9/10
·944 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:20
İlk kitaba göre zor bitirdim diyebilirim aramızda toksik bir ilişki vardı. Yazar diyalogları vs. gereksiz uzatmış ama karakterlerin psikolojik ve fiziksel gelişimlerini çok güzel işlemiş. Son sayfaları okurken kalpten gideceğim diye korktum ve üzüldüm açıkçası. Genel olarak kitabı beğendim soluklanarak okumak daha iyi geldi bana. SPOİLER——————————————————-Ne zaman bir karaktere çok hoşmuş desem öldü bu seride :D Sonuna kalbimi bıraktım ah Xaden ah!
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,223 okunma
Ah ah...
7/10
·456 syf.··
2026 1. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 02:54
Yazarın diğer romanlarına kıyasla bu kitapta bir yarım kalmışlık var. Yani daha devam etse ederdi. Örneğin kitabımızın kadın karakteri aşık olduğu adamla karşılaşıyor kitabın sonlarına doğru. Onların ilişkilerini olumlu yada olumsuz şekilde sonuçlandırmadan kitabı bitirmiş yazar. Açıkçası bu yönden biraz zayıf bir anlatımı var. Sonra aynı kadın karakterin ikinci bir sevdiği, ilgi duyduğu erkek karakter var. Ona yenik düşüyor bu seferde. Yazar kadın karakteri çok zayıf ve aciz, aşka, bu iki erkeğede yenik düşürmüş bu duygu geçişini çok abartılı yersiz buldum. Ama vietnam savaşında yaşanılan zorlukları çok profesyonel anlatmış yazar. Okunabilir bir kitap kaleme almış diyebilirim bu yönden.
1000Kitap
Unutulmuş KadınlarKristin Hannah · Doğan Kitap · 2025339 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·392 syf.··
2026 8. kitabı
Ah Pauline fedakarlık yapmak uğruna hayatını mahvettin yer yer üzüldüm yer yer salaklığına kızdım. Azrailin dolaştığı o malikane büyük bir mutsuzluğa yuva oldu sadece.
Yaşama SevinciEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,804 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 149. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere Cesaret serisinin üçüncü kitabı olan Kuklacı ile geldim. Alev serim diyebilirim Ateş Dağlı olduğu için alev asla değil. Babası mafya olsada oğlu ajan olan Ateş Dağlı ile tanışmıştık zaten bir önceki kitapta. Yaşadığı büyük kayıplar sonrası intikam duygusuyla hayatına yön veren Ateş, mafyanın önemli isimlerinden Hakim Ayazoğlu’nun hayatta kalan tek varisi Duru Su’yu önce kötülerin elinden kurtarmış, ardından güvenini kazanmıştı. Fakat öyle bir halde bırakmak zorunda kalmıştı ki Duru Su, mutluluğu bulduğunu sandığı anda büyük bir acıyla sarsılmıştı. Aradan geçen üç yılda ihanetlerle yüzleşen Ateş önce kaçak, ardından tutsaklığa mahkum edildi. Ama yine bir şekilde yeniden özgürlüğüne kavuşurken aklında sadece Kızıl var. Duru Su ise yaşadığı hayal kırıklıklarını uzun süre atlatamaz. Babasının davranışları ve çevresinin bakışları onu içine kapanmaya iter. Tek teselliyi kendinde bulur ve duygularını gizlemek için güçlü, sert duvarlar örer. Artık herkesin gözünde dik başlı ve soğukkanlı bir kadına dönüşmüştür. Ateş Dağlı, geçmişteki yaptığı hataları nasıl düzelteceğini bilmiyordu. Çünkü insan öğrendiklerini uygulardı kimse ona öğretmemişti. Çok bocaladı öğrenmek istedi zor oldu ama oldu diyebilirim. Bir insan yabancı olduğu duygulara yaptığın yanlışlara öğrendikleriyle karşılık vermez mi? Hakim bey kızını resmen tepside sundu bittin mafya alemine. Ama Ateş buna izin vermez. Şimdi kuruldaki tüm kötülerin iplerini eline alma vakti gelmiştir. Aslında herkes onu Hain olarak görüyordu. Çünkü tüm sevkiyat patlıyordu ama içlerindeki ispiyoncu asla aklınıza gelmeyecek birisi. Ah şu köpek Gökmen nasıl sinir oldum sana nasıl ama. Neyse Ateş en büyük meselesi, açıklama yapmadan geride bıraktığı Duru Su’ya kendini anlatamıyor bir türlü onada ayrı üzülüyorum.
KuklacıMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 20257 okunma
Araf..
