Üzülme, biz emekliyiz; seni hoş görürüz. Ben de kendimi hoşgörüyle karşılamak istiyorum albayım. Uğraştıkça daha derin bir bataklığa gömüldüğümü hissediyorum.
İnsanlardaki zavallılığı, önce çocuklar seziyor galiba. Delileri de önce onlar kovalar. Eğilip yerden taş alan yüzlerce deli birden gördü kafasında; yüz milyonlarca çocuk, on binlerce deliyi kovaladı
Çevreme toplanıp, 'Adama bak' dediler. (Artık çok genç bir insan olmadığımı belirten bu 'adam' sözü beni biraz üzüyor. Belki, kendimi genç hissetmek isteyenler için yeni başka bir kelime bulunabilir, ne dersiniz?)
"Herkes, mutlaka bu yoldan geçip gidecek. Hiç kimse ne önde ne arkada kalır. Toprağın altında herkese yetecek kadar yer vardı. Geç kaldım deyip budalalık etmek... Bunların hepsi boş şeyler... Bana gelince: Ben her zaman işimi yapmaya hazırım! Ey fâni dünya, kimisi bir an önce gitmek ister; bazıları da senden ayrılmak istemez. İşte bu zavallı karın! Bir türlü, bu dünyayı bırakıp gitmek istememişti; ama artık gidiyor. Evet! Gidiyor... Artık mutlusun değil mi kadıncağızım?'