Ahmet Necip

Köyün Esas Kamburları...
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2024 140. kitabı
Kemal Tahir Mesele; Parpar Ahmet ve ailesinin Narlıca köyüne ve köylülerine kambur olmasıdır. Yine pastoral temanın zirve yaptığı bir eser. Köylünün yaşamının bir anda nasıl değişebildiğini; zaman ve olayların toplum psikolojisi üzerindeki etkisi, Çalık Kerim'in küçüklüğü kurgusunda görülmeye başlanıyor. Fizikî şartların, düşmana karşı asla bir dezavantaj olmadığını tüm çıplaklığıyla yansıtıyor. Çalık Kerim, fizikî olarak kendine bir zararı olmayan, fakat köye; en çok da Kahya ve Uzun İmam'a kambur olan bir figür aslında. Çalık'tan nefret etmelerinin sebebi; kurdukları düzenin yeni - eski hiçbir nizamı tanımayarak bozulmayacağına olan inançlarını zedelemiş olmasıdır. Aslında kendi elleriyle, köylüye bir kambur yetiştirdiler. Günün sonunda, az da olsa zenginden alıp fakire verme konusunu da temas edilmiş. Tabi burada fakir, özellikle babası Parpar Ahmet'in ölümüne sebep olduğunu düşündüğü Uzun İmam'dan içten içe nefret eden Hafız Kerim'in ta kendisidir. İkinci kitap olması hasebiyle, müstehcen imgelemeler ilk kitaba göre seyrekleştirilmiş. Özellikle Çalık Kerim'in babası Parpar Ahmet'i sürgüne kendi eliyle götürdüğünü söyleyen Uzun İmam'ın ve ona önayak olan Kahya Kadir'in ne tarz bir düzen kurduklarına daha çok temas edilmeliydi. Bence 2 kişi köyü, köylüyü ve ağa geçinenleri avuçlarında oynatıyorlardı. Parpar Ahmet'i, sürgünden dönüp mütevazı bir hayat sürmesini kıskanarak, halden hale sokan ve kanına giren onların ta kendileriydi. Savaş döneminden kesitlerden de yararlanılan eser, olası seferberlik esnasında nelerin yaşandığı ve gelecekte de yaşanabileceğini gösteriyor aslında. Özellikle silah altına alınan ve çeşitli sebeplerle kaçan askerlerin; köylerde "kaçaklar" adıyla bir grup haline gelmesi, günümüzde "seferberlik olsun en önce ben giderim" diyenlerin aslında ilk
Köyün KamburuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018952 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yanlış bitiş
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2024 137. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2024 20:59
Sağırdere Körduman… bitmemeliydi böyle. Sonu belli olmayan kurgular, okurun muhakeme kabiliyetini artırabilir; ama nerede ve nasıl bittiği, zihni berraklık açısından önemli. Ah Kemal Tahir! Büyük usta! Onca olay yaşamasına rağmen, muhtarlık odasında, Vahit’in ölümü üzere sorgulanırken, cama bakmaya cesaret dahi edemediğinden göz ucuyla vaveyla koparan kadınları görürken mi bitmeliydi o sanat eseri! “Ulan Mustafa! Gene yaptın yapacağını…yaptın da bütün bir köydeki olanları ufacık muhtar odasında bitirttin büyük ustaya” dedirtti kitabın sonu! Üzülmek mi bu duruma? Evet! Elbette. Sonunda köyü tüm ekiniyle yakacağını düşündüğüm Mustafa, sorgu odasında noktaladı! Devam niteliği taşıyan üçüncü bir kitap daha olmalıydı; Mustafa’nın, topal İsmail’in mahpusluğunu dinlerken hayalini kurduğu mahpusluk olma süreci de olmalıydı. Olmalıydı ki Mustafa’nın Vahit’e göre pek az söylediği “öbür bacağı da kırılası” Topal’ın, fitne fücuru ve yalanı, ortaya çıksın! Bitirdim romanı! Ama aklım hala “ne olabilirdi ki başka?” sorusu ve o köyde ikamet eden biriymiş gibi verdiğim cevaplarda…Neyse artık! Allah rahmet eylesin! Sağırdere Körduman
Edebiyat
KördumanKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019530 okunma
İlk maaş
10/10
··
Beğendi
Daha bitirmedim kitabı. Fakat müşahede ettiğim bir inceliği paylaşmak istiyorum. Mahir İz bey öğretmenliğinden aldığı ilk maaş olan 400 kuruşla birlikte babasının yanına gelir, elini öper ve aylığı öylece babasının yanına bırakır. Babası teşekkür edip geri kendisine verir. Mahir bey de o paranın bir kısmıyla bir tepsi içinde Ankara balı alıp dağıtır. Ve memuriyeti müddetince hiçbir acı vaka tahakkuk etmemesini, dağıttı bu bal vesilesiyle olduğunu söyler. Allah rahmet eylesin.
Duygu ve Düşünce
Yılların İziMahir İz · Kitabevi Yayınları · 2013146 okunma
Sağırdere’nin Sakinleri…Pastoral roman aşkına
Puan vermedi·311 syf.··
2024 135. kitabı
Ah Sağırdere’nin sakinleri… Pastoral roman aşkına! Alıp götüren, sonra geri getirmeyip hayalleriyle orada bırakan bir roman. Kitap bitince, bir taziyenin son günüymüş gibi hissediyor insan. Sağırdere bitti belki ama, içimde ona erken veda etmenin hüznü devam ediyor. Kemal Tahir’i Esir Şehir üçlemesinden tanımıştım. Bu okuduğum kaçıncı kitabı oldu, bilmiyorum. Ve daha nicelerine diyorum… Kitabı bir çırpıda bitirdim diyebilirim. Çok kısa sürdü. Uzun soluklu bir kurguyu, bence 280 sayfa kadar kısa bir boyutta anlatmış. Köy hayatını tüm ayrıntılarıyla anlatan fakat tafsilat ve aşırı tasvirlerle okuru boğmayan pastoral bir eser. Köyden kente göçün, köydeki bazı ilişkilerin ve bazı yaşam dönemlerinin insanı sürüklediği bunalımı ve ikilemi alışılmışın dışında, tam da köy yaşantısını bu kadar aradığım ve hayalini kurduğum şekliyle ele almış. Kısacası çok sürükleyici ve elden düşürmeye imkan bulunamayan bir kitap. Kemal Tahir’i hayırla yad ediyorum.
Duygu ve Düşünce
SağırdereKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20061,017 okunma