Ahmet Öztekin

Ahmet Öztekin
@ahmetphd
_Devlet, milletin kendisidir. Milleti, idare edenler devlet değildir. Çünkü irade milletindir. Millet, asildir. Millet işlerini yönetenler, onun temsilcileri olabilir. Bu sistemin uygulanmasında göz onunde bulundurulacak en onemli nokta, milletin siyasi, sosyal, eğitim ve gelişme derecesidir. _Devlet, her parcası diğerinin gorevini hazırlayan veya tamamlayan ve bir kucuk civisindeki arıza yuzunden butun bunyede kotu etkiler gorulen bir makine gibidir. Devletin kuvvet ve başarısı, işbirliği duşuncesine dayalı, kurallı, metotlu, zamanlı ve programlı bir calışma sistemine bağlıdır. _Devlet örgütü arasında, hukumet orgutunun konumu yapıcı, koruyucu, duzenleyici ve yonetici olmaktır. Devletin genel gidişinde, geleceğe hazırlanışında, olaylara karşı koyuşunda ve guclukleri ortadan kaldırışında gostereceği yetenek, hukumetin kudretine ve calışmasına bağlıdır. _Yaradılış itibariyle her insan, içinde yaşadığı toplumda hayatın en tatlı taraflarının kendisine düşmesini ister ve en kuvvetli olan, zayıf olanları yok sayar. Bunun sonucu huzur içinde yaşamak olanaksızdır. _Devletsiz bir toplum veya zayıf bir devlet hayatının sonucu herkesin herkese karşı mücadelesidir. İnsanlar arasında kavga yerine birbirine yardım, karşılıklı saygı, düzen koyan, herkese haklarını ve görevlerini tanıtan hukuk kuralları ve bunların istikrar bulmuş bir şekilde uygulanmasıdır. Bu iş ancak devlet örgütü sayesinde mümkündür. Devlet herkesin hakkını ve görevlerini belirler. Hiç kimse belirlenen sınır dışında bir hak iddia edemez. Bunun gibi kendisi de fazla hiçbir görev ile sorumlu tutulamaz _Hak ve görevi, hukuk kuralları belirler ve bunu Devlet uygular. _Devletteki siyasi guc ve kudrete “irade veya egemenlik” denir. Yerine getirmesi icin birtakım araclara ihtiyac duyar. Bu aracların sahibi olan devlet
Hayat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan önce doğanın tutsağı idi, sonra buna gökten güç ve yetki alan birtakım adamlara tutsak olmak eklendi. İnsan toplulukları büyüdükçe ve devlet durumuna geldikçe, insanlar üzerindeki baskı da o kadar çoğaldı. Devletin başında bulunan adamın hakkı, sınırsız ve koşulsuz, kesin(mutlak) bir güç olarak kabul ediliyordu. Devletin biçimi imparatorluk ya da cumhuriyet olsun, bunun önemi azdı, bireyin kişisel bir hakkı yoktu. Eski zamanlarda, insanların ortaya koydukları uygarlıkların en yüksek dönemlerinde, durum böyle idi. Bireyin hakkı, hükümdarın çıkarına olarak, Tanrısal hak içindeydi.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Tarih
...İtaatin işlevi de şöyle belirginleştirilir: “ Her insanın inancı, gerçekliğine göre değil, yalnızca ürettiği itaate ve itaatsizliğe göre dine bağlılık ya da dinsizlik olarak değerlendirilmelidir.”
Sayfa 49
Spinoza:
''Kutsal Kitap'ın amacı insanları bilgin değil itaatkar yapmaktır.''
Sayfa 48 - İletişim Yayınları
Felsefe
"Suudi Arabistan'ın zenginleri için İslami model rant artı şeriatken; Pakistan, Sudan ve yakın bir gelecekte Cezayir gibi yoksullar içinse, işsizlik artı şeriattır..."
Sayfa 159 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu