Ahmet Akyüz

Ahmet Akyüz
@ahmetmakyuz
İstanbul, Kırklareli
19 Ekim
5 okur puanı
Temmuz 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·240 syf.··
2017 2. kitabı
Mizah ve üslup yönünden kaliteli bir eser. Teknikte halk edebiyatımız temel alındığı için bilinçli olarak psikolojik tahlile, zaman ve mekan tasvirlerine yer verilmemiş. Köyden şehre göç eden bir ailenin başından geçen olaylar silsilesi. Genelde kitapta Dirmit'in ideolojik yönden ailesinden ayrılışı ve ideolojik olarak aydınlanması işlendiği söyleniyor. Ancak romanda ideolojik açıdan belli bir bilinçli sorgulama sonucu bir tercih yok. İdeolojik görüş anlatıcı yazarın mizahında gizli. Çatışma daha çok içe dönük bireysel yaşantının toplumsal yargıların baskısı altında yaşanamayışı üzerine kurulu gibi. Kitapta gerçekten beğendiğim tekniklerin sadece iki tanesine örnek vereyim. Biri, yazar okurda uyandırmak istediği kanaati kendi yorumuyla yapmıyor. Misal romanda Atiye'nin diğer aile bireylerine sonunu "iyi gelmezmiş" diye bitirdiği nasihat cümleleri var. Romanın sonunda Atiye öte dünyaya göçtüğünde "benim gibi içi yaralı bir kadını dövmek zebanilere iyi gelmezmiş" diyerek zebanilere de akıl vermeye girişiyor. Bizde de o sırada, söz gelimi öte dünyadan aldığı kaideleri öte dünyanın varlıklarına bildirdiğinde, bu verilen akılların menfaat kaynaklı birer hurafe olduğu kanaati uyanıyor. Diğeri de yazarın iç monolog kullanmamak için yaptığını düşündüğüm karakteri nesnelerle konuşturma tekniği. Çünkü Dirmit kuşkuş otu, tulumba, rüzgar ile konuşurken zaten sorduğu soruya mukabil olarak kendi kendine vereceği cevapları alıyor.
Edebiyat
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · İletişim Yayınevi · 201310,8bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·214 syf.··
2017 1. kitabı
Kitabın son sayfasındaki bir cümle kitabın yazılış amacını cerh ediyor: "Meğer, bir cadı kazanı gibi kaynayan kafamın biricik ihtiyacı böyle bir dize yaslanmaktan ibaretmiş."
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,5bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2015 1. kitabı
1. Olay örgüsünün bir günlükten parçalar okuma şeklinde başlatılması kitabın sürükleyiciliğine zeval getirmiş. Giriş bölümünün bu insicamı olmayan paragraflardan oluşması kitaptan soğumaya neden olabiliyor. Neyse ki ikinci, yani Samim ve Meral odaklı bölüm gayet akıcı ve hoştu. 2. Meral'in intiharında ölüme gösterilmesi icap eden tahassüsat -artık hayret, üzüntü, korku, telaş her neyse- yeteri kadar verilememiş. Özellikle sevdiğin birinin intihar haberini yeni almış birinin vukuat hakkında o kadar uzun izahat verebileceğini sanmıyorum. Hadi insan önünden kendisinin sildiği takdirdeki trajedinin sadeliği Samim'in soğukkanlılığına kılıf olabilir ama bir anne için bu soğukkanlılık olmaması lazımdı. 3. Kitapta birden fazla üslup var. Bu her karakterin kendi üslubu olmalılığı açısından güzel. Fakat Samim abimiz bir konuşuyor sanki makale yazıyor maşallah. Yine de kendisi zaten entellektüel bir karakter olduğu için, bu durum konuşma doğallığına zarar veriyor diyemeyiz. 4. Samim'in Simeranya hakkında malumat verirken çok defa "bu konu aslında daha derin, ayaküstü bu kadarını anlatabiliyorum" benzerinde pekiştirmeler yapması göze batıyor. 5. Merakı diri tutmak için bazı entrikalara bolca müracaat edilmiş gibi. Sevdiğin kişinin annesinin bir zaman metresin olması ve o kişinin aslında öz kızın olması vb. abartı tesadüfler. 6. Bir sıfatla kolay kolay tamlama olamayacak, çok yönlü bir roman. Samim'in Meral'in olduğu oteli öğrenirken polisiye romanı, Necile ve Renginaz sahnesinde korku romanı diyebiliriz. 7. Kitapta bazı ufak tefek yerlerin teşrihine muhtaç kalabiliyoruz. Özellikle romanın sonunda Samim'in Necile'nin ölüsüyle beklediği odaya elini yüzünü yıkadıktan sonra döndüğünde Renginaz'ın yaşlanmış haliyle karşılaşmasını anlayamadım. 8. Bunlarla beraber güzel bir kitap.
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,2bin okunma