulandı. “Allah’ım sözgelimi kelimesi bir daha çıkmasın” diye dua ederek okudum desem abartmış olmam. Büyük beklentilerle elime aldığım ve bir o kadar pişman olduğum başka bir kitap herhalde okumam bir ömür. 2 puan verdim. Bir fazla puanı da çok uzun cümleler ve anlamsız da olsa uyumlu kelimelerin kullanılma becerisinden dolayı verdim.
Bin Hüzünlü HazHasan Ali Toptaş · Parantez Yayınları · 20234,927 okunma
Reklam
Reklam