Ayça göz
Ah o gözlerin,, Aşkın şemasına uçurdu , Kirpiği ok,kaşları hilalim, Nedir bu bakış,ufukta batan güneşte şeb’linim,, Bir bakış ki bahar, bir bakış ki ilkbahar olan nigah’ ın,, Ayça göz gibi parlıyor ,, O ki bir bakışında, kış olan,, İçinde efsun ile donarak kalan biriyim,, Saçlarını rüzgar okşamış ,hırçın, fırtına gibiyim,, Tutarım poyrazını,sam yelini,tutarsız esintilerini,, Rotamı gözlerine çevirir ,, Nüvesine yelken açarım, dalga kırar yelkenleri yakarım ,, Ne kadar sevsede kalbim,sanki sana muhtaç biriyim,, Cml Çnr
Şehla bakışlarından efsun kapmış yüreğim.. Nerelere gideyim? Zümrüdüanka kanatlarında saklı tılsım Aştı dönülmez dağları... Açtı onulmaz yaraları... Kaf dağı nerede bilmiyorum Ah ben neredeyim - MrAhmeTT
Şiir
Reklam
Beyhude kesme cerrah, göğsümde değil kalbim. Zümrede Anka çalmış vuslatı, var mı takvim? Kaf dağının ardına hangi yoldan gideyim? Devayı aklıma ver öldürür kalpsiz vehim. Nefsini içen ney Sahra'da olur mecnun, O en büyük düşmanım ah edip inler mahzun, Bin neyzen ney üflese sarsa alemi efsun, Aklımı cezbedemez ruhum sesinden yoksun. Kucağımda ruhumla döndün masum Meryem'sin Az sonra konuşurum guftu gudan berisin Kandan pınar fışkırmış Merve'den mi dönersin? Ruhumu nehre bırak Fıravunla beslensin. Şemsten çıkan kervanlar yolunu aramazsa Mihmanım olmasınlar menzilin bulamazsa. Elmas tarak kül olsun saçını taramazsa, Çin ipeği paçavra vücudun saramazsa. ~Hasan Eryılmaz Velhasıl sevda düştü mü gönle Kul dolanır biçare Kıl tevekkül, bul dermanı Çare derdi verende. ~Mehmet Yıldız
Edebiyat
Ah şuradan bir çıkıp gelsen Benimki de hayal işte Nereye geliyorsun Kime geliyorsun Neredeyim ben Biliyor musun Yıllar da geçse üzerinden Efsun gözlerinde Arnavut bakışlarındayım
Şiir
yazdığım ilk şiirlerden biri
Efsunlu bir gömlek giydi Aslı, Bembeyaz bir gecenin karanlığında Öyle bir Efsun ki yaktı yıktı keremi. Zindan eyledi zemheri. Ah etti, Ahı küle çevirdi Keremi. Aslı incecik belini büktü, Topladı tüm külleri sırma saçlarıyla. Bir sızma gök altında. Yüreği yandı, sonrada bedeni. İkisi de küle döndü, Küllerini bir sabah yeli arşa, Sevdalı gönüllere taşıdı. Ateş düştü gönüllere, Dumanı halka halka çıktı göğe. Kerem biçârece şafâk sökene dek bekledi. Her dolunayda tekrar tekrar dirilsin diye Aslısı. Tan ağır, Gönül zindan. Zemheri kara kış Küle döndü mevsim bir sevdanın ateşinde Hz.Eyyüp'ü yaktı yıktı yaraları, küçücük bir kurtçuk kalbini deşti. Ne ahlar etti ne de sevda türküsü yaktı. Yüreği tarümar oldu. Yine de ah etmedi. Yuvasını kaybetmiş bir serçe usulca havalandı, Yüreği yanık Kalbi sönük.
BÖYLE BUYURDU AŞK
Bir efsanesin sen, Göğsünde usul rüyalar. Sen hele o yağmur altında, Dayanılmazsın. Evet şimdi son sigarayı yakıyorum, Tek naneli dudaklarında, Aklımı başımdan alan nargile dururken... Bana efsun yapan bu, Uykumu paramparça eden. Diriyken ölmüşten hâllice, Senden bayağı bir uzakta. Bu ateşli özlemece, Doğranmış gibi bedenim, Aklıma usul usul karışmaca... Mahallemiz hazır, Bilinmeyen, bilmem kaç ferzah ötede. Ellerinde, kollarında yeniden doğmaktan, Ve şiir nefesinde olacaktan, Bu evvelî mucize. Ki Âdem'in kulağına çalınan, Vesselâm Havva'nın diline dolanan... Düşün senle bir cennette, O bildikleri cennetten farklı. Mehtabında uçsuz bucaksız zenginlikler, Beni dudağından akıp kalbine dolduran celse celse. Ah yaman bir patlama bu, Sonunda bahardan, bahçeden bir cumhuriyet, tekçe sen...
Reklam
Reklam