Puan vermedi·272 syf.··
2019 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2019 00:00
Okuyan kadinlar kulubu ile birlikte Ocak ayından başlayarak her ay yazarın bir kitabını okuyor #kristinhannahkitapdidanı etkinliğinde buluşuyoruz. Bu ay seçimim #mucizeleryagarken kitabından yana oldu. Şubat için seçmiş ama yetiştirememiştim. #kristinhannah tarz olarak #debbiemacomber - #sarahjio ve #kimberleyfreeman gibi birbirine benzettim yazarlardan. Sadece Debbie Macomber geçmişle günümüz arasında git gel yapmaz ya da aşırı tesadüflere dayanmaz. Onun dışında kalemlerinin benzerliği, naifliği, akıcı oluşları, birbirine bağımlı ya da bağımsız konuların hep ahenk içinde uyumlu olmaları aynıdır. Dönem dönem hepsini okumaktan ayrı keyif alırım. Hannah'ın bu kitabı da akıcıydı, alıştığım çizginin dışında değildi tabi ama bazı yerleri zorlama olduğu hissini vermedi değil. Fazla mı tesadüf vardı, yoksa daha mı tahmin edilebilir boyuttaydı emin değilim. Kurgu da aile, çocuk ve ihanet kavramlarının olması daha duygusal olarak okunmasını sağlıyor. Sinirlenmiş ve bazı yerlerde gözlerim dolmuş bir şekilde okumuş olabilirim. Yaşadığınız ve sizin sandığınız hayat başkasına aitse, vazgeçersiniz o hayattan... Sizin olan sizden kayıp gitmeden bunu anlayamazsınız, bir yalanı yaşamak, yetersiz olduğunuzu düşünürken başkalarının hayatına dokunma hayali sizi yeniden hayata bağlar. Peki sizi bu hayalden de uyandırırlarsa... Keyifli okumalar diliyorum, kitapla kalın...
Mucizeler YağarkenKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20152,861 okunma
Etini ve kemiğini sözcüklerle besleyen bir yazar..
9/10
·160 syf.··
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:52
Betimlemelerin ahenkle dans ettiği muhteşem akıcılıkta bir kitaptı. Kitapta etini ve kemiğini sözcüklerle besleyen bir yazardan bahsediyor desem hiç de yanlış olmaz. Çünkü günlerce açlığı sefaleti yaşayan bir yazarın dilenciliği reddedip hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor.Günlerce bir makale yazıp üç kuruş kazanmak için sürekki didiniyor. Yazmak onun için karın doyurmak değil, var olduğunu kanıtlama çabası...Açlıktan kıvranırken bile beyninde kelimeler uçuşuyor yeni alfabeler üretmeye çalışıyor. Yazı, onun hem kurtarıcısı hem de malesef onu bu sefalete mahkûm eden sancılı hapsidir.Okudukça açlığa teslim olmayan bir ruhun, kendi yarattığı hapishanede attığı sessiz bir çığlığa sayfalarda mükemmel bir akıcılıkta şahit olabilirsiniz. Dilsiz bir kahkaha nasıl olurda, açlığın sessiz çığlığı da öyleydi. Gururu hep aç kalmaya sefaleti yaşamaya her sayfada daha da çok itti. Onun vareden sadece yazılarıydı fakat yetmedi. Yazılardam kazandığı üç beş kuruşla yetinemeyip yeleğini sattı yazmaya devam etti ancak asla dilenmedi. Açlık sadece bedenini değil ruh yapısını etkiledi sürekli halisyonlar görmeye başladı. Kitap gerçekten mükemmeldi ancak bir puanı kırdım sebebi de en sonunda gemiye sığınıp ateşci olarak çalışıyor ama buradan sonrası ne olduğu bilinmiyor. Kitabın betimlemeleri ayakta alkışlanır ve unutulmaz bir tad olarak kaldı bende. Kitaplarınızın ve huzurumuzun bol olması dileğiyle keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
Reklam
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 10:47
Şermin Yaşar kelimeleri ahenkle dans ettiriyor, Işıl Işıl kelimeler pırıl pırıl parlatıyor cümleleri. Okuduktan sonra hikayeler insanın yüzünde hüzünlü bir gülümseme bırakıyor. Her hikaye, gözde bir damla yaş, boğazda bir taş, yürekte ince bir sızı bırakıyor. Şermin yaşar hep yaz sen, her zaman yaz
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,2bin okunma
Bir telde ahenk içinde iki şair
Puan vermedi·128 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 05:12
