Yüzü kadar kırmızı olan elinde, kınından çıkmış bir kılıç tutuyor, onu sağa sola sallıyor ve kömür karası gözlerini, kanlı akları gözükecek biçimde sağa sola döndürüyordu.
Nevitski, hemen çantasını açarak içinden pastalar ve kurabiyeler çıkarttı, arkadaşlarına ikram etti. Subaylar neşe içinde onun etrafına toplandı. Bazıları, yere diz çökmüş, kimi de Türkler gibi bağdaş kurarak ıslak otların üstüne oturmuştu.