10/10
·118 syf.·
2026 115. kitabı
Seni düşünüyordum, Susana. Yeşil tepelerde. Rüzgârlı havalarda uçurtma uçururduk tepelerde, aşağılarda kalan köyün sesleri gelirdi kulaklarımıza, rüzgâr uçurtmanın ipini çekelerdi. “Koş, Susana.” Yumuşak ellerin ellerimi yakalardı. “Gevşek bırak ipi." Rüzgâr nasıl güldürürdü bizi; ip parmaklarımızdan kayarken birbirimize bakardık; bir kuşun kanatları çarpmış gibi usulca kopardı ip. Kâğıt-kuş yukarlardan taklalar atarak düşerdi, toprağın yeşili içinde eriyene kadar saçaklı kuyruğunu sürürdü ardından. Dudakların ıslaktı, çiy tanelerini öpmüştüm sanki. Seni düşünüyordum. Orada deniz-yeşili gözlerinle bana bakışını. Susanna, ne kadar uzaklardasın sen, bulutların üstünde, ta uzaklarda, tepelerde gizlenmişsin. O’nun büyüklüğünde, O’nun bağış dolu Kutsal Yüceliğinde saklısın, seni bulamam artık, göremem. Orada sözlerim erişemez kulaklarına." Damlaların düşüşünü gözlüyordum Susana, şimşeğin parıltısında her soluk bir iç çekişiydi, her düşüncem sen." --- Ne yazsam az kalacak, ne desem eksik... Ne dökülür ki kelimelere; yaşayanlar mı, ölenler mi, anılar mı, geç kalınmış bir intikam isteği mi yoksa aşk mı? Comala’da bu ayrım çoktan silinmiştir. Ne gerçeğin ayakları yere basar burada, ne de büyünün kanatları vardır; anlatılan her şey, sıcaktan kavrulmuş taşın ve toprağın kendi kendine mırıldanmasıdır belki de bir yerlere sinmiş, saklanmış yankılar vardır. Zaman, dağınık ilerler, ileri geri akmaz, evet. Ama belki de hiç akmaz. Her fısıltı, her çığlık ve her susuş, o hiç geçmeyen, her an yeniden doğup aynı yerde can veren sonsuz bir şimdinin içinde gizlidir. Ne geçmiş gömülebilmiştir ne de gelecek bir umuttur; her şey şu anda asılı kalmıştır. Adem’in dünyaya bırakılması gibi bırakılır Juan Preciado bu coğrafyaya. Kimse karşılamaz. Tekinsiz, kurak ve ölü bir
1000Kitap
Pedro ParamoJuan Rulfo · Can Yayınları · 19832,284 okunma
9/10
·128 syf.··
2026 60. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 01:41
Selamlarrr Athica' nın bu iyi hisset serisi adı altında çıkardığı eserlere bayılıyorum. Cidden seriye verilen ismin hakkını kitaplar çok güzel veriyor. Şimdi gelelim; Morisaki Kitabevi Günlerine.. Öncelikle kurgu o kadar soft ve tatlıydı ki bayılarak okudum. Ayrıca ana karakterimiz Takako yerine geçip birazcık Morisaki Kitabevi'nde kaybolmak istedim. Ah doğru siz Takako kim bilmiyordunuz! Tanışın o vakit.. Ana karakterimiz Takako, sevgilisinin ihanetini öğrendikten sonra daha fazla aynı iş ortamında kalamaz ve işten ayrılır. Tam işten ayrıldığı sıra yıllardır görmediği dayısından bir mesaj alır ve Morisaki Kitabevi' ne davet edilir. Hayatında daha önce hiç kitaplarla hasır neşir olmayan kızımız bir anda kitapların dünyasıyla tanışmaya başlar. (Okuma zevkine yeni alışan bir karakter okumak acayip heyecanlıydı. Sanki ilk kez kitap okumaya başladığım zamanlardaki hallerimi hissettirdi bana.) Kitabın içerisinde Uzakdoğu Edebiyatından pek çok yazar ve esere denk geliyoruz bilginiz olsun. Ben özellikle Takako ve Tomo arasında kitaplar sayesinde gelişen o dostluğu çok severek okudum. Keza yine dayı-yeğen arasındaki bağ inanılmaz samimiydi. Kitap kısacık olduğu için tadı damağımda kaldı desem yeridir. Kitabın her sayfası ayrı bir lezzetti bayılarak okudum. Ayrıca 2010 yılında beyazperdeye uyarlanmış boş bir vakit bulup izlemeyi çok istiyorum. Bu tarz kısa, sıcak, edebiyat içerikli kitaplar okumayı seviyorsanız şans verin isterim. İlgisini Çekenlere Şimdiden Keyifli Okumalar Dilerim.
Morisaki Kitabevi GünleriSatoshi Yagisawa · Athica Yayınları · 2026140 okunma