"Ama kanatlanıp çekip gittiyse Bir gecede ya da bir günde Bir hayal uğruna, bir hiç uğruna; Büsbütün kayboldu denir mi buna? Gördüğümüz, göründüğümüz veya Her şey rüya içindeki bir rüya." E.A. Poe - Rüya İçinde Rüya "Gözlerden uzaklaşınca dünyâ Binbir geceden birinde gûyâ Başlar rü'yâ içinde rü'yâ" Yahya Kemal- Akşam Mûsıkîsi Poe kıyıdadır şiirinde, dalgaların vurduğu ve suların uğuldayıp durduğu; Yahya Kemal Kandilli'de, artık ne gelenin ne de beklenenin olmadığı yerde... İhtimal ki Yahya Kemal bu şiiri Mallarmé çevirsinden okumuştur, kesinlik ki muhakkak okumuştur. Öyle ki "Rüya İçinde Rüya"nın her dizesinde bir Yahya Kemal izleği bulmak mümkün görünüyor bana. Bin ikinci gecede ne olduğunu ne olunduğunu bilecek kadar, dalgalardan bir tanesini bile olsun kurtarmaya çalışacak kadar... *** "Kanatları daha durgun bir saat Ruhuma tüyünü yaydığı zaman- Bu sınırlı vakti lir'le, ezgiyle (Yasak olan şeylerle) geçirmeye Yanaşmaz yüreğim, bunu suç sayar! Teller uyum içinde titreşmedikçe." E.A. Poe - Romans Yine de hemen öncesinde gelen beş dizeyi eklemek lazım sanki: " O ölümsüz Akbaba yılları, bak, Gürültü ile şimşek çakıyor gibi Sarsıyorlar göğün tepelerini
Şiirler - Annabel LeeEdgar Allan Poe · Varlık Yayınları · 20121,470 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 23. kitabı
İnsanın var olduğu günden beri yakasını bırakmayan,en kadim dertlerinden biridir ölümsüzlük.Yazar,yarattığı Falin karakteriyle bu zamansız meseleye ezber bozan cevaplar arıyor. Sayfalar ilerledikçe,adına "ölüm" dediğimiz ve genellikle ürkütücü bir son olarak algılanan o mutlak gerçeğin,aslında ruh ile beden arasındaki zarif bir yol ayrımı olduğunu fark ediyoruz. Kitap,bu ayrılışın bir bitiş değil,yeni başlangıçların kapısı olduğunu fısıldayarak ölüm korkusunun yerine derin bir kabulleniş bırakıyor. Yazar,ölümsüzlüğü uzaklarda ararken gözden kaçırdığımız bir başka hakikati de yüzümüze çarpıyor: Bedenimiz. Dünyada varlığımızı somutlaştıran, bizi tanımlayan bu yapının aslında ne kadar büyük bir mucize olduğunu gözler önüne seriyor. Her bir hücresiyle, kendi içindeki muazzam ahenkle şarkılarını söyleyen bedenimiz,kitapta adeta eşsiz bir orkestra olarak tasvir ediliyor. Falin'in hikayesi,okuyucuyu sadece ölümün ötesini düşünmeye değil,şu an içinde yaşadığı etten ve kemikten sarayın kusursuz senfonisini dinlemeye de davet ediyor.
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,791 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 12:35
Üstad’ın bir kitabını daha okudum, çok şükür. Ancak bu eser, daha önce okuduklarımdan oldukça farklıydı. Kitap, Üstad’ın 1949-1951 yılları arasında Büyük Doğu dergisinde “Cemiyet” başlığı altında kaleme aldığı yazılardan oluşuyor. Ayrıca onun çeşitli şehirlerde gönüldaşlarına hitaben yaptığı kısa fakat tesirli konuşmaları da ihtiva ediyor. Bu eserde Üstad’ın nasıl bir dava şuuru taşıdığını, nasıl bir azim ve gayretle mücadele ettiğini ve her türlü zorluğa rağmen yolundan asla dönmediğini daha yakından görme imkânı buldum. Okurken kendimi bir “gönüldaş”gibi hissetmeden edemedim; sözlerini sanki doğrudan bana söylüyormuş gibi üzerime aldım. “Gönüldaş”kelimesinin manasını belki de ilk defa bu kadar derinden hissettim. Özellikle şu satırlar, anlatılmak isteneni tek başına özetlemeye yetiyor: “Belki onların kıvamlarını ve terazi âhenklerini denkleştirmek için lâzım olan son pirinç tanesi benim! Gideyim ve kendimi çuvallarının içine atayım!” Üstad’ın şu daveti ise gönüllere dokunuyor: “Gönüldaş! Gel! Kucağımız ve kalbimiz herkes için münhâl, bekliyoruz! … İsmin ve cisminle teşhis edemediğimize bakma; Müslümanlığınla teşhis ediyoruz. Gel; hem de koşa koşa gel!..” Velhasıl, okunmaya değer bir eser. Üstad’ı rahmetle yâd ediyor, bu satırları bize miras bıraktığı için şükran duyuyorum…
Büyük Doğu CemiyetiNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2009104 okunma
Reklam
Reklam