Amerikan iç savaşı ve onu izleyen Yeniden Yapılandırma Döneminde geçiyor roman. Güneyli bir çiftlik sahibi olan Gerald ve Ellen O’hara’nın kızı Scarlett O’hara’nın mücadelesini ele alıyor eser. Scarlett güzelliğinin farkında olan, şımarık, gösteriş seven ve bütün erkeklerin kalbini feth eden, gururlu, inatçı ve asla pes etmeyen bir kadındır. Bütün hikaye onun Ashley Wilkes’e aşık olması ya da kendini aşık zannetmesinin etrafında döner durur. Bir anda bütün ülkeyi saran savaş, savaş karşıdında Scarlett’in tutumu, inatçılığı, ayakta kalma mücadelesi, ailesine sahip çıkıp onlara bakmak için elinden geleni yapması, hırsı bitip tükenmeyen tutkuları. Hiç fark etmediği hayatına giren Rhett Butler, ona sığınması, gölge gibi ona sahip çıkması..
Melanie, bu hikayedeki en masum insan bu hayata gelebilecek en iyi en dürüst, kalbinin küçük bir köşesinde bile kötülük geçmeyen masum ve kıymetli bir insan. Hikaye de en çok etkilendiğim kişi.
Ah Scarlett, sana kızsam da bulunduğun konumda ayakta durman, duygudan ziyade mantığınla hareket etmen, savaşın ortasında ve yenilenmenin içinde hayata tutunman herkesin yapamadığı şeyler.. Ama bu kadar bencil oluşun sadece kendini düşünmen,çıkarların için bu kadar kolay insan harcaman aşırı sinir bozucu idi. Ve sonu, bu kadar şeyden sonra böyle bitmesi beni çok üzdü çünkü böyle bir son beklemiyordum yarım kaldı hissiyatı verdi. Scarlett’in her şeyi böyle son anda en sevdiği insanlardan birini kaybetmesi ile farkına varması..
Benim için uzun soluklu bir okuma oldu, çeviri de hatalarda vardı ama almak için araştırdığım da en iyi alacağım çeviri de bu idi doğrusu. Bu eserle de hangi kitap vesilesi ile tanıştım hatırlamıyorum ama okuduğum bir kitapta adı geçtiği için merak ederek aldığım bir eserdi. Kitapların beni farklı bir kitaba